Dünden devam edelim; Birçok Avrupa ülkesi ve Çin, Rusya, İran ABD'nin, Türkiye'ye karşı yaptırımlarını kabul edilemez buluyor.
Avrupa ülkelerini baştan silelim. Çünkü emperyalizmin iki ayağı var; biri ABD diğeri Avrupa. Bunlar dost maskesiyle yaklaşır, ateşe benzin döker ve yanışınızı kahkahalarla izlerler.
Bu ekonomik savaşta kale alacağımız ülkeler Rusya, Çin ve İran'dır ve bu ülkelerin oluşturduğu BRICS topluluğudur.
Bu ülkelere baktığımızda dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturduklarını görürüz. Bir başka gerçek ise yine bu ülkelerin yüz yıllarca emperyalistlerce ya sömürüldüğünü, ya da düşman ilan edilip savaş yapıldığı gerçeğidir.
Kısaca bu ülkeler de emperyalistlerden çok çekti. Doğal kaynaklarını, madenlerini, insan güçlerini, ortaya çıkan emeklerini senelerce bu emperyalitler aldı götürdü.
Artık yeter, dur deme zamanı. İşte bu noktada Türkiye kilit rol oynayabilir.
Nasıl? BRICS ülkelerinden bahsettik. Sayın Erdoğan da bir açıklamasında BRICS topluluğuna vurgu yaparak Türkiye'nin ne Avrupa'ya ve ne de ABD'ye muhtaç olmadığını açıklamış ve BRICS-T olması konusunda çağrı yapmıştı.
Nedir BRICS?
5 üye ülkenin (Brasil, Russia, India, China, South Africa) baş harflerinden oluşan bir topluluk.
Nasıl bir topluluk?
Nüfus itibarıyla dünya nüfusunun yarısını, ekonomik olarak da dünya ekonomisinin yaklaşık beşte birini oluşturan, dünyadaki maden rezervinin % 60'ına sahip, dünyadaki tahıl ürünlerinin yüzde kırkının da üretildiği ülkeler topluluğu.
Böyle bir birliğe neden ihtiyaç duyuldu?
Hem milletimiz, hem de siyasilerimiz için asıl soru bu. Cevap da Türkiye'nin geleceğinin anahtarını gösteriyor.
Bu sorunun cevabını BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Başkan Vekili Prof. Dr. Vladimir Gorbanovski'nin açıklamalarından aktaracağım.
Sayın Gorbanovski ülkemizde yaptığı bir açıklamada aynen şöyle diyordu; "Bir şeylerin yanlış gittiğini biliyorduk, görüyorduk ama yanlışın karşısına neyi koyacaktık? Bu noktada dünya insanlığına sunacağımız sistemli bir düşüncemiz yoktu.
ABD'nin temsil ettiği emperyalist kapitalizm ile nasıl savaşacaktık? Doğrusunu söylemek gerekiyorsa dünya bunu tam manasıyla bilmiyordu. ABD gücünü kapitalizm, kapitalizm de gücünü parasından alıyor ve haksız kazanç elde ediyordu. Haksız kazancı ortadan kaldıracak, sömürü aracı olmayacak bir para tanımına tüm dünyanın ihtiyacı vardı."
Evet, Sayın Gorbanovski defalarca ülkemize gelmiş, Prof. Dr. Haydar Baş'ı ziyaret etmiş, 9 ve 10. Milli Ekonomi Modeli Kongrelerine katılmış bir isimdir. Bu açıklamasını da 10. MEM kongresinde yapmıştı.
Sayın Gorbanovski açıklamasının devamında ise şöyle diyordu;
"BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız, 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ile tanışmış olmamızdır.
İlk defa 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde Prof. Dr. Haydar Baş parayı, emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlıyordu. Ayrıca dünya ilk defa Haydar Baş'ın milli paralarla ticaret yapma fikriyle tanıştı. Bu çok önemliydi zira milli paralar devreye girdiğinde ABD'nin kâğıttan imparatorluğu yıkılacaktı."
Prof. Dr. Vladimir Gorbonovsk'nin 9. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresinde yaptığı açıklamada ise ABD'nin kâğıttan oluşturduğu imparatorluğa ve bunu yıkan Prof. Dr. Haydar Baş'a vurgu yapıyordu:
"Dünya insanlığına sunacağımız sistemli bir düşüncemiz yoktu. ABD'nin temsil ettiği emperyalist kapitalizm ile nasıl savaşacaktık? Doğrusunu söylemek gerekiyorsa dünya bunu tam manasıyla bilmiyordu.
ABD gücünü kapitalizmden, kapitalizm de gücünü parasından alıyor ve haksız kazanç elde ediyordu. Haksız kazancı ortadan kaldıracak, sömürü aracı olmayacak bir para tanımına tüm dünyanın ihtiyacı vardı.
BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ve banisi Prof. Dr. Haydar Baş ile tanışmamız olmamızdır."
Artık tanışma vakti?
Avrupa ülkelerini baştan silelim. Çünkü emperyalizmin iki ayağı var; biri ABD diğeri Avrupa. Bunlar dost maskesiyle yaklaşır, ateşe benzin döker ve yanışınızı kahkahalarla izlerler.
Bu ekonomik savaşta kale alacağımız ülkeler Rusya, Çin ve İran'dır ve bu ülkelerin oluşturduğu BRICS topluluğudur.
Bu ülkelere baktığımızda dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturduklarını görürüz. Bir başka gerçek ise yine bu ülkelerin yüz yıllarca emperyalistlerce ya sömürüldüğünü, ya da düşman ilan edilip savaş yapıldığı gerçeğidir.
Kısaca bu ülkeler de emperyalistlerden çok çekti. Doğal kaynaklarını, madenlerini, insan güçlerini, ortaya çıkan emeklerini senelerce bu emperyalitler aldı götürdü.
Artık yeter, dur deme zamanı. İşte bu noktada Türkiye kilit rol oynayabilir.
Nasıl? BRICS ülkelerinden bahsettik. Sayın Erdoğan da bir açıklamasında BRICS topluluğuna vurgu yaparak Türkiye'nin ne Avrupa'ya ve ne de ABD'ye muhtaç olmadığını açıklamış ve BRICS-T olması konusunda çağrı yapmıştı.
Nedir BRICS?
5 üye ülkenin (Brasil, Russia, India, China, South Africa) baş harflerinden oluşan bir topluluk.
Nasıl bir topluluk?
Nüfus itibarıyla dünya nüfusunun yarısını, ekonomik olarak da dünya ekonomisinin yaklaşık beşte birini oluşturan, dünyadaki maden rezervinin % 60'ına sahip, dünyadaki tahıl ürünlerinin yüzde kırkının da üretildiği ülkeler topluluğu.
Böyle bir birliğe neden ihtiyaç duyuldu?
Hem milletimiz, hem de siyasilerimiz için asıl soru bu. Cevap da Türkiye'nin geleceğinin anahtarını gösteriyor.
Bu sorunun cevabını BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Başkan Vekili Prof. Dr. Vladimir Gorbanovski'nin açıklamalarından aktaracağım.
Sayın Gorbanovski ülkemizde yaptığı bir açıklamada aynen şöyle diyordu; "Bir şeylerin yanlış gittiğini biliyorduk, görüyorduk ama yanlışın karşısına neyi koyacaktık? Bu noktada dünya insanlığına sunacağımız sistemli bir düşüncemiz yoktu.
ABD'nin temsil ettiği emperyalist kapitalizm ile nasıl savaşacaktık? Doğrusunu söylemek gerekiyorsa dünya bunu tam manasıyla bilmiyordu. ABD gücünü kapitalizm, kapitalizm de gücünü parasından alıyor ve haksız kazanç elde ediyordu. Haksız kazancı ortadan kaldıracak, sömürü aracı olmayacak bir para tanımına tüm dünyanın ihtiyacı vardı."
Evet, Sayın Gorbanovski defalarca ülkemize gelmiş, Prof. Dr. Haydar Baş'ı ziyaret etmiş, 9 ve 10. Milli Ekonomi Modeli Kongrelerine katılmış bir isimdir. Bu açıklamasını da 10. MEM kongresinde yapmıştı.
Sayın Gorbanovski açıklamasının devamında ise şöyle diyordu;
"BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız, 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ile tanışmış olmamızdır.
İlk defa 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde Prof. Dr. Haydar Baş parayı, emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlıyordu. Ayrıca dünya ilk defa Haydar Baş'ın milli paralarla ticaret yapma fikriyle tanıştı. Bu çok önemliydi zira milli paralar devreye girdiğinde ABD'nin kâğıttan imparatorluğu yıkılacaktı."
Prof. Dr. Vladimir Gorbonovsk'nin 9. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresinde yaptığı açıklamada ise ABD'nin kâğıttan oluşturduğu imparatorluğa ve bunu yıkan Prof. Dr. Haydar Baş'a vurgu yapıyordu:
"Dünya insanlığına sunacağımız sistemli bir düşüncemiz yoktu. ABD'nin temsil ettiği emperyalist kapitalizm ile nasıl savaşacaktık? Doğrusunu söylemek gerekiyorsa dünya bunu tam manasıyla bilmiyordu.
ABD gücünü kapitalizmden, kapitalizm de gücünü parasından alıyor ve haksız kazanç elde ediyordu. Haksız kazancı ortadan kaldıracak, sömürü aracı olmayacak bir para tanımına tüm dünyanın ihtiyacı vardı.
BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ve banisi Prof. Dr. Haydar Baş ile tanışmamız olmamızdır."
Artık tanışma vakti?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025