ABD'de 10 yıllık tahvil faizleri bir miktar yükseldi Türkiye'de dolar depara kalktı.
Oysa ne diyorlardı; artık ekonomimiz sağlam, dışardan yapılacak bir açıklamayla Türkiye piyasasında dalgalanma dönemleri eski Türkiye'de kaldı.
Yıllarca bu propagandayı yaptılar.
Çünkü o yıllarda yabancı sermaye vardı, yani elin parasıyla ağalık yapılan bir dönem.
Aynı dönemde babalar gibi satışlar yapıldı, elde avuçta ne varsa özelleştirme kurbanı oldu.
Sonra bir baktık satacak bir şey kalmamış, üstelik de borçlar katlanmış. (Ha IMF'ye borç ödenmiş ayrı konu. IMF'ye 1 lira olan borç ödenmiş ama öte yandan başka yerlere 100 liralık borç yapılmış kimin umurunda!)
* * *
Yabancı sermaye de çekilince işin rengi ortaya çıktı, meğer ekonomimiz dış etkenlere göbekten bağlanmış.
ABD Başkanı bir tweet attı dolar yükseldi,
FED Başkanının morali bozuldu dolar yükseldi,
AB kaşını kaldırdı dolar yükseldi,
ABD ve AB'de biri yolda yürürken ayağı taşa takılıp düşse bizde dolar yükseldi, TL değer kaybetti.
Maalesef, "kendi ayakları üzerinde duruyor, uçuşa geçti" denilen ekonomideki durum buydu!
Şimdi ABD ekonomisinin başında Janet Yellen var.
Okyanus ötesinden yapılan bir Yellen açıklaması bizde dolar yükselmesine, baş dönmesine sebep oluyor.
Yani aynı tas aynı hamam durumuna devam…
* * *
Gelelim giriş cümlemize, Evet… Kasım ayında 8,57'liyi gören dolar faiz artışlarıyla 7 liranın altına kadar çekildi.
Tabi 8,57'den 7 liranın altına gelmek yaklaşık 4 ay sürdü.
Ancak ABD tahvil faizlerinin artmasıyla dolar 4 ayda gelinen yolun yarısını 10 günde alarak 8 liraya doğru koşmaya başladı.
Oysa ekonomi yönetimini değiştirmişler, ciddi (!) tedbirler almışlardı.
Yaptıkları iş "faiz sebep enflasyon neticedir" tezinden vazgeçip tam tersi yönde adım atmak oldu.
"Yüksek faiz yüksek enflasyona sebep olur" diyenler bu sefer de "faizleri yükseltiyoruz çünkü enflasyonun düşmesini istiyoruz" demeye ve bu yönde adım atmaya başladılar.
Bu doğrultuda MB'nin yeni yönetimi faizi yüzde 17'ye kadar çıkardı, faiz yükseldikçe dolar gevşedi.
Ekonominin durumunu sadece dolara bakarak anlamaya çalışan vatandaş ise kendi durumuna bakmadan işler düzeliyor havasına girdi. Oysa dolardaki bu gevşeme çarşı- pazara yansımadı, bırakın yansımasını zam fırtınası alabildiğine devam etti, ediyor.
* * *
Neyse… Her şey klasik ifadeyle dış güçler nasıl isterse öyle oluyor ne yazık ki. Önce doları yükselttiler sonra faizleri. Güya faize karşı olan iktidarımız Türkiye'yi faiz lobisi için fırsatlar diyarına çevirdi.
Ancak lobinin gözü doymadı. Şimdi yeni bir faiz artışı bekliyorlar. Gözler Merkez Bankası'nın 18 Mart'taki Para Politikası Kurulu toplantısında.
Bakalım dış gelişmelerden etkilenmeyen, güçlü(!) ekonomimiz nasıl bir karar alacak?
Sonuç olarak şunu ifade edelim; bu iş milli ekonomi olmadan olmaz. Bunun olması için de sözde değil özde yerli ve milli politikalara ihtiyaç var. Bunun adresi de çok açık; Milli Ekonomi Modeli.
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024