Yüce Allah'a (c.c.) vereceğimiz hesaplardan biri de, 'Ve men dinuke' yani 'Dinin nedir?' sorusudur. 'Dinim İslam' diyebilmemiz için tabii ki önce 'Müslüman' olmak şarttır. Günümüzdeki bazı kimseler gibi yalnızca 'ben Müslümanım' demek hesap günüde bize yetmeyecek, bizi kurtarmayacaktır, elbette. 'Müslümanım' demek için de İslam dinine sımsıkı sarılmak ve tam bir teslimiyetle ona sahip çıkmak zorundayız. Elbette İslam dinin getirdiği ölçüleri bilmek ve yaşamak da zorundayız. Bakınız Âl-i İmran 19. ayetinde yüce Allah (c.c.) şöyle buyuruyor. 'İnned dine indallahil İslam' yani 'Muhakkak ki Allah katında tek din İslam'dır.' Buna göre tek din İslam'dır ve İslam ölçülerini bilerek terk etmek de haramdır. Dinimize sahip çıkmak, onu tehlikelere karşı korumak, savunmak biz Müslümanların görevidir ve Müslümanlığın ispatıdır.Sevgili Peygamberimiz (s.a.a.) hesap vermekle alakalı olarak şöyle buyurmuştur: "Hesapsız dünyada hesap vermeden yaşıyoruz. Hesap vermeden yaşadığımız dünyanın hesabını ahirette vereceğiz." Peygamberimizin de buyurduğu gibi bu dünyada hesap vermeden yaşıyoruz ama ahirette her şeyin hesabını Allah'a vereceğiz. Yine hesapla ilgili olarak Enbiya suresinin 47. ayetinde ise şöyle buyrulur: "Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak Biz yeteriz." Bu ayet-i kerime açık ve net olarak bizlere hesaba çekileceğimizi haber vermekte ve bizi ikaz etmektedir.Hesap gününün varlığı ve İslam'ın tek din olması bu kadar aleni iken maalesef günümüzde "Dinler Bahçesi" adı altında İslam'ı alçaltıcı uygulamalar yapılmakta, sözde İbrahimi sofralar kurularak neslimizin imanı tahrip edilmekte ve beyinleri yıkamaktadır. Oysa Allah (c.c.) Maide suresi 51-53. ayetlerde şöyle uyarmıştır: "Ey iman edenler! Yahudiler ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar. İçinizden onları dost tutanlar onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğuna yol göstermez." "Kalplerinde hastalık bulunanların başımıza (küresel) bir felaketin gelmesinden korkuyoruz diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih yahut katından bir emir, getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeylerden dolayı pişman olacaklardır. O iman edenler bunlar mıdır diyeceklerdir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir de kaybedenlerden olmuşlardır." Yani dinler arası diyalog denildiği zaman bu ayetleri inkâr etmiş oluyoruz. Günümüzde bu konuda yapılan uygulamalarda, Dinler Bahçesi'ni besmele ile açan zihniyet Cuma hutbesinde yukarıda bahsettiğim Âl-i İmran suresi 19. ayetinin okunmasını yasaklamıştır. Bu zihniyeti destekleyenler de Allah'a hesaplarını nasıl vereceklerini bir düşünsünler. Bu konuda ayetler ve hadisler ışığında uyanmak ve dinimize yapılan bu saldırılara göz yummamak gereklidir.Ne yazık ki İslam içi boşaltılmış bir İslam haline geldi ve insanımızda İslami ölçüler yok denecek kadar azaldı. Eğer milletimiz bir an önce kendini toparlayıp bu gidişe dur demez ise gelecek olan nesillerimiz İslam dininden fersah fersah uzak, dininden habersiz olmaya mahkûm olacaklar. Bunun da vebali büyüktür. Çok şükür biliyoruz ki yüce Allah (c.c.) insanlığı yanlışa sapma noktasında yalnız bırakmamış her devirde her asırda bir uyarıcı göndermiştir. Bugünün uyarıcısı olan üstad Haydar Baş, İslam hususunda Türk milletini ve İslam dünyasını uyaran tek insandır. İslam dinine sahip çıkan, yapılan oyunları ortaya çıkaran ve bunları durduran, İslam dünyasındaki ayrılıkları bitirme çalışmaları yapan lider Sayın Baş'tır. Sözün özü Allah'a verilecek olan hesaplardan 'Dinin nedir?' sorusunun cevabını verebilmek için önce Türk milletinin vatan, millet, bayrak, din aşığı bu lideri biran önce görmesi ve yönetime getirmesi gereklidir. Aziz milletimizin vereceği hesabı düşünmesi ve ona göre hareket etmesi lazımdır. Rabbim milletimize bir an önce ayıkmayı nasip eylesin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Tuğba Varlı / diğer yazıları
- Ölüm gerçek hayattır -2- / 25.09.2021
- Ölüm gerçek hayattır -1- / 24.09.2021
- Annem Fâtıma’nın çeyizi / 22.09.2021
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-2 / 09.11.2017
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-1 / 08.11.2017
- Pınardan beslenen gençler-2 / 04.06.2017
- Pınardan beslenen gençler-1 / 03.06.2017
- İnsanı insan yapacak eğitim şart / 15.12.2016
- İnsanın yüce gayesi olduğu sürece insandır / 05.09.2016
- Bir zamanlar aile yapımız-II / 06.04.2016
- Ölüm gerçek hayattır -1- / 24.09.2021
- Annem Fâtıma’nın çeyizi / 22.09.2021
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-2 / 09.11.2017
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-1 / 08.11.2017
- Pınardan beslenen gençler-2 / 04.06.2017
- Pınardan beslenen gençler-1 / 03.06.2017
- İnsanı insan yapacak eğitim şart / 15.12.2016
- İnsanın yüce gayesi olduğu sürece insandır / 05.09.2016
- Bir zamanlar aile yapımız-II / 06.04.2016