logo
17 ŞUBAT 2026


Ahbârü'd-Düvel ve Âsârü'l-Üvel, İbn-i Se­nan el-Karamanî (ö. h.1019)

08.02.2022 12:10:00
Ahbârü'd-Düvel ve Âsârü'l-Üvel, İbn-i Se­nan el-Karamanî (ö. h.1019)
Ahbârü'd-Düvel ve Âsârü'l-Üvel, İbn-i Se­nan el-Karamanî (ö. h.1019)
4.Kaynak: Ahbârü'd-Düvel ve Âsârü'l-Üvel, İbn-i Se­nan el-Karamanî (ö. h.1019).

Karamanlı Ahmed bin Yusuf (Miladi; 1533- 1611/ Hicri 939- 1019)

Ebu Abbas Ahmet bin Yusuf bin Ahmet bin Sinan Dimeşki, bilinen ismi ile Karamanlı Tarihçi.

Şam'da doğdu( M. 1533/ H. 939). Hayatının büyük bir bölümünü Şam'da geçirdi. Şam'ın alimlerinden ve Meşayıhlarından ilim tahsil etti. Şam'ın Kültürünü aldı. Yapıcı bir yazar oldu.

Babası Emevi camiinin müdürü idi. Sonra öldürüldü. Oğlu Karamanlıda, İki Harameyni Şerifeynin vakıf katibi oldu (Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere). Sonrasında bu vakıfların müdürü oldu.

Ebu Abbas Karamanlı, Miladi 1570 Hicri 978 yılında hac farizasını yerine getirmek için kutsal topraklara gitti.

Mekke Şerifi Eba Nümeyyi bin Bereket bin Gafa-de ile karşılaştı. İlişkilerinde çok nazik olan konuşmasını iyi bilen, kendisini ifade etmekte başarılı, Karamani çok kısa sürede, zamanının Emirleri, Hakimleri ve yöneticileri ile iyi ilişkilere sahip oldu. Şam'da Miladi 1611, Hicri 1019 yılında vefat etti.

İbni  Sinan El Karamani'nin yazmış olduğu Devletlerin haberleri  ilklerin eserleri, adlı kitap elli beş bölümden oluşmaktadır.

Kitap ilk olarak tarihi ve konularını tarif ederek başlar.

Yaratılmışların başlangıcından başlayarak, cinlerin şeytanların, yeryüzünde ve semada yaşayanlardan bahsederek, Nebilerden Resullerden, peygamberlerin sayıları ile devam eder.

Peygamber Efendimiz s.a.a. bahsettikten sonra dört halife devrinden, sonrasında İmam Ali (a.s.) ve on iki Ehlibeyt İmamından bahseder.

Sonrasında Emevi tarihine, Abbasi tarihine geçer. Sonrasısın da Fatımileri, Eyyubileri ve Memlukluları inceler. Ayrıca Kufe ve Yemen'e hüküm süren Beni Taba Taba devletinden, Mekke ve Medine'ye hükmeden Hüseyni devletinden, Yemen'deki bölgelerden, 5. ve 6. Miladi yüzyıllarda Arapları birleştirmeye çalışan Kinde kabilesinden bahseder.

Kitabında Kuzey Afrika'daki Müslüman Arap tarihinden ve Osmanlıdaki bazı sultanlarından bahsetti.

Kendinden önce yazılmış olan, Tarih kitaplarındaki bilgileri, kitap isimlerini zikrederek aktarması, göz önüne alındığında, 17. Yüzyıla ışık tutan bir eserdir.

Tarihsel dönemleri yazarken, konuları sade bir şekilde özetlemesi, kendisinden önce gelen tarihçileri düzeltmesi, mübalağalı tarih anlatımdan uzak durması, büyük bir doğruluk ve bilimsel araştırma ile sınıfın da yazılan eserler arasında, haklı bir ün sahibi oldu.

Dönemindeki yöneticilere ait birçok kitap ve mektubu eserinde yazdığından dolayı da kendi devrine ışık tutan ayrı bir özelliği vardır.

