Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın Irak, ardından İran'a yaptığı ziyaretler kafalardaki şüpheyi artırmaya başladı. Normal şartlarda bu ziyaretler, Türkiye'nin terörle mücadeleye destek ziyaretleri olarak lanse ediliyor. Ve medyaya yansıyan haberlere bakılırsa Ali Babacan gittiği ülkelerde Türkiye'nin PKK'ya karşı operasyon yapma ihtimalinden bahsedip, "ama biz diplomasiden yanayız" ana fikrini muhataplarına zerkediyor. Bu muhatapların başında peşmergebaşılardan Talabani'nin gelmesi de oldukça manidar. Babacan, son İran ziyaretinde, İranlı yetkililerce oldukça sıcak karşılandı ve hem İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, hem de İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad Türkiye'nin terörle mücadelesini "sonuna kadar" desteklediklerini belirttiler.Hatta Ahmedinecad bir adım daha ileri giderek, Babacan'a, "Türkiye'nin mücadelesini anladıklarını ve işbirliğine hazır olduklarını" söyledi.Yani desteğin de ötesinde işbirliği teklifi geldi. Hem de İran gibi çok ama çok önemli bir ülkeden. Sadece İran mı? Suriye ve diğer Arap ülkeleri de Türkiye'yi yalnız bırakmıyorlar. Tabii onların kendi içlerinde bazı kuşkuları, birilerinin onlara ısrarla dikte ettiği, Türkiye'nin Irak topraklarını "kalıcı olarak işgal" edeceği safsatası da yok değil. Ama prensip itibariyle, Türkiye'nin canını yakan ABD destekli terörü Türkiye'nin bitirmesi noktasında hiçbirinin muhalefeti yok.Şimdi gelelim Ali Babacan'ın ziyaretlerindeki kuşku çemberine?Babacan ile İranlı mevkidaşının ortak yaptıkları basın açıklamasında Muttaki, Türkiye'de sıradan bir vatandaşın bile artık bildiği yalın bir gerçeği, ABD ve İsrail'in terör örgütü PKK'yı desteklediğini ifade etti. Bunun üzerine Ali Babacan'a oldukça yumuşatılmış bir şekilde şu soru tevcih edildi: ABD, PKK'ya yardım ediyor mu? İşte Babacan'ın tarihe geçecek cevabı: "ABD, global terör eylemlerinin hedefi olmuş bir ülkedir. Terörün ve teröristin hedefi olmak nasıl bir şeydir bunu en iyi anlayacak birkaç ülke varsa bunlardan biridir. ABD'nin dünyadaki herhangi bir terör örgütüne destek verebileceğini düşünmek bile istemiyorum, böyle bir şeye ihtimal vermiyorum."Şimdi empati yapmanın tam zamanı?Kendinizi İran Dışişleri Bakanı Muttaki'nin yerine koyun. Size Türkiye'nin dışişleri Bakanı geliyor ve terör örgütü PKK ile mücadelede destek istiyor. Siz de "hay hay" diyor ve bu terör belasının arkasındaki iki devletin ismini ifade ediyorsunuz. O da ne, Türk meslektaşınız "hayır, buna katılmıyorum, o dediğiniz ülkeler teröre destek vermez" şeklinde bir çıkış yapıyor.Siz olsanız, Türkiye'yi ne kadar ciddiye alırdınız!İşte bütün mesele burada saklı. Türkiye son yıllarda uyguladığı bu dışpolitik anlayışla beraber bütün imaj ve itibarını kaybetti. Ama bütün bunlara (sayın Ali Babacan, sayın Recep Tayyip Erdoğan ve AKP politikalarına) rağmen, binlerce yıllık devlet geleneği ve jeopolitik konumu itibariyle Türkiye halen ciddi bir kredi ve etkiye sahip.Kuşku demişken, sonunu da getirelim. Ali Babacan geçtiğimiz ay neredeyse üç hafta boyunca ABD'de kaldı ve döner dönmez Ortadoğu turuna çıktı. Babacan'ın bu turu gerçekleştirmesini ABD'nin talep ettiği yönünde ciddi haberler çıktı medyada. Babacan'ın yaptığı son açıklamalara bakılırsa, bizim 'terörle mücadeleye destek' ziyaretleri olarak bildiğimiz temaslar da, ABD'nin talebi doğrultusunda gerçekleşen "turun" bir parçası olarak görünüyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012