logo
26 OCAK 2026

Sömürüde serbestlik

12.12.2007 00:00:00
Sömürülen ülkeler hariç, her ülke, ekonomik politikalarını kendi milli çıkar ve şartlarına göre belirlemektedir. Doğru olan da budur. Ülkelerin, milli çıkar ve şartları farklı olduğu için, ekonomik politikalar da ülkeden ülkeye değişmektedir. Bir başka deyişle,  her zaman , her yerde, olumlu sonuç verecek ekonomik bir politika ortaya konulamaz. Liberal yazarların, serbest piyasa ekonomisini, evrensel bir gerçek olarak takdim etmeleri yanlıştır. Aslında dünyada, serbest piyasa ekonomisi adı altında, serbest sömürü ekonomisi uygulanmaktadır. Piyasanın serbest olmasını savunanlar da, bu sömürüyü sürdürenlerdir. Serbest piyasa kavramı bile, sömürü için uydurulmuş aldatıcı bir kavramdır. Claude Jessua 'Kapitalizm' adlı kitabında der ki: "Kapitalizm terimi sonunda 'izm' ekine rağmen, ne bir zekâ ürünüdür, ne de teorik bir sistemdir" (s. 7). Peki nedir? Şudur: Sadece sömürmek için kurulmuş bir tuzaktır. Kapitalizm ile serbest piyasa arasındaki fark, kelime oyunundan ibarettir. "Kapitalizm, adaletsizlik, ya da sömürü kavramlarıyla birlikte anılarak, kötüleyici bir yan anlam edindi. Bu nedenle, liberal yazarlar, bu terimin yerine, 'serbest teşebbüs ekonomisi' ya da 'pazar ekonomisi' gibi daha yansız olduğunu düşündükleri deyimler koydular" (Bkz. A.g.e., s. 7). Deyimler, yansız ve sevimli gösterildi, fakat uygulamalarda hiçbir değişiklik yapılmadı. Sömürücü ülkeler, her dönemde 'ele verir telkini, kendi yutar salkımı' misali hareket etmişlerdir. Şöyle ki, kendileri güçsüz olduklarında, müdahaleci ve korumacı tedbirleri elden bırakmadılar. Bugün bile yeri geldiğinde aynı tedbirlere başvurmaktan asla kaçınmazlar. Merhum Attilâ İlhan, bu gerçeği şu sözlerle ifade etmiştir: "Liberalizmin babası sayılan Adam Smith, İngiltere'nin sömüreceği dünyaya liberalizmi telkin ederken, kendi ülkesi için müdahaleci ve korumacı bir ekonomi öngörüyordu" (Bkz. Cumhuriyet gazetesi, 6.11.2002). Osmanlı'ya da, böyle davranarak, yani serbest piyasayı  kabul ettirerek, onu yarı sömürge haline getirmişlerdi. Atatürk, bu durumu şöyle anlatıyordu: "Tanzimat'ın açtığı serbest ticaret devri, Avrupa rekabetine karşı kendisini savunamayan iktisadımızı, ayrıca kapitülâsyon zincirine bağlamıştı. Teşkilât ve ferdi kıymet bakımından iktisat sahasında bizden çok kuvvetli olanlar, memleketimizde bir de fazla olarak imtiyazlı mevkide bulunuyorlardı". Maalesef, günümüzde de benzer imtiyazlar, ziyadesiyle yabancılara verilmiştir. Meselâ, yerli yatırımcıya uygulanan stopajdan, yabancılar muaftır. İngiltere'den, sömürü önderliğini devralan ABD de, aynı yolu izlemektedir. "İngilizler gibi, Amerikalılar da, 1945'ten sonra serbest ticaret ve açık rekabetten yana olmuşlar ve bunu, zenginliğin böylelikle artacağını savundukları için değil, korumacılığın terk edilmesinden yararlanmaya en yakın olanların kendileri olduğunu bildikleri için  yapmışlardır. Kırk yıl sonrasında ise, bu güvenin zayıflaması yüzünden, düşüncelerde iç pazarın ve yerli tüketicinin korunmasından yana beklenebilir bir değişme olmuştur" (Bkz. Paul Kennedy, Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri, s. 620).  Demek ki, sömürücülerin yenisi de, eskisi gibi. İşine yaradığında  serbest piyasayı savunuyor, yaramadığında  ise, en katı müdahaleci ve korumacı tedbirleri alıyor. ABD'de, bu  içte korumacı, dışta serbestlik  politikasının temellerini atan, eski başkanlarından Grand, bakınız ne diyor: "İngiltere, yüzyıllar boyunca korumacılığı uyguladı ve olumlu sonuçlar aldı. Bugünkü gücünü bu sisteme borçlu olduğu açıktır. İki yüz yıldır serbest değişim sistemini benimsemesinin nedeni, korumacılığın artık kendisi için kârlı olmadığına inanmasıdır. Ben de diyorum ki, ülkemi iyi tanıdığım için, inanıyorum ki, iki yüz yılda Amerika korumacılıktan elde edeceği kârları sağladıktan sonra İngiltere gibi serbest değişimi benimseyecektir". Bu örneklerden sonra, ülkeyi yöneten AKP hükümetine soralım: Müdahaleci ve korumacı tedbirleri niçin kaldırıyorsunuz? İngiltere ve ABD gibi, serbest piyasa ülkemize yaradığı için mi? Dünyada ve ülkemizde, serbest piyasaya karşı  güvensizlik artarken, sizde güven ve bağlılık artıyor. Bunun sebebi nedir? Millet bilmek istiyor. 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.