"Kar getiren kuruluşlarımız ve yer altı kaynaklarımız haraç mezat yabancı şirketlere satıldı" diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "ekonomiyi iyi bilmeyen hükümetler ülkeyi kuruttular" dedi.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptığı basın açıklamasında, hükümetin ekonomiyi idare etmekte aciz kaldığını söyledi. Türkiye'nin yer altı ve yerüstü zenginliklerinin maalesef Türk milletinin elinden alınarak yabancı şirketlere peşkeş çekildiğine dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş, bundan dolayı hükümetin vatandaşın sırtına yeni vergiler yüklemekten başka bir şey yapamayacağını söyledi.
Karlı kuruluşlar satıldıHükümetin vergi gelirlerini tek gelir kalemi olarak görmesinin çok büyük bir yanlış olduğuna işaret eden Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Hükümetlerin geliri vardır gideri vardır. Bu arkadaşların geliri ne? Sadece vergi. Daha önce hatırlarsanız Türkiye'nin 3 katrilyon dolarlık yer altı kaynakları vardı. Bunların hepsini hükümetler yabancı şirketlere devrettiler. Ne alıp, almadıklarını da kimse bilmiyor. Bu kaynaklar elden gidince Türkiye'nin öyle bir gelir imkânı kalmadı. Yetmedi, bir de kar getiren KİT'ler vardı. Neydi bunlar? Tüpraş, POAŞ, Seka, Limanlar ve Sümerbank. Bunların tamamını da bedavaya elden çıkardılar. Bu saydığım kurumlar milyarlarca lira vergi veriyordu devlete. Bu gelirlerden de hükümetler mahrum kaldı. Sen yer altı kaynaklarını elinden çıkardın, karlı bütün kuruluşlarını sattın şimdi ne olacak? Şimdi işçine, memuruna, emekline, polisine, askerine maaş verebilmek için gerekli parayı nereden bulacaksın? Verginin dışında başla bir kapı yok."
Siyasiler ülkeyi kuruttu"Böyle bir mantıkla idare edildiğimiz müddetçe vergilerin artmaması gibi bir şey söz konusu olamaz" diyen BTP Genel Başkanı, "siyasiler kar getiren kurumlarımızı ve yeraltı kaynaklarımızı yabancılara peşkeş çektikleri için başka çare kalmamıştır" diye konuştu. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Vergiler daha da artacak. Geçen yıl sağlıkta katkı payı olarak 15 lira veriyorduk, şimdi 50 lira olacak. Mecbursun buna, aksi takdirde hükümetin bu işi yürütmesi mümkün değil. Senin cebinden bunu almazsa giderlerine ne verecek? Kaynakları kuruttu, elinden çıkardı."
Bize kulak asmadılar"Ben hesap adamıyım, kolay kolay yanılmam" diyen Prof. Dr. Haydar Baş Ecevit döneminde yaşanan bazı gelişmelere değindi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Hiç unutmam, Sayın Bülent Ecevit Bey -Allah rahmet eylesin- bir bütçe yaptı. Bu bütçeyle beraber de enflasyonu aşağı çekeceğiz dediler. Kemal Derviş Bey'i de Amerika'dan getirdiler. Ben bunların yapacakları işleri okudum. Bütçelerini okuyunca baktım ki, adamların mantığı piyasadan parayı çekmek üzerine kurulmuş. Yani parayı piyasadan emecekler. Bu şekilde enflasyonu düşürmeniz hiç mümkün değil. O zaman IMF'nin memurları Derviş'le beraber oturup kalkıyorlar. Herkes bayram havasında bir tane Zümrüdü Anka geldi Türkiye'yi uçuracak sanıyorlar. Tek aykırı ses benden çıktı. 'Kendinizi kandırıyorsunuz. Bu adamın hiçbir şey yapması mümkün değil' dedim. Ben hesap adamıyım arkadaşlar kolay kolay yanılmam? Bize tabi kulak asmadılar. Aradan tam bir yıl geçti ve enflasyon rakamlarını yüzde 20 olarak ilan ettiler. Biz de bunları gece gündüz konuştuğumuz için bana geldiler, 'Yahu sen yüzde 45'in altına düşmez diyordun. Bunlar yüzde 20 açıkladılar. Sen de bu işi bilmiyorsun' dediler. 'Yahu benim hesabım doğru' dedim. Niye? O zaman yıllık faizler yüzde 55 civarında. Yüz lira kredi alan bir vatandaş bunu 155 lira olarak geriye ödeyeceğine göre bu vatandaş sattığı malın maliyetine bu 55 lirayı ilave etmeyecek mi? İlave edecek ki, aldığım kredinin karşılığındaki faizi ödeyebilsin. Bunlar biz yüzde 20'ye bu işi çektik diyorlar. Ben yalan konuşuyorlar dedim. Çok geçmedi Avrupa bankaları Türkiye'den 5 milyar dolar para çektiler güm diye ekonomi dibe vurdu bir de baktık ki enflasyon yüzde 50'leri buldu.
