Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, memurlara verilecek ilave zamların bütçe açığını artıracağına dikkat çekerek, “Para basmadığımıza göre bütçe disiplinini koruyacaksak ya vergileri artırmamız lazım ya da başka bir seçenek yok” dedi.
***
Sizin ekonomi bilginiz, ufkunuz, insafınız, vicdanınız, siyasi telakkiniz bundan ibaret işte!
Kafaya bak Allah aşkına?!
Vergi yoksa gelir de yok!
Neden?
Çünkü para basamazlarmış!
Yani baba çocuğuna her gün harçlık veriyor, yeni harçlıklar vermek için de çocuğa verdiği harçlığın bir kısmını geri almanın hesabını yapıyor!!!
Bu mantıkla nereye kadar vergi toplayabilirsiniz peki?!
Ülke her geçen gün büyüyor ve paraya ihtiyaç da doğal olarak her geçen gün artıyor.
Para basmazsanız her yıl daha fazla vergi toplamak zorunda kalmayacak mısınız?
Vatandaştan aldığın parayla yine vatandaşı geçindirmek iflasa ve batmaya doğru giden bir kısır döngüye sokmaz mı devleti ve milleti?
Bu durumda mecburen her sene bütçeniz ve cari hesabınız açık vermek zorunda kalmayacak mıdır?
Bu güne kadar ekonomi adına “vergi toplamak”, “elinize geçeni satmak” ve “faizle borçlanmak” dışında yaptığınız başka ne var Allah aşkına?!
Hangi ciddi yatırımı kendi imkânlarımızla yapabildiniz bu güne kadar?
Üçüncü köprü ihalesini bile yapamadınız bir tane yap-işlet-devretçi müşteri çıkmadı diye!
Memleketin her köşesinden maden fışkırıyor, her yıl artarak en son yüz milyar doların üzerine çıkan bir zenginliğe konuyor elin gâvuru! Siz de bu madenleri çıkarmak yerine, yeni yeni maden sahalarını gâvurlara satmanın hesabını yapıyorsunuz!
Memleketin halini herkesin anlayacağı şekilde izah edeyim en iyisi:
Evin babası ve hatta annesi deli gibi çalışıyorlar fakat beleşe! Ellerine geçen zerre zırnık bir para yok!
Babadan kalma kira getiren birkaç taşınmazları var sadece.
Ama evin de geçinmesi lazım. Çocuklar artıyor ve büyüyor her geçen gün.
Her gün bir şeylerini satıyorlar!
Bir gün halıyı, ertesi gün televizyonu, sonraki gün buzdolabını!
Evdeki eşyalar bitince başlıyorlar her ay az çok kira getiren babadan kalma dükkânlarını ve evlerini satmaya! Her satıştan sonra hane halkı birkaç ay gayet mutlu ve huzurlu yaşıyor her istediğini alıyor, istediğini yiyip içiyor, geziyor tozuyor eğleniyor!
Gelin görün ki bir gün geliyor oturdukları ev ve bahçesi dışında satacak hiçbir şeyleri kalmıyor!
Başlıyorlar faizle borç para almaya!
Gelin görün ki günü gelince ödemek mümkün değil çünkü gelir getirecek hiçbir şey kalmamış ve beleşe çalışmaya devam ediliyor!
Alacaklılardan biri evin bahçesinin bir köşesini kullanmak istiyor. Mecburen veriyorlar ve adam bahçenin o köşesine kazdığı kuyudan su çıkartıp başlıyor önüne gelene satmaya! 3 lira alacağı karşılığında aldığı köşeden her ay 300 liralık su satıyor!
Bir başka alacaklı bahçenin bir başka köşesini alıyor 5 lira alacağı karşılığında. Bir sondaj vuruyor kaplıca suyu fışkırıyor. Yapıyor beş yıldızlı kaplıca otelini. 5 liralık borca karşı aldığı köşeden her ay 500 lira kazanıyor!
Böyle giderken en sonunda bahçenin verecek köşesi de kalmıyor!
Başlıyor alacaklılar bu sefer evin odalarını istemeye! Önce kiraya veriyorlar odaları borçlarına mahsuben!
Fakat gel gör ki yetmiyor bir zaman sonra borçlarını karşılamaya!
Bu sefer alacaklıların el işlerini yapmaya başlıyorlar geçinmek için!
Alacaklı bu, isteği biter mi?
Senin evinde seccade var ama İsa’nın, Meryem’in resmi yok! Evin bir köşesini kilise yapman lazım!
