Türkler, şuurlu bir millet yapısına sahipse var olabilir, değilse yok olur giderler. Türk milletini gerçek anlamda millet yapan; kuru, anlamsız, ruhsuz bir kalabalık olmaktan çıkaran temel kurumlarımızdan biri sağlam Türk aile yapısıdır. Aile kurumu ne kadar sağlam ve sağlıklı bir işleyiş sistemine sahip olursa millet olarak varlığımız ve devamımız o oranda garanti altında olur. Kadim Türk aile töresi kızıyla yurt kurmak, oğluyla ordu olmak, oğlunu evlendirmek, kızını göçürmek, tay yetişince atın dinlenmesi, oğul yetişince babanın dinlenmesi ilkeleri üzerine kurulmuş, babasız oğul, anasız kız kabul edilmemiştir. Kadim Türk töresinde kadın erkeğinin evdeşidir, namuslu, temiz, bedeni inci gibi kadındır. Evdeş evin içişlerini yapan, yurdun yani hem çadırın, evin hem de ülkenin, vatanın direğidir. Mensubiyetinden büyük bir mutluluk duyduğumuz İslam da aile kurumuna çok büyük önem veriyor. Allah kendimizi ve ailemizi ateşten yani cehennemden, tehlikelerden, kötülüklerden, çirkinliklerden, her türlü olumsuzluktan korumamızı, neslimizin devamını ve çoğalmamızı, evlilik kurumu kanalıyla şehvetimizin kontrol altına alınmasını yani şehvetimizin meşru, yasal bir çerçevede aile kurumu içinde tatmin edilmesini, zina yoluyla dışarıya, başka kadın ve erkeklere ahlaksızca taşmaması gerektiğini, eşlerin birbirleri için elbise olması gerektiğini, eşlerin birbirlerinin hak, hukuk ve yetkilerini korumalarını, birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini, birbirlerine iyi davranmaları gerektiğini, anne babanın çocuklarını her anlamda iyi yetiştirmeleri gerektiğini, çocukların anne babalarına iyi ve saygılı davranmaları gerektiğini söylüyor.Tarih boyunca Türkler, dışarıdan gelen her türlü ağır, kötü ve zor şartlara karşı millet olarak varlığını aile kurumunun sağlamlığıyla ayakta tutmuştur. Türkler, tarih boyunca millet olarak açlık, kıtlık, kuraklık, yangın, sel, deprem, savaş, istila ve işgal gibi her türlü olumsuz şartlara karşı sağlam aile yapısıyla dayanabilmiştir. Uzun yıllar Komünist Rus zulmü ve esareti altında kalan Türkistan Türklüğü aile kurumunu sağlam tutarak ayakta kalabildi. Biz Türkiye Türklüğü de tarih boyunca hep sarsılmayan aile kurumumuzla ayakta kaldık. 1918-1922 arası işgal ve Millî Mücadele badiresini sapasağlam Türk aile yapısıyla atlatabildik. Bunu bilen emperyalist Haçlı Siyonist cephe, Türk milletini millet olmaktan çıkarıp kuru bir kalabalığa dönüştürerek kolayca yok edebileceğini ve köleleştirebileceğini anlamış ve bu doğrultuda Türk aile kurumunu yok edici her türlü sosyal, siyasi, kültürel, ekonomik projelerini uygulamaya sokmuştur. Bu bağlamda her akşam neredeyse bütün televizyon dizileri Türk aile kurumunu itibarsızlaştırıcı, etkisizleştirici, önemsizleştirici, çözücü, tasfiye edici bir kurgu içinde sunuluyor. Türk milletinin büyük ekseriyetinin izlediği dizliler, Türk aile değerlerini yok etmek amacı üzerine kurulmuş. Eşlerin birbirini aldatması, birbirlerine saygısızca konuşmaları, saygı, sevgi, fedakârlık, millî ve manevî değerler yerine para, eşya, lüks, gösteriş, tüketim, eğlence gibi değersizliklerin öne çıkarılması, bunların kutsanması, reklam edilmesi, çocuklarının anne baba sevgi ve saygısının olmayışı, karı kocanın çocuk yapmamaları ya da bir, en fazla iki çocukla yetinmeleri, önemsiz ve küçük sebeplerden ötürü kolayca boşanmaları, serbest bir hayata özendirilmeleri, ailede Türklük ve Müslümanlık değer, sembol, ruh ve yaşantılarının hemen hemen hiç olmaması, tamamen çürümüş ve kokuşmuş batı aile kurumunun taklit edilmesi gibi motifler üzerine kurgulanan bu dizliler, Türk aile kurumunu yok etmektedir.Türkler, karar aşamasındadırlar. Türk millet varlığı halinde tarihsel yolculuklarına devam etmek istiyorlarsa Türk töresi ve İslam anlayışı üzerine kurulu Türk aile kurumunu yeniden sağlamlaştırmak, tahkim etmek, boşanmaları en azına indirmek, saygı, sevgi, fedakârlık, dayanışma temelli mutlu aile ortamı oluşturmak, çok çocuk yapmak zorundadırlar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
- Dayatılan kapitalist stil / 26.12.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015




























































