İbni  Sinan El Karamani'nin yazmış olduğu Devletlerin haberleri  ilklerin eserleri adlı kitabın dördüncü bölümü Hz. Ali (a.s.)'ın  Menagiblerinin ve faziletlerinin yazıldığı bölümdür.

Bu bölüm kitabın 102. Sayfasındadır. Hz. Ali (a.s.) Annesinin babasının isimleri mensubu olduğu aile soy zikredilerek doğumu, ilk Müslümanlardan oluşu Hicreti, Peygamber Efendimiz(s.a.a.) Kızları Fatımatü'z- Zehra ile izdivaçları ve doğan çocuklarından bahseder. Dinde Rabbani bir ilme sahip olmasından, savaşta en cesur kahraman olmasına, zahitliğinden, Ariflerin en iyi hatibi olmasına kadar birçok özelliği tek tek bu sayfada zikretmiştir.

Sonrasında Saad bin Ebi Vakkas'dan rivayet olunup İmam Müslim'in kitabında yazdığı;" Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah'ın lânetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım."  Ali İmran suresi 61. Ayet nazil olduğunda; Peygamber Efendimiz (s.a.a.) yanlarına Hz. Fatıma'yı, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i alarak Necran Hıristiyanları ile lağnetleşmeye gitmişlerdi " diye yazmıştır.

Tirmizi'nin İbn-i Seriha'dan rivayet ettiği üzere" Ben kimin velisi isem Ali'de O'nun velisidir" hadisini ve fazlalığıyla daha çok senetle "Allah'ım O'na dost olana dost ol, O'na düşman olana düşman ol" Tirmizi'de, Nisai'de, İbn-i Mace'de Habeşi bin cüna'deden rivayet olmuştur diye yazmıştır.

Peygamber Efendimiz (s.a.a.) İbn-i Ömer'den rivayet olunduğu üzere Tirmizi'de" Ali Bendendir, Ben de Ali'denim" hadisi şerifini, eserine almış.

105. Sayfada " Kim Ali'yi severse Beni sever, kim beni severse Allah'ı sevmiş olur. Kim Ali'ye buğzederse, bana buğzeder, kim bana buğzederse Allah'a buğzetmiş olur", hadisine yer vermiştir.

Başka bir hadisi şerifte de "Ali'ye söven bana söver, Kim bana söverse Allah'a sövmüş olur" hadisini nakletmiştir. 

İbn-i Saad Hz. Ali (a.s.) şöyle rivayet etmiştir."Allah'a yemin olsun, hiç bir ayet yoktur ki onun hangi hususta, nerede ve kim hakkında indiğini, gece mi gündüz mü, ovada mı, dağda mı nazil olduğunu bilmeyeyim' demişlerdir diye yazmışlardır.







Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Türkiye genelinde perşembe günü hava sıcaklıkları 8 ila 10 derece düşecek, hafta sonu sıcaklıklar yeniden artarak mevsim normallerinin üzerine çıkacak

17.02.2026 15:44:00
Anadolu Ajansı
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yurdun batısında Orta Akdeniz kaynaklı sistemin etkili olduğunu dile getiren Çelik, bu sistemin yarın ülke genelinde yağışa sebep olacağını belirtti.

Çelik, çoğunlukla sağanak şeklindeki yağışların, Toroslar'ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülebileceğini söyledi.

Ülke genelinde bu hafta başında etkili olan toz taşınımının yurdun doğu bölgelerinde devam ettiğini anlatan Çelik, "Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde toz taşınımı hala mevcut. Yarın ve perşembe günü de yine özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yine toz taşınımını göreceğiz. Yağışlar da bu bölgede çamur şeklinde gerçekleşebilir. Bir de hava kirliliğine olumsuz etkisi olacak. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekiyor." dedi.

Yarın 3 büyükşehirde de yağış bekleniyor

Yurdun güneyinde kuvvetli yağışların devam ettiğini hatırlatan Çelik, özellikle yarın güney bölgelerde görülecek yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Çelik, perşembe günü batı bölgelerinde havanın açacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Perşembe sadece doğu bölgelerimizde yağış var ama batı bölgelerimizde de sıcaklık düşüşlerini göreceğiz. Perşembe sabahına dikkat çekiyoruz, çünkü sıcaklıklar mevsim normalleri civarına kadar düşüyor. 2 gün içinde yaklaşık 8-10 derecelik sıcaklık düşüşü var. Ancak sıcaklıklar hafta sonu tekrar mevsim normallerinin üzerine çıkacak."

