Dergâh çevresinde toplananlar, Nurettin Topçu çizgisi, Mistik Anadoluculuk, Milliyetçi Anadolucuk, Anadolu İslamcılık gibi adları olan Anadolu anlayışlarıdır.Bunlara göre Türk milleti, bir etnik topluluğu ifade etmiyor; tam tersine Anadolu'da yaşayan kavimlerin Müslümanlaşanlarından oluşan uyumlu, ahenkli, bilinçli, millî bir topluluğun adıdır. Bunlar, Osmanlı ve Selçuklu dönemlerini reddeden, yok sayan yani Türk ve Müslüman kimliğini reddeden, Cumhuriyet sonrası Türk toplumunu ve kültürünü Eski Yunan kültürüne bağlamak isteyen, Eski Anadolu medeniyetlerini esas alan yani Mavi Anadoluculara bir tepkidir. Aynı zamanda milliyet düşmanı "yeryüzü Müslümanlığı" taraftarlarına da bir tepkidirler. Biz her ne kadar Orta Asya'dan Türk kavmi olarak geldikse de Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri sürecinde Anadolu'da yaşayan başka bazı küçük kavimlerin Türkleşmesi ve Müslümanlaşması ile "Türk Milleti" olduk. Dolayısıyla Anadolu'nun omurgasını ve ana gövdesini Türk kavmi teşkil eder. Diğer bazı küçük kavimlerin de eklemlenmesiyle Türkler, kavimden millet aşamasına geçtiler. Yani şu anda Anadolu'da yaşayan müslümanların tamamının adı "Türk Milleti" olmuştur. Hatta bu Türk milleti kapsamı içine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Müslüman olmayan vatandaşlar da dahildir. Anadolu, Müslüman Türk milleti için önemlidir. Çünkü Anadolu, Türklerin ürettiği özgün, evrensel, büyük kültür ve medeniyetle vatan edindiği bir yerdir. Onun için kutsaldır.Anadolu'nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşması süreci, 1071 Malazgirt Zaferi ile yoğunluk kazandı. Osmanlı dönemi boyunca devam etti, 1915 Ermeni tehciri ve 1924 Türk-Rum mübadelesi sonucu kesin olarak tamamlandı. Yani Anadolu'nun Müslüman Türk kimliğini tamamlaması, Cumhuriyetle birliktedir. Anadolu Türklüğü deyince aslında hem Türkiye Türklerini, hem İran, Azerbaycan, Irak ve Suriye'de yaşayan Türkleri hem de Balkanlarda yaşayan Türkleri ve Avrupa'nın değişik ülkelerinde yaşayan Türkleri bir arada düşünmek lazım. İran'da 40 milyon, Irak'ta üçbuçuk milyon, Suriye'de de üç milyon Türk var. Azerbaycan'ın tamamı Türk. Türkiye, Azerbaycan, İran, Irak, Suriye Türklüğü, Balkan Türklüğü benzer ve ortak özellikleri çok olan bir Türk toplumsal yapısını ifade ediyor. Bunlar bir şekilde Anadolu merkezlidir, Anadolu ile daha çok ilgili ve yakındır. Anadolu Türklüğü, Orta Asya'dan gelen Türkmenlerin 1071'de Malazgirt Zaferi sonucu Anadolu'yu Türkleştirmesi ve Müslümanlaştırması sürecini yaşadı.Anadolu Türkleri çoğunluğu itibariyle Oğuz boylarından oluşur. Bunlar, Orta Asya'da iken göçebe idi, Anadolu'ya gelince yerleşik hayata geçti. Akıncı iken ekinci oldu. Şamanizm'den, Göktanrı dininden vazgeçip İslam dinini benimsedi.Orta Asya, Çin, Rusya ve Afganistan'da yaşayan Türkleri vatana mensubiyet bakımından düşünürsek bunlara Türkistan Türklüğü demek lazımdır. Bu durumda Türkistan Atavatan, Anadolu ise Anavatandır. Balkanlarda, Irak'ta Suriye'de, İran'da ve Türkiye'de yaşayan Türklerin çoğunluğu aslında Orta Asya kaynaklı Müslüman Türkmen Oğuz boylarıdır.Yukarıda belirtilen bütünlük içinde Anadolu Türklüğü, Bizans İmparatorluğuna ve Batılı, Avrupalı Haçlı saldırılarına karşı İslam dünyasını ve müslümanları savunan mücahit Müslüman Türklerdir. Türkistan Türklüğü ise Ruslara ve Çinlilere karşı savaşarak, var olma iradesini beyan ederek milletleşen Türklerdir.Batı için Anadolu, eskiden beri Asia Minor'dır. Yani Küçük Asya. Haçlı Batı için Anadolu, Hristiyanlığın beşiklerinden, eski vatanlarından biridir. 1071 Malazgirt zaferiyle birlikte Anadolu'nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşması, Haçlı Batının hoşuna gitmedi. Bunu kendileri açısından bir yenilgi, bir toprak ve vatan kaybı olarak gördüler. Ve bu toprakları tekrar geri alabilmek için 1095'ten itibaren onlarca kez düzenledikleri Haçlı saldırılarında bulundular. Son fiilî askerî Haçlı saldırısı, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi sonrası İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Amerika'dan oluşan Haçlı ordularının işgalidir. Bu işgale karşı verdiğimiz Millî Mücadele, Anadolu'nun Müslüman Türk vatanı olarak kalması azminin, kararlılığının, iradesinin ve imanının fiiliyata dökülmüş halidir. O zaman askerî işgalle alamadıkları Anadolu'yu şimdi değişik politika ve para oyunlarıyla dolaylı yollardan ele geçirmeye, tamamen işgal etmeye çalışıyorlar. Bugünkü modern Haçlı Batı için Anadolu, Türklerden temizlenmesi ve tekrar Hristiyan yurdu yapılması gereken bir yerdir. Dolayısıyla Anadolu mücadelesi, aslında Türklerle Batılılar arasında bir mukaddes vatan mücadelesidir. Yani Anadolu, Müslüman Türk yurdu olarak mı kalacak, yoksa Haçlı batılılar tarafından ele geçirilip Hristiyan yurdu mu yapılacak? Mesele ve kavga budur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
- Dayatılan kapitalist stil / 26.12.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015