Allah'ın rızası taatlerde gizlidir
Hiçbir ibadeti de hafife alma! Çünkü Allah'ın rızâsı ve hoşnutluğu ibadet ve taatlerde gizlidir, belki yüce Allah'ın rızâsı o hafife aldığın ibadette saklıdır! Bu taat, güzel bir çift söz, sadaka olarak verilen bir lokma ekmek veya güzel bir niyet dahi olabilir
06.06.2019 00:00:00





İmam Gazali Hazretleri, Mukaşefetü'l-Kulub adlı eserinde şefaat hakkında şöyle buyuruyor:
"Müminlerden bazılarının (hata ve günahları sebebiyle) cehenneme girmeleri kesinleştiği vakit, Allah Teâlâ onlar hakkında, peygamberlerin, sıddıkların hatta âlimlerin, sâlihlerin ve kendi katında kadir ve kıymeti olan herkesin şefaatini kabul eder. Bu kimseler aileleri, akrabaları, dostları ve tanıdıkları için şefaat yetkisine sahip olacaklardır.
O halde hiç olmazsa kendin için onların şefaatine nail olabilme arzusuyla gayret et. Bunu elde edebilmek için de hiçbir insanı hakir görüp aşağılama! Çünkü Allah (c.c) dostlarını kulları arasında gizlemiştir; dikkat et, belki senin aşağılayıp küçük gördüğün kimse Allah'ın bir velisi olabilir! Yine, hiçbir günahı küçük görüp küçümseme! Çünkü Allah, gazabını ve öfkesini günahlarda gizlemiştir ve senin hafife aldığın o günah azap görmene neden olabilir.
Hiçbir ibadeti de hafife alma! Çünkü Allah'ın rızâsı ve hoşnutluğu ibadet ve taatlerde gizlidir, belki yüce Allah'ın rızâsı o hafife aldığın ibadette saklıdır! Bu taat, güzel bir çift söz, sadaka olarak verilen bir lokma ekmek veya güzel bir niyet dahi olabilir.
Şefaatin hak olduğuna Kur'ân-ı Kerîm'den ve hadis-i şeriflerden birçok delil göstermek mümkündür. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Pek yakında Rabbin sana (şefaat yetkisini) verecek ve sen de bundan hoşnut olacaksın." (Duhâ 93/5).
Abdullah b. Amr (r.a) anlatıyor:
Resûlullah (s.a.v), İbrahim'in (a.s) Kur'ân-ı Kerîm'deki, "Rabbim! Onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin" (İbrahim, 14/36) ve İsa'nın,
"Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın)" sözlerinin geçtiği âyetleri okuduktan ellerini kaldırdı ve, "Ümmetim, ümmetim" diye ağladı. Bu sırada Allah (c.c) Cebrail'e, "Ey Cebrail! Muhammed'e (s.a.v) git ve onu ağlatan şeyin ne olduğunu sor" buyurdu. Allah Teâlâ her şeyi bilmesiyle beraber Cebrail (a.s) Hz. Peygamber'in (s.a.v) yanına vararak ağlamasının nedenini sordu. Peygamber Efendimiz de ona anlattı. Bunun üzerine Allah (c.c) Cebrail'e, "Muhammed'e (s.a.v) git ve ona de ki: Çok değil, yakın bir zaman sonra, seni ümmetin hususunda hoşnut edecek; üzmeyeceğiz" buyurdu. (Müslim, imân, 346; ibn Hibbân, es-Sahîh, nr. 7234, 7235; Begavî, Şerhu's-Sünne)."
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.