logo
09 OCAK 2026

AB ile Türkiye'nin kan ve kültür uyuşmazlığı var-3

26.06.2005 00:00:00


17 Aralık'tan sonraki gelişmeler 17.12.2004 tarihinde Türkiye kısmen de olsa egemenliğini - bağımsızlığını sanki kaybetmiş duruma geldi. Artık ülkemizde hiçbir şey AB'nin düşüncesine önem verilmeden sanki yapılmıyor gibi. Artık Türk yasalarının üstünde AB yasaları olacak. Türk Parlamentosu'nun üstünde AB Parlamentosu da etkin karar verebilecek. Şimdi de biraz öyle fakat daha sonraları Türk parasının üstünde AB Avrosu at koşturacak. Türk Ekonomisini AB kuralları yürütecek. Sosyal yaşamımız       AB ayarlarına göre uydurulması istenecek. Kültürümüzde AB kültürü ön plana alınmaya çalışılacak. Eğitimimizde ve programlarında AB konusu en hassas konuların arasına geçecek. Tarihteki olaylar AB görüşüne göre ayarlanmaya çalışılacak. Tarım alanındaki verimlilik ve ekim alanlarındaki çalışmalar AB kurallarına ve isteklerine göre düzenlenecek. Hatta hiç bizim isteklerimiz kale alınmayacak herhalde sadece onların istekleri doğrultusunda düzenlenecek. Üniversitelerimizde ve diğer eğitim sahalarında daima milli konuların üstünde AB gölgesi olacaktır. AB'ye uygun düşmeyen kararlar iptal edilme durumuyla daima karşı karşıya kalabilecektir. Tarih kitaplarımızı ve öğrenci müfredatını onların istekleri doğrultusuna getirmek durumunda olacağız. Okul programları onlarınkine uydurulmaya çalışılacaktır. Yani kısacası biz artık kendi kabuğumuzdan bünyemizden-özümüzden bir nevi çıkarılacağız ve onların istekleri doğrultusunda bir şekle girmeye zorlanacağız. Tüm adalet ve hukuk sistemimiz AB kurallarına ve hukuk sistemine uygun hale getirilmeye çalışılacak. Mahkeme kararlarını verenler, acaba AB bunun üzerine ne düşünür veya nasıl düşünür diye düşünmek zorunda kalacak. Tarım sahasında çok büyük sancılar oluşacak. AB'nin verimliliği ve makineleşmesi ile kültür tarımı bizimkinin önüne geçecek. Onların yetiştirdiklerini biz de tüketmek zorunda kalacağız. 25-30 milyona yakın ziraat ve köylü vatandaşımız bir anda işsiz kalma tehlikesi altında kalacak. Büyük sıkıntılar ve istihdam zorlukları görülecek. Köyden kentlere büyük akınlar oluşmak zorunda olacak. İngiltere'de Köylü Nüfusu yaklaşık olarak % 1-2 civarında Fransa'da ise % 5 bizde ise yaklaşık olarak % 40 - 45 tir. Bu nüfusun tüm üretim imkanları neredeyse ellerinden alınacaktır. Avrupa kendi zirai mallarını bize satmaya çalışacaktır. Şimdide bile pazarlarımız onların mallarıyla dolmaya başladı. AB'nin giderlerinin yaklaşık olarak % 40 yakını zirai desteklere ayrılmaktadır. İngiltere'ye AB'den yaklaşık olarak yılda 4.5 Milyar Avro ödenmektedir. Fransa buna karşı gelmeye çalışmaktadır. Fransa'ya bu durum çok ters gelmektedir. Sanayinin büyük kısmında patronlar değişecek. Büyük AB patronlarının zengin ve üstün teknolojik kuruluşları bizimkilerin elinden büyük çapta kurumlarını alacak. Onları ya satın alacak veya batmalarını hızlandıracak. Böylece patronluklar yavaş yavaş AB'nin eline geçmiş olacak. Avrupa ve Dünya sermayesi Türkiye'yi tamamen avucunun içine alacak. Tüm strateji, kilit sanayi ve kuruluşları bir nevi emrine tabii edecektir. Teknoloji oldukça ileri odluğundan Devlet işletmeleri kolay bir şekilde büyük yatırım hiç bir fayda almadan tüm varidatına başkalarını ortak etmek zorunda kalacaktır. Böylece Ekonomik ve kültürel hakimiyetini kaybeden ülke de siyasi bütünlüğüne de hakim olamaz kuralı yürürlüğe tamamen girecek ve Türkiye'miz adeta bir uydu haini almak zorunda kalacaktır. Türk sanayi ve tarımı zayıf duruma düşecektir. Zaten yavaşça o yola girdiler. Tarımda özellikle büyük kısıtlamalar olmaktadır. Bunların yapılması AB'ye uyum paketleri içinde görülmektedir. Bu durum ise onların zarar etmelerine ve