Ankara, İstanbul ve İzmir'de yarın yağış beklendiğini aktaran Çelik, perşembe günü 3 büyükşehirde de parçalı bulutlu havanın hakim olacağını söyledi.

Çelik, kuzeyden esen rüzgarların etkisiyle düşen sıcaklıkların hafta sonuna doğru Ankara'da 13, İstanbul'da 16 ve İzmir'de 17 dereceye kadar yükseleceğini kaydetti. 

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı

Manisa'da etkili olan sağanak yağışların ardından Gediz Nehri'nin taşmasıyla oluşan sel baskınlarında mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 besi hayvanı, Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun çalışması sonucu güvenli bölgelere tahliye edildi

16.02.2026 13:32:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:36:41
İHA
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Kent genelinde etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası Gediz Nehri'nin taşması, nehir kıyısındaki mahallelerde su baskınlarına yol açtı. İhbarların ardından harekete geçen Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, selden etkilenen bölgelere kısa sürede ulaştı. Evlerinde mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 büyükbaş ve küçükbaş hayvan, yürütülen koordineli çalışmalarla güvenli alanlara çıkarıldı.



Botlar ve iş makineleriyle tahliye

Taşkının ardından bölgeye sevk edilen İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, botlarla su basan alanlarda durum tespiti yaptı. Fen İşleri Dairesi'ne bağlı iş makinelerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda mahsur kalan aileler ve hayvanları tahliye edildi.



Hayvanlar güvenli alana alındı

Tahliye edilen hayvanlar, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Hayvan Pazarı'na yerleştirildi. Selden zarar gören üreticilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla belediye tarafından bölgeye 2 ton yem desteği sağlandı.



500 kum çuvalıyla önlem

Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ekipleri, su seviyesinin yükseldiği kritik noktalarda gece boyunca nöbet tuttu. Yaklaşık 500 kum çuvalı kullanılarak evlerin girişlerine set çekildi. Kırsal Hizmetler ve Fen İşleri birimlerine ait iş makineleri ise muhtemel yeni taşkınlara karşı hazır bekletiliyor.



Başkan Dutlulu: "Tüm ekiplerimiz sahada"

Sahadaki çalışmaları yakından takip eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Dutlulu, "Bir yandan ovamız bereketle doluyor ancak özellikle Gediz taşkın alanında vatandaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu taşkınlar, nehir havzalarındaki yapılaşmanın getirdiği sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun. Tüm ekiplerimiz sahada, vatandaşlarımızın hizmetinde" ifadelerini kullandı.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı

DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı

16.02.2026 11:57:00
İHA
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, operasyonu Afyonkarahisar merkezli olarak Ankara, Kırşehir ve Kayseri'de yapıldı.



Türkiye tarafından yurt dışında DEAŞ'a yapılan başarılı operasyonlarda örgüte ait ele geçirilen dokümanlarda da isimleri geçen şahısların eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesine yönelik Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından çalışma yapıldı.

Yapılan incelemelerde örgütün sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan şahıslar tespit edildi.

Ardından harekete geçen ekipler Afyonkarahisar merkezli 4 kentte belirlenen adreslere baskın yaptı. Baskında aranan 7 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan 7 kişiden 6'sı işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gerçekleştirilen operasyon anı ise polis kamerası tarafından anbean kayıt altına alındı.

İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasında gözaltı sayısı 11'e yükseldi

Bakırköy'de, site otoparkındaki 2 araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 11'e yükseldi

16.02.2026 01:00:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:58:42
AA
İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasında gözaltı sayısı 11'e yükseldi
İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasında gözaltı sayısı 11'e yükseldi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri 4 zanlıyı daha gözaltına aldı.

Böylece gözaltına alınan şüpheli sayısı 11'e yükselirken, zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.

