UNESCO'ya bağlı olarak 2005 yılında oluşturulan ve 31 ülkeyi kapsayan proje kapsamında, geçtiğimiz Çarşamba günü İstanbul'dan verilen uyarı mesajının ilgili ülkelere erişimi test edildi. Bir sonraki tatbikat Ekim ayında
ŞEVKET TEPETAŞ - İSTANBUL
Tarih 28 Aralık 1908. İtalya'nın güneyinde Sicilya'daki Messina kenti şiddetli bir depremin ardından 12 metre boyundaki dalgaların altında kalır, yaklaşık 90 bin kişi hayatını kaybeder. Milattan önce 1500 yılında da Ege'deki Santorini Adası'nda bulunan yanardağın patlamasıyla, 35 metre boyunda dalgalar oluştuğu söylenegelir. Tsunami sadece okyanuslarda değil, daha küçük denizlerde, yanı başımızda da meydana gelebilir. 2004 yılında Güney Doğu Asya'da yaşanan ve 300 bin kişinin ölümüne yol açan deprem ve tsunami felaketinin ardından harekete geçen BM, UNESCO bünyesinde Akdeniz-Atlantik alanında ilk tsunami uyarı sisteminin oluşturulması için düğmeye bastı. Geçtiğimiz Çarşamba günü düzenlenen tatbikatla, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 31 ülke arasındaki haberleşme kanallarının işlerliği test edildi.
Türkiye için uzak bir tehlike değilBoğaziçi Rasathanesi bünyesinde oluşturulan Bölgesel Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi'nden Öcal Necmioğlu, tsunaminin Türkiye için uzak bir tehlike olmadığına işaret ederek tarihten örnekler verdi: "Gerek Karadeniz'de, gerek Marmara Denizi'nde gerek Ege'de, Akdeniz'de, Doğu Akdeniz'de tarihsel tsunami örnekleri var. Bunlardan bazılarını örneklemem gerekirse, özellikle Girit'in batısında ve doğusunda tarihte olmuş büyük depremler ve yol açtığı tsunamiler var. Ve Doğu Akdeniz'de oldukça geniş alanlarda etki yapıyorlar. Öyle ki, İskenderiye'de çok büyük hasarlara yol açabiliyorlar. Karadeniz'de bazı ilginç örnekler var. 1939 Erzincan depremi karada olmasına rağmen, tektonik değil ama Fatsa yöresinde bir heyelana, bir toprak kaymasına sebebiyet veriyor ve o dönemdeki Sovyetler Birliği'nde, şimdiki Ukrayna kıyılarında deniz seviyesi değişimleri kaydediliyor."Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Öcal Necmioğlu, geçtiğimiz yıl daha küçük çaplı iki tatbikat gerçekleştirdiklerini, bu sefer kapsamın genişletildiğini belirtiyor. Proje çerçevesinde Portekiz, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Türkiye'de tsunami uyarı merkezleri oluşturulmuş. Bu tatbikatta sadece uyarı merkezleri değil, aktif olarak çalışan sivil savunma örgütleri ve afet acil durum yönetim mekanizmalarını da kapsayacak şekilde tüm bölge içindeki haber akışı test ediliyor. Sistemin erişim alanı, Atlantik'te Afrika'nın batı kıyıları önündeki Yeşil Burun Adaları'ndan (Cape Verde) İsveç'e; İsrail'den Estonya'ya kadar uzanıyor.
Tsunaminin gücüDenizlerde meydana gelen şiddetli depremlerin ardından oluşan tsunamiler yüzlerce, hatta bazen binlerce kilometre yol katedebiliyor. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Akdeniz'in İtalya, Yunanistan ve Türkiye'yi kapsayan orta ve doğu kesimlerinin bölgede tsunami tehlikesinin merkezinde olduğuna dikkat çekiyor. Geçtiğimiz 3 bin 500 yılda Akdeniz'deki tsunamilerin büyük bölümü, Fransa'nın Korsika adasının doğusunda, fay hatlarıyla örülü bölümde kaydedildi. Bilim insanları kıyıların yakınlarında meydana gelen 5.5 büyüklüğü üzerindeki deniz ve kara depremlerinin tsunami oluşturabileceğini belirtiyor. Büyüklüğü 7 ve üzerinde olan depremlerin ise tüm Akdeniz havzasında yıkıcı bir tsunami potansiyeli taşıdığından yola çıkılıyor.