rekabete dayanamadıklarına sebep olmaktadır. Devletin elindeki tüm sanayi ve diğer işletmeler teker teker iflaslarını ilan etmek zorunda kalacaklardır. Böylece Özel sermaye meraklıkları büyük gürültü ve patırtı ile onları elden çıkarmak isteyeceklerdir. Böylece devlete ait kilit yatırımlar da elimizden kayıp gidecektir. Üstelik istihdam konusu da çok tehlikeli duruma gelmiş bulunmaktadır. Türkiye'ye AB'de serbest dolaşım hakları en azından daha 30 yıldan fazla bir müddetçe verilmeyecektir. Türkiye'ye hiçbir kazanç gelmeden kendi ellerimizde birim tüm kilit kuruluşlarımız adeta teslim etmek zorunda kalacağız. 17 Aralık karaları büyük tartışmaları sebep oldu. Bu tartışmalar içte de dışta da bir türlü bitmiyor. İşte bu anlaşmalara Hükümet kanadı zafer diyor, muhalefet ve halkın büyük kısmı ise Türkiye AB'ye teslim edilmek isteniyor demeye devam ediyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
Erdoğan'ın onayına sunuldu
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu
Halep'te çatışmalar gece boyu sürdü
SDG Fırat'ın doğusuna tahliye edilecek
'2025 yılı kadar kötüsünü görmedim'
35 yıllık işadamından acı gerçek
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'tan Suriye açıklaması
'ABD yaşanan gelişmeleri derin bir endişeyle yakından takip etmektedir'
Güç savaşları Kuzey Atlantik'e de sıçradı
ABD el koyduğu Rus tankerinin görüntüsünü paylaştı
Halep'te çatışmalar devam ediyor
SDG militanlarının bir kısmı kaçtı
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
İman ve amel
Trump'ın yardımcısı Vance'ten tehdit
'Avrupalı liderlere tavsiyem, ABD Başkanını ciddiye almalarıdır'
İstanbul Valiliği fırtınanın bilançosunu açıkladı
350 olaya müdahale edildi
AB-Mercosur anlaşmasına tepki
Fransız çiftçiler traktörleriyle Paris'e girdi
Suriye ordusu operasyon başlatıyor
Halep'te SDG provokasyonu
Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, Trump ile görüştü
"İki ülke arasındaki iletişimin sürdürülmesinin önemini ele aldık"
İngiltere, ABD'ye karşı, Grönland'ın yanında
Başbakan Starmer, tavrını Trump'a iletti
Trump: Venezuela yalnızca ABD ürünleri satın alacak
Liderini kaçırdı; sadece petrolünü değil, pazarını da gasbetti
ABD 2027 yılı için bir savaşa mı hazırlanıyor?
Trump: '2027'de savunma bütçemiz 1.5 trilyon dolar olmalı'
Erdoğan'ın onayına sunuldu
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu
Halep'te çatışmalar gece boyu sürdü
SDG Fırat'ın doğusuna tahliye edilecek
'2025 yılı kadar kötüsünü görmedim'
35 yıllık işadamından acı gerçek
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'tan Suriye açıklaması
'ABD yaşanan gelişmeleri derin bir endişeyle yakından takip etmektedir'
Güç savaşları Kuzey Atlantik'e de sıçradı
ABD el koyduğu Rus tankerinin görüntüsünü paylaştı
Halep'te çatışmalar devam ediyor
SDG militanlarının bir kısmı kaçtı
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
İman ve amel
Trump'ın yardımcısı Vance'ten tehdit
'Avrupalı liderlere tavsiyem, ABD Başkanını ciddiye almalarıdır'
İstanbul Valiliği fırtınanın bilançosunu açıkladı
350 olaya müdahale edildi
AB-Mercosur anlaşmasına tepki
Fransız çiftçiler traktörleriyle Paris'e girdi
Suriye ordusu operasyon başlatıyor
Halep'te SDG provokasyonu
Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, Trump ile görüştü
"İki ülke arasındaki iletişimin sürdürülmesinin önemini ele aldık"
İngiltere, ABD'ye karşı, Grönland'ın yanında
Başbakan Starmer, tavrını Trump'a iletti
Trump: Venezuela yalnızca ABD ürünleri satın alacak
Liderini kaçırdı; sadece petrolünü değil, pazarını da gasbetti
ABD 2027 yılı için bir savaşa mı hazırlanıyor?
Trump: '2027'de savunma bütçemiz 1.5 trilyon dolar olmalı'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.