Zeytin Dalı Harekâtı, 18'inci gününü tamamladı ve TSK'nın açıklamasına göre 970 terörist etkisiz hale getirildi.
Operasyon devam ederken Suriye'de yaşanan 3 hadise oldukça dikkat çekti.
Birincisi, Türk tankının Afrin bölgesinde YPG'li teröristlerce füzeyle vurulması, 6 askerimiz şehit oldu; ikincisi, Rus Su-25 uçağının Amerikan yapımı MANPAD roketi ile düşürülmesi,
1 Rus pilot öldü; üçüncüsü ise, İdlib'de 6 numaralı gözlem noktasının tesisi sırasında terör örgütlerince yapılan roket ve havan toplu saldırı, 1 askerimiz şehit oldu.
Şimdi bu 3 hadiseyi irdeleyelim ve ardından perde arkasında ne tür hesaplar var değerlendirmeye çalışalım.
3 Şubatta Afrin yakınlarında vurulan tankımız, YPG'li teröristler tarafından Rus yapımı Konkurs antitank füzesiyle vuruldu. Askeri uzmanlar, bu füzenin ABD tarafından YPG'ye verilen silahlardan olduğunu belirttiler. Malum, ABD YPG/PKK terör örgütünün bulunduğu bölgeye DEAŞ'la mücadele bahanesiyle 5 bin tır ve 2 bin kargo uçağı ağır silah ve mühimmat göndermişti. ABD'nin, Konkurs gibi Rus yapımı antitank füzelerini Polonya, Çekya ve Slovakya'dan alarak Suriye'ye getirdiği belirtiliyor. Soru şu: Neden Rus füzesi?
Çünkü ABD, bölgede bir kafa karışıklığı oluşturarak hem terör örgütüne verdiği vekaletle işlediği cinayetleri örtbas etme niyetinde, hem de bu saldırıda olduğu gibi Rusya'yı zan altında bırakarak Astana süreci, Soçi zirvesi gibi barış süreçlerini baltalamak, Türkiye ile Rusya'yı kapıştırmak hedefinde? Bunu başarırsa, yani Türkiye ile Rusya'yı, Türkiye ile Suriye'yi bir kıvılcımla, bir provokasyonla çatıştırabilirse bu kaos ve karmaşa içinde Suriye'deki kendi askeri varlığını pekiştirmiş ve garantilemiş olacak.
Tankı vuran füzenin ABD'liler tarafından verildiğinin en büyük ıspatı, TSK ve ÖSO'nun Afrin kırsalında yakaladığı, silah nakli yapan bazı araçlar? Örneğin Kamışlı'da çekilen bir video, çok sayıda Amerikan zırhlı aracının YPG'lilere gönderildiğini ortaya koydu.
Yine Suriye'nin batı Halep kırsalında da muhalifler, Suriye-Türkiye sınırında PYD/PKK işgalindeki Afrin'e gönderilmek istenen ağır silah yüklü bir aracı yakaladı. Muhaliflerin paylaştığı görüntülerde, Rus yapımı anti tank füzeleri, RPG-7 roket atar, piyade tüfekleri, NATO üyeleri ülkelerin ortak imalatı 7.62 mm silah mühimmatı, otomatik silah şeritleri, otomatik silahlar, çok miktarda şarjör, NATO üyesi ülkelerin envanterindeki uçaksavar silahları ve bu silahlara ait yüklü miktarda mühimmat yer alıyor.
Müttefikimiz ABD ve NATO'dan, Türkiye'ye, teröristler eliyle hediye paketleri!
Rus savaş uçağının düşürülmesini ve Türk askerine İdlib'de yapılan saldırıyı da bu ABD provokasyonları kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.
Malum, Rus Su-25 savaş uçağı ABD yapımı MANPAD roketi ile Suriye'nin İdlib vilayetinin Serakib kasabası üzerinde düşürüldü. MANPAD, taşınabilir hava savunma sistemi? Burada da dikkat çeken Rus uçağının Türkiye'nin kontrolündeki çatışmasızlık bölgesinde düşürülmüş olması. İşte bir provokasyon daha?
Saldırıyı Türkiye'nin de terör örgütü kabul ettiği Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) örgütü üslendi. Bu olaydan da anlaşılıyor ki, ABD'nin tırlar dolusu gönderdiği ağır silahlar, roketler sadece YPG'ye verilmiyor, IŞİDvari terör örgütlerine de veriliyor.
ABD'nin görünen ve ilan ettiği partneri terör örgütü YPG ama ilan etmediği partnerları da var; HTŞ, El Nusra, Fetih el Şam gibi? Silahların seri numaraları siliniyor ve farklı farklı ülkelerin silahları veriliyor. Uzmanlar 19 ülkenin silahlarının verildiğini belirtiyor.
Herkes çok iyi biliyor ki terör örgütlerine bu silahları ABD veriyor ama kimse ABD'ye net bir tavır ortaya koymuyor, hesap soramıyor.
Rus uçağı düşürülür düşürülmez, Pentagon Sözcüsü Eric Pahon, Suriye'deki partner güçlere 'karadan havaya' tipi silahları sağlamadıklarını açıkladı.
