04-10-2012 tarihinde Erdoğan hükümeti meclise getirdiği Suriye'ye askeri müdahale tezkeresi MHP'nin de desteğiyle geçti. 10-05-2013. Yer New York. Eski Başbakan Erdoğan, Başkan Obama ile görüşmeden önce NBC televizyon kanalında, "ABD askerlerinin Suriye'ye gönderilmesini destekleyip desteklemeyecekleri yönündeki soruya; "En başından beri biz evet, derdik" yanıtını verdi.Esad rejimi tüm bu küresel tehditlere ve içerdeki terör örgütlerine rağmen halkının desteğiyle ayakta kaldı. Hatta terör örgütleri tek tek çözülmeye de başladı ki, IŞİD denen bir bela ortaya çıktı. Sahneye yeni çıkan daha doğrusu sürülen bu örgütün birkaç eyleminden sonra ABD, "bu örgütle mücadelenin yıllar alabileceğini" açıkladı. Nasıl ve niçin soruları sorulmadı.ABD bu örgüte karşı kara harekatı değil hava harekatı yapmakta ısrar ediyordu. Zaten güvenli hava sahası da oluşturmuşlardı. Kara harekâtını ise uluslar arası bir güç ile gerçekleştirmek niyetindeydi.Erdoğan ise hava harekatına karşıydı. IŞİD'e karşı ABD liderliğindeki uluslararası koalisyona da soğuk bakıyordu. Tam bu sıralarda gerçekleştirdiği ABD ziyaretinden "kara harekatı esastır" diyerek döndü.Erdoğan başkanlığındaki AKP hükümeti, "birkaç saatte Şam'a girip, namaz kılmayı" düşlüyorlardı. Ama süreç ABD'nin, "IŞİD ile mücadele yıllar alabilir" ekseninde gidiyordu. Tabi bu süreçte ülkemize "füze kalkanı ve petriotlar" yerleştirildi. Kısa bir kumanda kimde olacak tartışmasının ardından kumandayı da teslim etti Erdoğan. Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı seçildi. Yerine Davutoğlu geçti. Suriye süreci ise aynen devam ediyor, Erdoğan ve Davutoğlu, asıl hedefin Türkiye olduğunu okumamakta ısrar ediyorlardı. Öyle ki yeni başbakan Davutoğlu, milyonların vatanından olduğu, yüz binlerce insanın katledildiği ve adına "Arap Baharı" denen süreci savunuyor ve "biz, bu sürece kan pompalıyoruz" diyordu.AKP hükümeti sürece öylesine kendini kaptırmıştı ki, yıllarca ülkemize karşı savaşan terör örgütü militanlarına, askerimizi koruma yaparak ülke topraklarımızdan Suriye'ye geçmesine izin veriyordu. Sonrasında patlak veren MİT tırları, IŞİD militanlarının Türkiye'de eğitim ve tedavi gördüğü iddiaları ülkemizin itibarını uluslar arası arenada iyice zayıflatıyordu. Ve uygulamaya geçirilen "eğit-donat" projesi ile AKP hükümeti yarınlarımızı tehlikeye atıyordu. Esad'ın güçlenerek ayakta kalması, ABD'nin Esad varlığını kabul etmesi Erdoğan ve Davutoğlu hükümeti ile ABD'nin arasını açmaya başladı. Bu açıkça dile getirilmese de karşılıklı söz düellolarından okunuyordu. *ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jehn Psaki, "Bizim pozisyonumuz değişmedi. IŞİD'e odaklanmış durumdayız." Derken,Başbakan Ahmet Davutoğlu: "ABD'nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı hedef alması halinde Suriye'ye kara birlikleri gönderebiliriz." Diyordu.*Cumhurbaşkanı Erdoğan: "ABD Başkanı Obama PYD terör örgütüdür?" derken,ABD Dışişleri sözcüsü Psaki: "PKK terörist gruptur, PYD değil. Bu bizim devlet politikamızdır." Diyordu.*Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Peşmerge'ye koridor açılmasını ben istedim." Derken,ABD Dışişleri Bakanı Kerry: "Türkiye'nin bu adımı taleplerimizin bir sonucudur." Diyordu.*AKP hükümeti: "ABD'nin Suriye ve Irak koalisyonunda yer almayacağız." Derken,ABD Dışişleri Bakanı Kerry: "Türkiye koalisyonda ön safta yer alacak." Diyordu.*Obama'nın yardımcısı Biden, Harvard Üniversitesi'nde, "Türkiye'yi IŞİD'e destek vermekle" suçladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biden, bu tür ifadeler kullandıysa, Biden benim için tarih olmuştur. Bizden özür dilemesi lazım. Bakın bunu da açıkça söylüyorum. Öyle ufak tefek çevresinden dolaşarak yapılacak açıklamalar bizim kabulümüz değildir." diyordu. Sonrasında ülkemiz medyasında, ABD Başkan yardımcısı Joe Biden'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayarak özür dilediği açıklandı. Ama Amerikan CNN televizyonuna konuşan Biden, "Benim Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan özür dilediğim konuşuldu. Ben, ondan asla özür dilemedim. Kendisini iyi tanırım. Onunla ilgilendim" dedi. 22 Kasım 2014'te ülkemize gelen Biden, Erdoğan ile görüştü ve ortak paydalarda yola devam ettiklerini açıkladı.Şimdi soruyorum; İslam coğrafyası ve Müslümanlar kimin ihtiraslarına kurban ediliyor?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025