AKP'ye göre her şey çok iyi, her şey çok güzel ve bunların tamamını biz yaptık, havasında. Milli Eğitim de iyi denilenlerden biri. Cemaat ve AKP'nin, eğitim üzerindeki meydan muharebesi ise malum.
AKP, "bizim eğitime verdiğimiz önem ortada" diyerek, topu taca atmaya çalışırken, cemaat tam kadro halinde "kurumlarımızı yedirtmeyiz" söylemindeler?
AKP, 11 yılda Milli Eğitime beş bakan atadı. Bu akanlar, eğitimle, öğrenciyle, öğretmenle, okul ve okul ulaşımı sorunlarıyla değil kendi ideolojileri hakim kılmak için müfredatla oynadılar. Defalarca müfredat ve sınav sistemi değişikliğine gittiler. Milli Eğitim adeta AKP ideolojisinin yap-bozuna döndü. Değişen bir şey oldu mu? Hayır?
Kadro bekleyen öğretmen sayısı (geçmiş hükümetlere göre) üç, dört katına çıktı. Bu gerçeğe rağmen yurt dışından ithal öğretmeni, AKP gündeme getirdi. Hiçbir Milli Eğitim Bakanı, bir eğitimci nasıl olurda, polis memurundan daha az maaş alır, diye bir sorgulamaya gidip, bu eksikliği giderme çalışmadı.
Büyük şehirlerde öğrenciler, sabahın köründe ders başı yapıyor. Sınıflar yine elli, altmış kişilik. Okul ulaşımı tam bir çile. Öğrencilerin karıştığı suç oranlarında rekor artışlar yaşanıyor. Özel okullarda kapasite oranı % 50, % 60'larda. Tam kapasiteye vatandaşın gelir düzeyi yetmiyor.
Diğer illerimizde öğrenciler hala taşımalı sistemle eğitiliyor. Kimisi at, eşekle okula giderken, bir diğerleri de otostop yöntemini deniyor. Doğuda, birçok köy okulunda ısınma aracı tezek?
Hükümet, üniversite açmakla övünüyor. İlginçtir! Bu üniversitelerin açılışlarına bile gidemiyorlar. Özel üniversitelerde, özel okullar gibi yarım kapasite çalışıyor. Vatandaşta para yok? Ve dershaneler. Tam kapasite çalışıyor. Neden?
Yıllardır cevabı verilemeyen sorular var. Neden dershaneler var? Milli Eğitim çocuklarımıza gerekli eğitim ve öğretimi vermiyor mu ki bizler, dershanelere mecbur ve muhtaç oluyoruz? Kendi oyumuzla iş başına getirdiğimiz bu iktidarların görev ihmalini neden ve nasıl kabul ediyoruz?
Dershaneler bir ihtiyaç mıdır? Devlet okulları, dershanelerin verdiğini, neden vatandaşına veremiyor? Yine devlet okulları, özel okulların eğitim kalitesine neden ulaşamıyor? Ve özel üniversiteler tercih midir, rant kapısı mı? Dillerden düşmeyen fırsat eşitliği sadece parası çok olanlar arasında mı geçerlidir? Parası olmayan ama zekâsı olanlar ne
olacak?
Eğitimle ilgili bu ve daha birçok soru var. Bu soruların cevabı geçmişte verilemedi. 3 dönemlik AKP'de vermedi, veremez de. Çünkü geçmişte toplumun tamamına hitap etmese de azda olsa bir fırsat eşitliği vardı. AKP bu kavramı menfaat ve yandaş eşitliğine dönüştürdü.
Yandaşsan, sana her kapı ardına kadar açılır. Menfaat çatısı altında isen araya "şey" atılıncaya kadar dostsun. O "şey" girdi mi, dostluk biter, kavga başlar. Şuanda dershane adı altında bunu yaşıyoruz.
Kılıçlar çekilmiş, sallayan sallayana? Kapatırım, kapatamazsın, kapatma değil düzenleme vs? Hatta bu çatışmada ikinci bir Numan Kurtulmuş vakası bile yaşandı. Firavunlaşma, göndermesi yapılırken, Hitlerin akıbeti örnek gösterildi. Demek ki, araya bayağı büyük bir "şey" atılmış?
Bu kavgalara taraf olanlardan vatandaşın halini, eğitimin temel sorun ve eksikliklerini soran, anlatan, düzeltmek için plan ve proje ortaya koyan gördünüz mü? Yok. Demek ki olay sadece menfaat ve ideoloji hakimiyeti yörüngesinde. Vatandaş ise her zaman ki gibi
dublör?
AKP dershaneleri kapatabilir mi? Kapatamaz. Erdoğan en fazla, o da karizmayı kurtarmak için isim değişikliğine gider. Dershane olur feshane!..
BENCE BİR İHTİMAL DAHA VAR; AKP, sahnede sergilediği bu çatışmalarla cemaatçi ve diyalogunun siyasi ayağı olma profilinden kurtulup, yeni bir mücahit (!) profiliyle kendini göstermek istiyor. Gerçekte ise yönetmen ABD ve senaryoyu değiştirinceye kadar dostlukları (!) devam edecek.