Halbuki, bu apar topar açıklamaya kadar hiç kimse bunu ABD yaptırdı dememişti. Yarası olan gocunduğu için önce ABD atlıyor, "Ben vermedim" diye?
Russia Today (RT) televizyonuna konuşan Rus uzman Aleksey Leonkov, "Füzeler öncelikle Kürt grupların eline geçmiş, oradan da Fetih el Şam (eski adı El Nusra Cephesi) militanlarına gitmiş olabilir" yorumunu yaptı. Leonkov, ABD'nin Rus uçağını düşüren MANPAD'larla ilişkisi olmadığını hemen açıklamasının şüphe uyandırdığını savundu.
İdlib'de Türk gözlem noktasına yapılan saldırı da çok ilginç? TSK bu saldırının terör örgütleri tarafından roket ve havan topu ile yapıldığını açıkladı. İdlib'de muhalif denilen HTŞ, el Nusra gibi örgütler Türkiye'ye mi saldırdılar? Eğer böyleyse, gerçek muhaliflerle terör örgütlerini ayırmak bunları ayıklamak daha da elzem durumda?
ABD'nin terör örgütleri üzerinden bu tür saldırıları ve provokasyonları devam ediyor ve edecek. Bütün bu gelişmeler bir kez daha gösteriyor ki, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar öncesinde ifade ettiği gibi, bölgesel problemlerimizi bölge ülkeleriyle işbirliği içinde çözmeliyiz.
Yani Türkiye ve Suriye, Mart 2011 öncesi dost ilişkilerine dönmek, siyasilerimiz nezdinde "zalim Esed" yine "dost Esad" olmak zorunda, o zaman göreceğiz ki, bölgemizde ne terör kalır ne de terörü sopa ve işgal bahanesi olarak kullanan ABD?
Operasyon devam ederken Suriye'de yaşanan 3 hadise oldukça dikkat çekti.
Birincisi, Türk tankının Afrin bölgesinde YPG'li teröristlerce füzeyle vurulması, 6 askerimiz şehit oldu; ikincisi, Rus Su-25 uçağının Amerikan yapımı MANPAD roketi ile düşürülmesi,
1 Rus pilot öldü; üçüncüsü ise, İdlib'de 6 numaralı gözlem noktasının tesisi sırasında terör örgütlerince yapılan roket ve havan toplu saldırı, 1 askerimiz şehit oldu.
Şimdi bu 3 hadiseyi irdeleyelim ve ardından perde arkasında ne tür hesaplar var değerlendirmeye çalışalım.
3 Şubatta Afrin yakınlarında vurulan tankımız, YPG'li teröristler tarafından Rus yapımı Konkurs antitank füzesiyle vuruldu. Askeri uzmanlar, bu füzenin ABD tarafından YPG'ye verilen silahlardan olduğunu belirttiler. Malum, ABD YPG/PKK terör örgütünün bulunduğu bölgeye DEAŞ'la mücadele bahanesiyle 5 bin tır ve 2 bin kargo uçağı ağır silah ve mühimmat göndermişti. ABD'nin, Konkurs gibi Rus yapımı antitank füzelerini Polonya, Çekya ve Slovakya'dan alarak Suriye'ye getirdiği belirtiliyor. Soru şu: Neden Rus füzesi?
Çünkü ABD, bölgede bir kafa karışıklığı oluşturarak hem terör örgütüne verdiği vekaletle işlediği cinayetleri örtbas etme niyetinde, hem de bu saldırıda olduğu gibi Rusya'yı zan altında bırakarak Astana süreci, Soçi zirvesi gibi barış süreçlerini baltalamak, Türkiye ile Rusya'yı kapıştırmak hedefinde? Bunu başarırsa, yani Türkiye ile Rusya'yı, Türkiye ile Suriye'yi bir kıvılcımla, bir provokasyonla çatıştırabilirse bu kaos ve karmaşa içinde Suriye'deki kendi askeri varlığını pekiştirmiş ve garantilemiş olacak.
Tankı vuran füzenin ABD'liler tarafından verildiğinin en büyük ıspatı, TSK ve ÖSO'nun Afrin kırsalında yakaladığı, silah nakli yapan bazı araçlar? Örneğin Kamışlı'da çekilen bir video, çok sayıda Amerikan zırhlı aracının YPG'lilere gönderildiğini ortaya koydu.
Yine Suriye'nin batı Halep kırsalında da muhalifler, Suriye-Türkiye sınırında PYD/PKK işgalindeki Afrin'e gönderilmek istenen ağır silah yüklü bir aracı yakaladı. Muhaliflerin paylaştığı görüntülerde, Rus yapımı anti tank füzeleri, RPG-7 roket atar, piyade tüfekleri, NATO üyeleri ülkelerin ortak imalatı 7.62 mm silah mühimmatı, otomatik silah şeritleri, otomatik silahlar, çok miktarda şarjör, NATO üyesi ülkelerin envanterindeki uçaksavar silahları ve bu silahlara ait yüklü miktarda mühimmat yer alıyor.