Senin çocuklarının hepsi Müslüman kardeşim, bu böyle olmaz bir kısmını Hıristiyan yapacaksın!
Hem bu kadar büyük bir evi idare etmek çok zor, gel bunun her odasını ayrı bir ev yapalım!
Senin kızların da ne güzelmiş böyle!
Sonrasını anlatmaya vicdanım el vermiyor ne yazık ki!!!
Fakat tek bir gerçek var!
Yolun sonu görünüyor!!!
NERDE HABER - ORDA YORUM
Haliç köprüsünü sabitleyen bariyerlerin vidalarında kopma meydana geldi ve köprü bağlantıları yerlerinden ayrıldı.
Memleketin çivisinin çıktığının bir göstergesi olmasın
sakın?!
***
ABD’de son dönemde koma, felç ve hatta ölümle sonuçlanan beyin kaynaklı vakalarda hızlı bir artış olması dikkat çekiyor.
Ben diyordum zaten bu Amerikalılarda ciddi bir beyin problemi var diye!!!
***
Rasmussen’in görev süresinin dolmasının ardından NATO Genel Sekreterliği koltuğuna bir Türk’ün oturması artık iyiden iyiye konuşulmaya başlandı.
Tamam da koltuğun boşaldığından emin olmadan oturmamak lazım bence!!!
***
Mescid-i Aksa’nın çevresine İsrail tarafından boş mezarlar yapıldığı iddia edildi.
Mescid-i Aksa’nın çevresine beş milyon tane mezar sığar mı ki?!
***
Türkiye Futbol Federasyonu Ankara binası kimliği belirsiz şahıslar tarafından kurşun yağmuruna tutuldu.
UEFA’nın vereceği karara hazırlık yapıyorlar sanırım!
***
Sizin ekonomi bilginiz, ufkunuz, insafınız, vicdanınız, siyasi telakkiniz bundan ibaret işte!
Kafaya bak Allah aşkına?!
Vergi yoksa gelir de yok!
Neden?
Çünkü para basamazlarmış!
Yani baba çocuğuna her gün harçlık veriyor, yeni harçlıklar vermek için de çocuğa verdiği harçlığın bir kısmını geri almanın hesabını yapıyor!!!
Bu mantıkla nereye kadar vergi toplayabilirsiniz peki?!
Ülke her geçen gün büyüyor ve paraya ihtiyaç da doğal olarak her geçen gün artıyor.
Para basmazsanız her yıl daha fazla vergi toplamak zorunda kalmayacak mısınız?
Vatandaştan aldığın parayla yine vatandaşı geçindirmek iflasa ve batmaya doğru giden bir kısır döngüye sokmaz mı devleti ve milleti?
Bu durumda mecburen her sene bütçeniz ve cari hesabınız açık vermek zorunda kalmayacak mıdır?
Bu güne kadar ekonomi adına “vergi toplamak”, “elinize geçeni satmak” ve “faizle borçlanmak” dışında yaptığınız başka ne var Allah aşkına?!
Hangi ciddi yatırımı kendi imkânlarımızla yapabildiniz bu güne kadar?
Üçüncü köprü ihalesini bile yapamadınız bir tane yap-işlet-devretçi müşteri çıkmadı diye!
Memleketin her köşesinden maden fışkırıyor, her yıl artarak en son yüz milyar doların üzerine çıkan bir zenginliğe konuyor elin gâvuru! Siz de bu madenleri çıkarmak yerine, yeni yeni maden sahalarını gâvurlara satmanın hesabını yapıyorsunuz!
Memleketin halini herkesin anlayacağı şekilde izah edeyim en iyisi:
Evin babası ve hatta annesi deli gibi çalışıyorlar fakat beleşe! Ellerine geçen zerre zırnık bir para yok!
Babadan kalma kira getiren birkaç taşınmazları var sadece.
Ama evin de geçinmesi lazım. Çocuklar artıyor ve büyüyor her geçen gün.
Her gün bir şeylerini satıyorlar!
Bir gün halıyı, ertesi gün televizyonu, sonraki gün buzdolabını!
Evdeki eşyalar bitince başlıyorlar her ay az çok kira getiren babadan kalma dükkânlarını ve evlerini satmaya! Her satıştan sonra hane halkı birkaç ay gayet mutlu ve huzurlu yaşıyor her istediğini alıyor, istediğini yiyip içiyor, geziyor tozuyor eğleniyor!
Gelin görün ki bir gün geliyor oturdukları ev ve bahçesi dışında satacak hiçbir şeyleri kalmıyor!
