İktidarın ilk yıllarında yakasındaki ampul rozetini gururla taşıyan bir çok insan tanıyorum ki özellikle son bir yıldır rozetsiz dolaşıyorlar.Başbakan'ın bir radyo konuşması yayınlandıktan, bebek katiline "sayın", aziz şehitlerimize de "kelle" dediği ortaya çıktıktan sonra yakasında ampul taşımak bir yana toplum içinde iki büklüm ve mahcup dolaşanlara şahit oldum. Elbette bu hal, bir erdem ifadesi olmakla beraber kesinlikle yeterli değildir. Rozeti ampul olan partiden il başkanı, ilçe başkanı ya da belediye başkanı olabilirsiniz; "sayın" ve "kelle" utancından sonra mahcup mahcup dolaşmanız sizi aklamaz, sizi temize çıkarmaz, çıkaramaz.Erzurum'un çiçeği burnunda taptaze şehidi Hakan'ın evine girerken iki büklüm olmanız, bütün hareketlerinizde mahcubiyetinizi sergilemeniz, Hakan'ın gözü yaşlı babasının ve iğne-ilaçla ancak başını dik tutabilen eşinin nazarında sizi aklayamaz. Delikanlıca çıkıp; "biz bu utancı daha fazla taşıyamayız, bu utançla şehit ailelerini ziyaret edemeyiz" deyip istifayı basacak ve işte o zaman alnı ak olarak şehit ailelerini ziyaret edeceksiniz.Bugün için sizin durumunuzda olmak en büyük talihsizliktir, hatta en büyük nasipsizliktir diye düşünüyoruz.Düşünebiliyor musunuz; iktidar partisinin herhangi bir kademesinde görevlisiniz, partiniz, son zamanlarda genel başkanının söylediği "sayın Öcalan almış olduğu kellelerin hesabını veriyor..." sözü ile hatırlanıyor. Siz de o partiden bir yetkili olarak haliyle "sayın" ve "kelle" utancı ile beraber hatırlanıyorsunuz. Genel Başkanının şehitler için "kelle" ifadesini kullandığı bir partiyi temsilen bir şehit ailesini ziyarete gitmek kadar zor ve terletici bir iş olamaz bu günlerde.Zaten şu gerçeği de milletimiz anlamakta, izah etmekte zorluk çekiyor:"Vatan namustur satılmaz" ilkesine rağmen yüzlerce milyon metrekare vatan toprağını satmış olan, ecnebi emlakçılar türetmiş olan bir partinin,Onbinlerce kilise açılmasına önayak olmuş, yine onbinlerce gencimizin şirke düşmesine zemin hazırlamış bir iktidarın,Ülkeyi bölünme aşamasına getirmiş, dünün eşkıya başlarının koskoca bir devleti küstahça, edepsizce, şerefsizce tehdit etme ortamını hazırlamış ve sataşmalar karşısında sus-pus oturan bir hükumetin herhangi bir yerinde koltuk değnekliğine devam etme mecburiyetiniz nerden geliyor?Sönmüş ampuller her yerde, yakasındaki ampul rozetinden utanıp saklayanlar her tarafta ama bu yeterli değil, milletimiz net tavır bekliyor.Göreviniz, makamınız ne olursa olsun istifa gerekçeleriniz kitaplara sığmayacak kadar çoktur. En sondakilerden birini yazabilirsiniz, mesela; "madem ki sizin lügatınızda bebek katili "sayındır" ve şehitler de "kelle"dir ,o halde kusura bakmayın bu utancı daha fazla taşıyamam, istifa ediyorum".Bu davranışınız hem çiçeği burnunda toprağın kara bağrına düşen şehitlerimiz için bir teşekkür hem de şehit ailelerine, yakınlarına teşekkür anlamını ifade edecek.Hem de şehit yakınlarını ziyaret ederken iki büklüm olmayacaksınız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025