ŞEVKET TEPETAŞ - İSTANBUL
Tarih 28 Aralık 1908. İtalya'nın güneyinde Sicilya'daki Messina kenti şiddetli bir depremin ardından 12 metre boyundaki dalgaların altında kalır, yaklaşık 90 bin kişi hayatını kaybeder. Milattan önce 1500 yılında da Ege'deki Santorini Adası'nda bulunan yanardağın patlamasıyla, 35 metre boyunda dalgalar oluştuğu söylenegelir. Tsunami sadece okyanuslarda değil, daha küçük denizlerde, yanı başımızda da meydana gelebilir. 2004 yılında Güney Doğu Asya'da yaşanan ve 300 bin kişinin ölümüne yol açan deprem ve tsunami felaketinin ardından harekete geçen BM, UNESCO bünyesinde Akdeniz-Atlantik alanında ilk tsunami uyarı sisteminin oluşturulması için düğmeye bastı. Geçtiğimiz Çarşamba günü düzenlenen tatbikatla, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 31 ülke arasındaki haberleşme kanallarının işlerliği test edildi.
Türkiye için uzak bir tehlike değilBoğaziçi Rasathanesi bünyesinde oluşturulan Bölgesel Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi'nden Öcal Necmioğlu, tsunaminin Türkiye için uzak bir tehlike olmadığına işaret ederek tarihten örnekler verdi: "Gerek Karadeniz'de, gerek Marmara Denizi'nde gerek Ege'de, Akdeniz'de, Doğu Akdeniz'de tarihsel tsunami örnekleri var. Bunlardan bazılarını örneklemem gerekirse, özellikle Girit'in batısında ve doğusunda tarihte olmuş büyük depremler ve yol açtığı tsunamiler var. Ve Doğu Akdeniz'de oldukça geniş alanlarda etki yapıyorlar. Öyle ki, İskenderiye'de çok büyük hasarlara yol açabiliyorlar. Karadeniz'de bazı ilginç örnekler var. 1939 Erzincan depremi karada olmasına rağmen, tektonik değil ama Fatsa yöresinde bir heyelana, bir toprak kaymasına sebebiyet veriyor ve o dönemdeki Sovyetler Birliği'nde, şimdiki Ukrayna kıyılarında deniz seviyesi değişimleri kaydediliyor."Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Öcal Necmioğlu, geçtiğimiz yıl daha küçük çaplı iki tatbikat gerçekleştirdiklerini, bu sefer kapsamın genişletildiğini belirtiyor. Proje çerçevesinde Portekiz, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Türkiye'de tsunami uyarı merkezleri oluşturulmuş. Bu tatbikatta sadece uyarı merkezleri değil, aktif olarak çalışan sivil savunma örgütleri ve afet acil durum yönetim mekanizmalarını da kapsayacak şekilde tüm bölge içindeki haber akışı test ediliyor. Sistemin erişim alanı, Atlantik'te Afrika'nın batı kıyıları önündeki Yeşil Burun Adaları'ndan (Cape Verde) İsveç'e; İsrail'den Estonya'ya kadar uzanıyor.
Tsunaminin gücüDenizlerde meydana gelen şiddetli depremlerin ardından oluşan tsunamiler yüzlerce, hatta bazen binlerce kilometre yol katedebiliyor. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Akdeniz'in İtalya, Yunanistan ve Türkiye'yi kapsayan orta ve doğu kesimlerinin bölgede tsunami tehlikesinin merkezinde olduğuna dikkat çekiyor. Geçtiğimiz 3 bin 500 yılda Akdeniz'deki tsunamilerin büyük bölümü, Fransa'nın Korsika adasının doğusunda, fay hatlarıyla örülü bölümde kaydedildi. Bilim insanları kıyıların yakınlarında meydana gelen 5.5 büyüklüğü üzerindeki deniz ve kara depremlerinin tsunami oluşturabileceğini belirtiyor. Büyüklüğü 7 ve üzerinde olan depremlerin ise tüm Akdeniz havzasında yıkıcı bir tsunami potansiyeli taşıdığından yola çıkılıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.