Allahü Teâlâ İbrahim süresinde bildirdiği üzere "Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: And olsun eğer şükrederseniz elbette size nimetimi arttırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir" diye buyuruyor.Kuran-ı Kerim'de bu nankörlüğü yapan ve azaba çarptırılan kavmin de Yahudiler olduğu bildirilmiştir. Tarih boyunca Yahudiler çok defalar esir edilerek zorunlu sürgüne tabi tutulmuşlardır. Mısır'da aşağılanan bu kavme izzeti ve şerefi Allahü Teâlâ, Musa (a.s.) eliyle bahşetmiştir. İranlılar ve Romalılar bu kavmi toplu göçlere maruz bırakmışlardır. Yahudiler, İbrahim (a.s.) oğlu İshak (a.s.) soyundandır. Arapların soyu da İsmail'den (a.s.) olduğundan amcaoğlu olurlar. Yahudilerin tarih sayfasında diğer kavimlerle pek yıldızı barışmaz. Bundan dolayı Romalılar, Yahudilerin Kudüs'te oturmalarına hiç izin vermez. Hatta İstanbul, Roma gibi büyük şehirlerde iskân ve ticaretlerine izin verilmez, sebebi hikmetini bir fıkra ile anlatalım. Mişo, evin ihtiyaçları için bir inek satın alır, getirip bahçede müsait bir yere bağlar. Biraz sonra dışarıdan gelen Mişo'nun hanımı, bahçede ineği görür görmez küçük kıyameti koparır. ?Bu inek, kesinlikle bu bahçede durmayacak nereye götürürsen götür, ben bu ineği yarın bahçede görmeyeceğim, diye kestirip atar. Durumun vahametini kavrayan Mişo, hemen koşarak Haham efendiye gider ve bu probleme bir çıkar yol sorar. Haham efendiden de, ?Koş ineği yatak odasına bağla, cevabını alır. Şüpheyle haham efendinin dediğini yapar. Eve dönen hanımı bahçede ineği göremeyince, kahraman edasıyla eve girer. Biraz sonra evden feryadı figan, sesler yükselir. Hanımı, Mişo'ya,?Çabuk bu ineği yatak odasından çıkar, nereye götürürsen götür der. Mişo'da ineği bahçeye bağlayarak istediğine kavuşur. Osmanlı, bilinenin tersine Yahudilere çok yakın davranmıştır. Nedeni ise bence, Türkler Orta Asya'dan hicret ettikleri için, Yahudilerle komşu olamadıklarından onları tanıyamamış olmalarıdır. Osmanlı coğrafyasına gelen ilk Yahudilerin Endülüslü Yahudiler olduğu söylenir. Aslında bu tarihsel bir aldatmacadır. Anadolu ve Orta Asya'da hatta Kafkasya ve İran'da Yahudilerin yaşadığı tarihi bir hakikattir. Türkler bu coğrafyada yokken Yahudiler Anadolu'da yaşıyorlardı. Kendi karakterlerinden dolayı, sevilmedikleri için de toplumdan dışlanıyorlardı. 1326 yılında, Osmanlılar Bursa'yı fethettiğinde ilk sinagog (Etz Ahay'm-hayat ağacı) yapım izni de Orhan Gazi'den geliyordu. Osmanlıların Yahudilerle birlikteliği komşuluk hukukundan çok akrabalık bağıydı. Padişahlarımız dayılarının kötü namlarını AKlamak için onlara yeni bir sayfa açma ihtiyacını gördüler ve Saferad ismiyle yeni AK sayfalarını açtılar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Nezir / diğer yazıları
- İran'da rejim değişir mi? / 20.01.2026
- Başımıza gelmeden! / 01.08.2025
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Başımıza gelmeden! / 01.08.2025
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024






























































































