Her yılbaşlarında dostlar birbirlerine, devlet yöneticileri de ulusa iyi niyetlerini iletirler. 2019 yılına girerken de yine güzel dileklerde bulunulacak ulusumuza moral verilecektir.
Ne yazık ki evdeki söz çarşıda geçmedi. Ulusumuz 2018 yılında da alışık olmadığı ölçüde olumsuzluklarla karşılaştı. Ortadoğu'da oynanan oyunların bir parçası olduk. ABD'nin ayak oyunlarından ders çıkaramadık. Ülkemizi bugünkü tabloya getirdik.
Ben yanılabilirim veya duygusal da düşünebilirim. Yanlış düşünüyorsam okurlarım lütfen darılmasınlar. Bizim en uzun sınırımız Suriye iledir. 900 km uzunluğunda bu sınırda bir asra yakındır sorun yaşamadık. Suriye topraklarında yaşayan birçok insanla Güneydoğulu insanımızın ya kan bağları vardır veya kız alıp vermekten dolayı onlarla ailevi dostluklar kurulmuştur. O nedenle sıkı bir sınır denetimi de yoktu.
Doğrudur, "Ne Şam'ın şekeri, ne Arap'ın yüzü" diye yerleşik bir söz yerleşmiştir sözlü edebiyatımıza. Ama bu sözün kaynağı Cumhuriyet yönetimimizden çok eskilerdedir. Ganimet toplamak ve sarayı lüks içinde yaşatmak için Fizan'dan Mısır'a; Mekke'den Medine'ye at koşturduk ve insanları vergiye bağladık. Elbette ki o insanlar bizi sevmeyecek ve yeri gelince de arkadan bıçaklayacaklardı. Ama Atatürk'le "Yurtta barış dünyada barış" yaklaşımı ile İslam ülkelerinin içişlerine karışmadık ve ülkeler arasında saygı, sevgiye dayalı dostluklar kuruldu.
Kendimizi Ortadoğu'nun ağabeyi sanarak ve İsrail'in ayak oyununa gelerek Suriye'nin içişlerine karışmak gibi meşru bir hakkımız varmış duygusuna kapıldık. Meşru yönetime karşı başkaldıran kişilere sahip çıkmak bizi çıkmaz yola götürdü. Bizim meşru Suriye başkanı ile ne sorunumuz olabilirdi? Ama birilerinin itelemesiyle kendimizi Suriye topraklarında bulduk.
"Kurt dumanlı havayı sever" öz sözü tam İŞİD ve diğer terör örgütleri için söylenmiş gibi. Suriye'nin iç karışıklığından yararlanan devletler için özellikle BOP ve BİP projelerinin gerçekleşmesi için gayret edenlere, terör örgütleri, bulunmaz nimettirler. ABD ve İsrail'in amacı Ortadoğu'nun huzura kavuşması değil, bölerek yönetmektir. Rusya, İran ve Türkiye Ortadoğu için oluşturdukları yaklaşım, sevindirici bir olaydır.
Bugün biz Suriye'nin içinde savaşıyorsak amacımız, oradaki terör örgütlerini temizlemek, kendi sınır güvenliğimizi güvence altına almaktır. İslam dini ile uzak yakın ilgisi olmayan bu örgütler dışarıdan beslenerek, kısa zamanda canavar oldular ve karşımıza çıktılar. Bu canavarın büyütülmesinde payları olanlar, bir gün gelecek kendi kazdıkları kuyuya düşecekler.
Tarihin derinliklerine baktığımızda istilacı ülkeler, istila ettikleri ülkelerden er veya geç çıkmak zorunda kalmışlardır. Güneş Batmayan İmparatorluk (İngiltere) sömürdüğü ülkelerden çekilmek zorunda kaldı. Aynı şeyi Fransa için de söyleyebiliriz. Viyana kapılarından Arap Yarımadası'nın tümünü topraklarında bulunduran Osmanlı İmparatorluğu da yine canlı örnektir.
Siyaset zor sanattır. Dantel gibi ilmik ilmik dokunur. Bir yerdeki boşluk ördüğün metrelerce dantelin değerini sıfırlar. Dış politikayı iyi bilen uzman kişilerin bilgisine sezişine kulak vermek gerekir. Dost doğru söylediği için kimilerine acı gelebilir.
Yüzlerce kınalı kuzumuz öldürüldü. Nice çocuklar babasız, nice anneler, babalar evlatsız ve nice eşler kocasız kaldılar. Cenaze törenlerine katılarak orada küçük bir çocuğu kucağa almak ve boy göstermek acılı insanların acılarını dindirmiyor ki!
Hiçbir ülkede askeri yaklaşımlarla barış sağlanamamıştır. Barış siyasi sorumluluk ister ve masa başında çözülür. Onun için devletimizi yönetenler lütfen siyasi sorumluluklarını yüklensinler ve ülkeyi kan gölünden kurtarsınlar.
2018 yılı biterken, yöneticilerin gelecek yılda bizi huzur içinde yaşatmaları en büyük isteğimizdir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ekrem Yazar / diğer yazıları
- Atatürk Gençlik ve Spor Bayramı / 20.05.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023