7 zanlı yakalanmıştı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlatmıştı.

"Mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan Bilal Durmaz, Tahtakale'deki döviz bürosunu kapattığı için 30 milyon dolarını üç aydır, yaşadığı sitenin otoparkındaki 2 araçta muhafaza ettiğini söylemişti.

Otoparkın güvenlik kamerası görüntülerinde, otomobille gelen şüphelilerin park halindeki araçtan kendi araçlarına paketler taşıdıkları belirlenmişti.

Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerinden zanlıların geliş ve gidiş güzergahını inceleyen ekipler, hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri ve olayla bağlantısı oldukları değerlendirilen bazı şüphelileri tespit etmişti.

Polisin İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de yaptığı eş zamanlı operasyonlarda 7 zanlı yakalanmıştı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise 1 milyon 670 bin 500 dolar, 13 bin 200 lira, 860 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız tabanca ve 1 kuru sıkı tabanca ele geçirilmişti.

Polis, mağdura bu kadar parayı neden arabada tuttuğunu sordu

Öte yandan, polis merkezinde "mağdur" olarak ifade veren Bilal Durmaz'a, 30 milyon dolar gibi bir parayı neden güvenli sayılamayacak bir yerde muhafaza ettiği ve bankaya yatırmadığı sorulmuştu.

Durmaz, "Yaptığım iş gereği parayı bankaya yatırıp geri çekmek benim için zahmetli oluyor, ondan dolayı parayı araçta taşıyordum. Bu paralar bana 3 aydır hiç lazım olmadığından olduğu yerde duruyordu. Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır. Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır." diye cevap vermişti.

Mağdur Bilal Durmaz, iki avukatı eşliğinde verdiği ifadesinde ayrıca, Tahtakale Mahallesi Tahtakale Ticaret Merkezi'nde bulunan Mestur döviz bürosuna eski adresi olan Laleli'den yaklaşık 3 ay önce taşındığını söylemişti.

Mestur Döviz Altın Sınırlı Yetkili Müessese Anonim Şirketi ünvanıyla faaliyet gösterdiğini ve şirketin tek sahibi olduğunu belirten Durmaz, "Ben döviz bürosunun ne kadar ciro yaptığını net hatırlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aynı işi yapmaktayım. Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon ABD doları nakit parayı ikamete getirdim (dolarların tamamı 100 USD banknot şeklindeydi). Son 3 aydır parayı nakit olarak 34 EOS 86 plakalı Ford Ranger ve 34 BJK 747 plakalı Audi A 6 marka araçlarda bulundururum, paralar yarı yarıya şeklinde bulunuyordu." demişti.

Mağdurun babası "kara para aklama" iddiasıyla tutuklanmış

Öte yandan mağdur Bilal Durmaz'ın, "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Taç Döviz isimli firmanın sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu ortaya çıkmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Laleli'deki bu firma ve yetkililerine yönelik "terörizmin finansmanının önlenmesi", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 28. maddesine muhalefet" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında, MASAK ve BDDK raporları ile gizli tanık ifadeleri, hesap hareketleri, kamera kayıtları ve diğer delillere göre 60 şüphelinin başta Libya olmak üzere bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldığı tespit edilmişti.

Yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını pos cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanan şüphelilerin, 47 milyar liradan fazla işlem hacmi neticesinde alınan komisyonlardan toplam 1 milyar 300 milyon liradan fazla suç geliri elde ettikleri belirlenmiş, söz konusu paraların şirketlere aktarılması noktasında fatura düzenleme, yasal defterlere kayıt gibi yollarla ticari bir faaliyet kapsamında elde edildiği izlenimi verilmeye çalışıldığı ve suç gelirlerinin çeşitli yöntemlerle aklandığı belirlenmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen 60 şüphelinin yakalanmasına yönelik 14 Ekim 2025'te operasyon düzenlenmiş, 48 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 17 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden 33'ü tutuklanmış, 15'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

Savcılığın talebi doğrultusunda sulh ceza hakimliği, 255 taşınmaz, 60 araç, 24 şirket ortaklık payı ve şüphelilerin banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulması kararı da vermişti.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.