Amerika'nın işkence örnekleri, gizli cezaevleri, CIA uçakları ve esir ticareti konusunda Avrupa'da kopan fırtına, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Avrupa ziyaretini etkiledi mi? Ya da AB ülkeleri, bu insanlık suçu için Rice'a hesap sorabildiler mi? Elbette hayır! Sormazlar, soramazlar. 11 Eylül sonrası terörle savaş anlaşmalarında hepsinin imzası var. Dünya genelinde ABD ile birlikte operasyon yapıyorlar. Sadece 11 Eylül'den sonra gözaltına alınıp sorgulanan 80 bin kişinin çektiği eziyetlerde onların da imzaları var. İngiltere Başbakanı Tony Blair'in "CIA uçuşlarından haberim yok" açıklaması ne kadar aptalca bir yalansa, 80 ülkeden insanların kaçırılıp bilinmeyen adreslere götürülmesinden, işkence edilmesin haberdar olmadığını söyleyen AB ülkeleri de o kadar yalan söylüyor. AB değerleri, Kopenhag kriterleri, insan hakları sözleşmeleri, uluslararası mahkemelere ne oldu? Avrupa, bu değerlerle övünmüyor muydu? AB projesinin en önemli ayağı bu değerler değil miydi? Şimdi CIA'nın insanlık suçlarına ev sahipliği yapıyorlar. Dünyaya söyleyecek sözleri kaldı mı? Neden bu cinayetlere ortak oldular? Çünkü hedef Müslümanlardı. Güvenlik tehdidi Müslüman bireylerdi. İslam tehditti. Müslümanlar Batı'nın hayat tarzını tehdit ediyordu. Tarih boyunca tehdit gördükleri her medeniyete savaş açtılar. Tekrar ediyorlar. CIA'nın kaçırdığı, işkence merkezlerine götürdüğü, işkenceden öldürdüğü insanlar Müslüman olmasalardı bu suça bu kadar rahatlıkla ortak olacaklar mıydı? İnsan hakları ve özgürlüklere bu kadar düşkün olan ülkeler, hedef başkası, öteki olunca bütün değer yargılarını ne kadar da rahat unutabildiler! 80 bin kişiden birkaç yüzü suçlu diyelim. Geriye kalan binlerce insan kimden hesap soracak? Çektiği eziyetler için nerede adalet arayacak? İki yıl tutulup, hiçbir suçlama olmaksızın serbest bırakılanlar dava bile açamıyor. Küresel mafya düzeni bu! Adaletin, hukukun, insan hak ve onuruna savaş açan bir düzen! Rice'ın Avrupa ziyaretinden hemen önce işkence merkezleri boşaltılıp Kuzey Afrika'ya taşınmış. Yalan! Avrupalı liderler işkenceden ve CIA uçaklarından haberdar değilmiş. Yalan! Kuzey Avrupa'dan İspanya'ya kadar hemen bütün Avrupa ülkeleri üzerinden yüzlerce uçuş yapılıyor. İnsanlar oradan oraya taşınıyor. Hiçbir kaydı yok. Kim bunlar? Neden alınıp götürülmüşler? Nereye, neden götürülüyorlar? Sorulunca da bu yüzlerce uçuştan haberleri olmadığını söylüyorlar. Kim inanacak size? Ne yüzle konuşuyorsunuz hala? Bu vahim tablo ortada iken, medeniyetler diyaloğu, barış, kardeşlik, demokrasi ve refah söylemlerini ağızlarından düşürmüyorlar. Hangi medeniyet? Bireylerin tamamen korumasız olduğu, devlet eliyle her türlü saldırı ve işkenceye maruz kaldığı, kendilerini koruyacak hiçbir mekanizmanın bulunmadığı bir dönemde hangi medeniyet insanlığı bu dehşetten kurtaracak? Ne hakla barış, adalet nutukları atabiliyorsunuz? Diyalog toplantıları yapılan şehirlerin üzerin CIA uçakları uçuyor. Kimsesiz, suçsuz insanlar taşınıyor, işkence merkezlerine götürülüyor. O uçaklar geçerken kafalarınızı kaldırıp neler olduğunu bir bakmaz mısınız? Bir varil petrol için insanlığı gözlerini kırpmadan satabilenlerden nasıl bir dünya bekleyeceğiz biz? Bir petrol kuyusu için topraklarında esir kampları kurduranlara ne diyeceğiz?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.