Müttefikimiz ABD ve NATO'dan, Türkiye'ye, teröristler eliyle hediye paketleri!
Rus savaş uçağının düşürülmesini ve Türk askerine İdlib'de yapılan saldırıyı da bu ABD provokasyonları kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.
Malum, Rus Su-25 savaş uçağı ABD yapımı MANPAD roketi ile Suriye'nin İdlib vilayetinin Serakib kasabası üzerinde düşürüldü. MANPAD, taşınabilir hava savunma sistemi? Burada da dikkat çeken Rus uçağının Türkiye'nin kontrolündeki çatışmasızlık bölgesinde düşürülmüş olması. İşte bir provokasyon daha?
Saldırıyı Türkiye'nin de terör örgütü kabul ettiği Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) örgütü üslendi. Bu olaydan da anlaşılıyor ki, ABD'nin tırlar dolusu gönderdiği ağır silahlar, roketler sadece YPG'ye verilmiyor, IŞİDvari terör örgütlerine de veriliyor.
ABD'nin görünen ve ilan ettiği partneri terör örgütü YPG ama ilan etmediği partnerları da var; HTŞ, El Nusra, Fetih el Şam gibi? Silahların seri numaraları siliniyor ve farklı farklı ülkelerin silahları veriliyor. Uzmanlar 19 ülkenin silahlarının verildiğini belirtiyor.
Herkes çok iyi biliyor ki terör örgütlerine bu silahları ABD veriyor ama kimse ABD'ye net bir tavır ortaya koymuyor, hesap soramıyor.
Rus uçağı düşürülür düşürülmez, Pentagon Sözcüsü Eric Pahon, Suriye'deki partner güçlere 'karadan havaya' tipi silahları sağlamadıklarını açıkladı.
Halbuki, bu apar topar açıklamaya kadar hiç kimse bunu ABD yaptırdı dememişti. Yarası olan gocunduğu için önce ABD atlıyor, "Ben vermedim" diye?
Russia Today (RT) televizyonuna konuşan Rus uzman Aleksey Leonkov, "Füzeler öncelikle Kürt grupların eline geçmiş, oradan da Fetih el Şam (eski adı El Nusra Cephesi) militanlarına gitmiş olabilir" yorumunu yaptı. Leonkov, ABD'nin Rus uçağını düşüren MANPAD'larla ilişkisi olmadığını hemen açıklamasının şüphe uyandırdığını savundu.
İdlib'de Türk gözlem noktasına yapılan saldırı da çok ilginç? TSK bu saldırının terör örgütleri tarafından roket ve havan topu ile yapıldığını açıkladı. İdlib'de muhalif denilen HTŞ, el Nusra gibi örgütler Türkiye'ye mi saldırdılar? Eğer böyleyse, gerçek muhaliflerle terör örgütlerini ayırmak bunları ayıklamak daha da elzem durumda?
ABD'nin terör örgütleri üzerinden bu tür saldırıları ve provokasyonları devam ediyor ve edecek. Bütün bu gelişmeler bir kez daha gösteriyor ki, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar öncesinde ifade ettiği gibi, bölgesel problemlerimizi bölge ülkeleriyle işbirliği içinde çözmeliyiz.
Yani Türkiye ve Suriye, Mart 2011 öncesi dost ilişkilerine dönmek, siyasilerimiz nezdinde "zalim Esed" yine "dost Esad" olmak zorunda, o zaman göreceğiz ki, bölgemizde ne terör kalır ne de terörü sopa ve işgal bahanesi olarak kullanan ABD?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Gelir adaleti, enflasyon sebebi olamaz / 26.02.2025
- Muhalefet, ‘Biz de kalan yüzde 50’yiz’ diyebilmeli / 25.02.2025
- Hedefler farklı, uygulamalar çok farklı! / 24.02.2025
- Oğlunun elini öpen o örnek anne / 21.02.2025
- ‘2010 referandumunda neredeydin TÜSİAD?’ / 19.02.2025
- Bütçe açığı vatandaşın sırtında / 18.02.2025
- ‘Sen peygamber değilsin fakat vezirsin’ / 15.02.2025
- Trump-FED kavgası: İkinci perde / 14.02.2025
- ‘Deli ol dünya senin kahrını çeksin’ dünyası! / 12.02.2025
- Gazze’yi alacak, finansı da İslam ülkelerinden / 11.02.2025
- Muhalefet, ‘Biz de kalan yüzde 50’yiz’ diyebilmeli / 25.02.2025
- Hedefler farklı, uygulamalar çok farklı! / 24.02.2025
- Oğlunun elini öpen o örnek anne / 21.02.2025
- ‘2010 referandumunda neredeydin TÜSİAD?’ / 19.02.2025
- Bütçe açığı vatandaşın sırtında / 18.02.2025
- ‘Sen peygamber değilsin fakat vezirsin’ / 15.02.2025
- Trump-FED kavgası: İkinci perde / 14.02.2025
- ‘Deli ol dünya senin kahrını çeksin’ dünyası! / 12.02.2025
- Gazze’yi alacak, finansı da İslam ülkelerinden / 11.02.2025