Kasım ayının ilk günlerinde Türkiye Irak'a komşu ülkeler toplantısına ev sahipliği yaptı. Irak'taki istikrarsızlığa çözüm arama mantığıyla yapıldığı söylendi. Oysa Irak'taki istikrarsızlığın en önemli sebebi, bu toplantının yapılmasını isteyen ve mekân olarak Türkiye'yi de özellikle seçen ABD'den başkası değildi.Daha sonra Ankara'nın gündemini İsrail cumhurbaşkanı Şimon Perez ve Filistin lideri Mahmut Abbas ısıttı. Tarihi buluşma olarak verildi bu iki liderin Türkiye'ye gelmesi. Oysa Abbas'la İsrail'in arası hiç kötü olmadı. İsrail, Hamas'a karşı zaten Mahmut Abbas'ı sürekli olarak destekledi ve desteklemeye de devam etmekte. O zaman bu görüşme göstermelik olmasının yanında Filistin'e hiçbir fayda getirmeyecek bir toplantı olmanın ötesine geçemedi.Şimdi de Türkiye'ye Başbakan Erdoğan'ın daveti üzerine Gürcistan Başbakan'ı Zurab Nogaideli geldi. Yahu, Türkiye'nin Gürcistan'la ne alakası var?Türkiye hangi sorununu çözdü ki, Gürcistan'la Rusya arasına giriyor? Kendi sorunlarıyla baş etmekten aciz siyasilerin uluslar arası meseleleri sanki çözecekmişler gibi her şeye müdahil olmaları ne kadar yanlış değil mi? Bir gün birisi çıkıp, "o kadar iyi biliyorsanız kendi sorunlarınızı çözün" demez mi?"Türkiye bölgesel ve küresel sorunlarda arabuluculuk rolüne soyunuyor ve inisiyatifi eline alıyor" şeklinde süslü kelimeler sizi sakın aldatmasın.Kendi sorunlarıyla başa çıkamayan, hemen hiçbir sorununa yüzeysel bile olsa çözüm bulamayan Türkiye, küresel sorunlarda arabulucu olacakmış. Böyle bir şeye inanmak saflıktan öte bir şey olur. Öte yandan Türkiye'nin eline aldığı hiçbir inisiyatif de yok. Eğer ortada bir inisiyatif varsa merak etmeyin ne ABD, ne İsrail ne de AB'den izinsiz Türkiye bu inisiyatifi eline alamaz. Bu gerçek de şunu göstermektedir ki, Türkiye eline inisiyatifi aldığı söyleniyorsa biliniz ki, bu inisiyatifi Türkiye'nin kullanması bu saydığımız güçlerin birinin ya da hepsinin işine gelmektedir. Bütün bu gelişmeler büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ABD'nin Türkiye'ye yüklediği görevlerin yerine getirilmesidir. Türkiye'ye, Filistin sorununda da bu projenin gerekleri çerçevesinde adımlar attırılmaktadır. Suriye, İran ve artık Gürcistan konusunda da aynı yükümlülüklerin gereği Türkiye tarafından yerine getirilmektedir. Şu da bir gerçektir ki, Büyük Ortadoğu Projesi'nin en fazla zarar vereceği ülke ise yine Türkiye olacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024

























































