Başlıyorlar faizle borç para almaya!
Gelin görün ki günü gelince ödemek mümkün değil çünkü gelir getirecek hiçbir şey kalmamış ve beleşe çalışmaya devam ediliyor!
Alacaklılardan biri evin bahçesinin bir köşesini kullanmak istiyor. Mecburen veriyorlar ve adam bahçenin o köşesine kazdığı kuyudan su çıkartıp başlıyor önüne gelene satmaya! 3 lira alacağı karşılığında aldığı köşeden her ay 300 liralık su satıyor!
Bir başka alacaklı bahçenin bir başka köşesini alıyor 5 lira alacağı karşılığında. Bir sondaj vuruyor kaplıca suyu fışkırıyor. Yapıyor beş yıldızlı kaplıca otelini. 5 liralık borca karşı aldığı köşeden her ay 500 lira kazanıyor!
Böyle giderken en sonunda bahçenin verecek köşesi de kalmıyor!
Başlıyor alacaklılar bu sefer evin odalarını istemeye! Önce kiraya veriyorlar odaları borçlarına mahsuben!
Fakat gel gör ki yetmiyor bir zaman sonra borçlarını karşılamaya!
Bu sefer alacaklıların el işlerini yapmaya başlıyorlar geçinmek için!
Alacaklı bu, isteği biter mi?
Senin evinde seccade var ama İsa’nın, Meryem’in resmi yok! Evin bir köşesini kilise yapman lazım!
Senin çocuklarının hepsi Müslüman kardeşim, bu böyle olmaz bir kısmını Hıristiyan yapacaksın!
Hem bu kadar büyük bir evi idare etmek çok zor, gel bunun her odasını ayrı bir ev yapalım!
Senin kızların da ne güzelmiş böyle!
Sonrasını anlatmaya vicdanım el vermiyor ne yazık ki!!!
Fakat tek bir gerçek var!
Yolun sonu görünüyor!!!
NERDE HABER - ORDA YORUM
Haliç köprüsünü sabitleyen bariyerlerin vidalarında kopma meydana geldi ve köprü bağlantıları yerlerinden ayrıldı.
Memleketin çivisinin çıktığının bir göstergesi olmasın
sakın?!
***
ABD’de son dönemde koma, felç ve hatta ölümle sonuçlanan beyin kaynaklı vakalarda hızlı bir artış olması dikkat çekiyor.
Ben diyordum zaten bu Amerikalılarda ciddi bir beyin problemi var diye!!!
***
Rasmussen’in görev süresinin dolmasının ardından NATO Genel Sekreterliği koltuğuna bir Türk’ün oturması artık iyiden iyiye konuşulmaya başlandı.
Tamam da koltuğun boşaldığından emin olmadan oturmamak lazım bence!!!
***
Mescid-i Aksa’nın çevresine İsrail tarafından boş mezarlar yapıldığı iddia edildi.
Mescid-i Aksa’nın çevresine beş milyon tane mezar sığar mı ki?!
***
Türkiye Futbol Federasyonu Ankara binası kimliği belirsiz şahıslar tarafından kurşun yağmuruna tutuldu.
UEFA’nın vereceği karara hazırlık yapıyorlar sanırım!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Zühtü Kazancı / diğer yazıları
- Ateist devlet olmayacağız / 08.09.2022
- Cem Yılmaz ve Cilalı Güldürü Devri / 29.08.2022
- Bırakın beni milleti uyandırın / 24.08.2022
- Aramıza katılmanızı bekliyoruz / 16.08.2022
- Suriye’nin kuzeyi mi, Büyük İsrail’in kilidi mi? / 01.08.2022
- 15 Temmuz ve alınmayan dersler / 19.07.2022
- Adalet yoksa zulüm vardır / 21.06.2022
- Polemikten beslenen siyaset / 09.05.2022
- Haydar Baş ve Aşk / 14.04.2022
- AK-YÜZBİM / 12.04.2022
- Cem Yılmaz ve Cilalı Güldürü Devri / 29.08.2022
- Bırakın beni milleti uyandırın / 24.08.2022
- Aramıza katılmanızı bekliyoruz / 16.08.2022
- Suriye’nin kuzeyi mi, Büyük İsrail’in kilidi mi? / 01.08.2022
- 15 Temmuz ve alınmayan dersler / 19.07.2022
- Adalet yoksa zulüm vardır / 21.06.2022
- Polemikten beslenen siyaset / 09.05.2022
- Haydar Baş ve Aşk / 14.04.2022
- AK-YÜZBİM / 12.04.2022