AKP, "bizim eğitime verdiğimiz önem ortada" diyerek, topu taca atmaya çalışırken, cemaat tam kadro halinde "kurumlarımızı yedirtmeyiz" söylemindeler?
AKP, 11 yılda Milli Eğitime beş bakan atadı. Bu akanlar, eğitimle, öğrenciyle, öğretmenle, okul ve okul ulaşımı sorunlarıyla değil kendi ideolojileri hakim kılmak için müfredatla oynadılar. Defalarca müfredat ve sınav sistemi değişikliğine gittiler. Milli Eğitim adeta AKP ideolojisinin yap-bozuna döndü. Değişen bir şey oldu mu? Hayır?
Kadro bekleyen öğretmen sayısı (geçmiş hükümetlere göre) üç, dört katına çıktı. Bu gerçeğe rağmen yurt dışından ithal öğretmeni, AKP gündeme getirdi. Hiçbir Milli Eğitim Bakanı, bir eğitimci nasıl olurda, polis memurundan daha az maaş alır, diye bir sorgulamaya gidip, bu eksikliği giderme çalışmadı.
Büyük şehirlerde öğrenciler, sabahın köründe ders başı yapıyor. Sınıflar yine elli, altmış kişilik. Okul ulaşımı tam bir çile. Öğrencilerin karıştığı suç oranlarında rekor artışlar yaşanıyor. Özel okullarda kapasite oranı % 50, % 60'larda. Tam kapasiteye vatandaşın gelir düzeyi yetmiyor.
Diğer illerimizde öğrenciler hala taşımalı sistemle eğitiliyor. Kimisi at, eşekle okula giderken, bir diğerleri de otostop yöntemini deniyor. Doğuda, birçok köy okulunda ısınma aracı tezek?
Hükümet, üniversite açmakla övünüyor. İlginçtir! Bu üniversitelerin açılışlarına bile gidemiyorlar. Özel üniversitelerde, özel okullar gibi yarım kapasite çalışıyor. Vatandaşta para yok? Ve dershaneler. Tam kapasite çalışıyor. Neden?
Yıllardır cevabı verilemeyen sorular var. Neden dershaneler var? Milli Eğitim çocuklarımıza gerekli eğitim ve öğretimi vermiyor mu ki bizler, dershanelere mecbur ve muhtaç oluyoruz? Kendi oyumuzla iş başına getirdiğimiz bu iktidarların görev ihmalini neden ve nasıl kabul ediyoruz?
Dershaneler bir ihtiyaç mıdır? Devlet okulları, dershanelerin verdiğini, neden vatandaşına veremiyor? Yine devlet okulları, özel okulların eğitim kalitesine neden ulaşamıyor? Ve özel üniversiteler tercih midir, rant kapısı mı? Dillerden düşmeyen fırsat eşitliği sadece parası çok olanlar arasında mı geçerlidir? Parası olmayan ama zekâsı olanlar ne
olacak?
Eğitimle ilgili bu ve daha birçok soru var. Bu soruların cevabı geçmişte verilemedi. 3 dönemlik AKP'de vermedi, veremez de. Çünkü geçmişte toplumun tamamına hitap etmese de azda olsa bir fırsat eşitliği vardı. AKP bu kavramı menfaat ve yandaş eşitliğine dönüştürdü.
Yandaşsan, sana her kapı ardına kadar açılır. Menfaat çatısı altında isen araya "şey" atılıncaya kadar dostsun. O "şey" girdi mi, dostluk biter, kavga başlar. Şuanda dershane adı altında bunu yaşıyoruz.
Kılıçlar çekilmiş, sallayan sallayana? Kapatırım, kapatamazsın, kapatma değil düzenleme vs? Hatta bu çatışmada ikinci bir Numan Kurtulmuş vakası bile yaşandı. Firavunlaşma, göndermesi yapılırken, Hitlerin akıbeti örnek gösterildi. Demek ki, araya bayağı büyük bir "şey" atılmış?
Bu kavgalara taraf olanlardan vatandaşın halini, eğitimin temel sorun ve eksikliklerini soran, anlatan, düzeltmek için plan ve proje ortaya koyan gördünüz mü? Yok. Demek ki olay sadece menfaat ve ideoloji hakimiyeti yörüngesinde. Vatandaş ise her zaman ki gibi
dublör?
AKP dershaneleri kapatabilir mi? Kapatamaz. Erdoğan en fazla, o da karizmayı kurtarmak için isim değişikliğine gider. Dershane olur feshane!..
BENCE BİR İHTİMAL DAHA VAR; AKP, sahnede sergilediği bu çatışmalarla cemaatçi ve diyalogunun siyasi ayağı olma profilinden kurtulup, yeni bir mücahit (!) profiliyle kendini göstermek istiyor. Gerçekte ise yönetmen ABD ve senaryoyu değiştirinceye kadar dostlukları (!) devam edecek.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025