Eğri oturup doğru konuşalım"Hükümet ekonomiyi iyi bilmiyor. Bunun için de işin içinden çıkamıyorlar" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Eğri oturacağız, doğru konuşacağız. Şimdi bu arkadaşlar ekonomiyi maalesef bilmiyorlar. Bilmedikleri için de işin içinden çıkamıyorlar. Siyaset meydanlarında konuşurken 'ben sağlık hizmetini bedava yapacağım' diyorlar. Doğru yaparsın ama neyle yapacaksın kaynağın nerede? Şu hizmeti bedava yapacağım. Yaparsın, ama kaynağın nerede? Sen bütün kaynakları elinden çıkardın bunları yapacağım diyorsun. Sen Hazreti Hızır değilsin ki, gökten para yağsın sana. Böyle bir şey olmadığına göre bu vergileri milletin sırtına yüklemeye bunlar mecburdur. Ancak bu hizmetleri yapacak olan kimdir. Biziz. Bağımsız Türkiye Partisi'dir" diye konuştu.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptığı basın açıklamasında, hükümetin ekonomiyi idare etmekte aciz kaldığını söyledi. Türkiye'nin yer altı ve yerüstü zenginliklerinin maalesef Türk milletinin elinden alınarak yabancı şirketlere peşkeş çekildiğine dikkatleri çeken Prof. Dr. Haydar Baş, bundan dolayı hükümetin vatandaşın sırtına yeni vergiler yüklemekten başka bir şey yapamayacağını söyledi.
Karlı kuruluşlar satıldıHükümetin vergi gelirlerini tek gelir kalemi olarak görmesinin çok büyük bir yanlış olduğuna işaret eden Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Hükümetlerin geliri vardır gideri vardır. Bu arkadaşların geliri ne? Sadece vergi. Daha önce hatırlarsanız Türkiye'nin 3 katrilyon dolarlık yer altı kaynakları vardı. Bunların hepsini hükümetler yabancı şirketlere devrettiler. Ne alıp, almadıklarını da kimse bilmiyor. Bu kaynaklar elden gidince Türkiye'nin öyle bir gelir imkânı kalmadı. Yetmedi, bir de kar getiren KİT'ler vardı. Neydi bunlar? Tüpraş, POAŞ, Seka, Limanlar ve Sümerbank. Bunların tamamını da bedavaya elden çıkardılar. Bu saydığım kurumlar milyarlarca lira vergi veriyordu devlete. Bu gelirlerden de hükümetler mahrum kaldı. Sen yer altı kaynaklarını elinden çıkardın, karlı bütün kuruluşlarını sattın şimdi ne olacak? Şimdi işçine, memuruna, emekline, polisine, askerine maaş verebilmek için gerekli parayı nereden bulacaksın? Verginin dışında başla bir kapı yok."
Siyasiler ülkeyi kuruttu"Böyle bir mantıkla idare edildiğimiz müddetçe vergilerin artmaması gibi bir şey söz konusu olamaz" diyen BTP Genel Başkanı, "siyasiler kar getiren kurumlarımızı ve yeraltı kaynaklarımızı yabancılara peşkeş çektikleri için başka çare kalmamıştır" diye konuştu. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Vergiler daha da artacak. Geçen yıl sağlıkta katkı payı olarak 15 lira veriyorduk, şimdi 50 lira olacak. Mecbursun buna, aksi takdirde hükümetin bu işi yürütmesi mümkün değil. Senin cebinden bunu almazsa giderlerine ne verecek? Kaynakları kuruttu, elinden çıkardı."
Bize kulak asmadılar"Ben hesap adamıyım, kolay kolay yanılmam" diyen Prof. Dr. Haydar Baş Ecevit döneminde yaşanan bazı gelişmelere değindi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Hiç unutmam, Sayın Bülent Ecevit Bey -Allah rahmet eylesin- bir bütçe yaptı. Bu bütçeyle beraber de enflasyonu aşağı çekeceğiz dediler. Kemal Derviş Bey'i de Amerika'dan getirdiler. Ben bunların yapacakları işleri okudum. Bütçelerini okuyunca baktım ki, adamların mantığı piyasadan parayı çekmek üzerine kurulmuş. Yani parayı piyasadan emecekler. Bu şekilde enflasyonu düşürmeniz hiç mümkün değil. O zaman IMF'nin memurları Derviş'le beraber oturup kalkıyorlar. Herkes bayram havasında bir tane Zümrüdü Anka geldi Türkiye'yi uçuracak sanıyorlar. Tek aykırı ses benden çıktı. 'Kendinizi kandırıyorsunuz. Bu adamın hiçbir şey yapması mümkün değil' dedim. Ben hesap adamıyım arkadaşlar kolay kolay yanılmam? Bize tabi kulak asmadılar. Aradan tam bir yıl geçti ve enflasyon rakamlarını yüzde 20 olarak ilan ettiler. Biz de bunları gece gündüz konuştuğumuz için bana geldiler, 'Yahu sen yüzde 45'in altına düşmez diyordun. Bunlar yüzde 20 açıkladılar. Sen de bu işi bilmiyorsun' dediler. 'Yahu benim hesabım doğru' dedim. Niye? O zaman yıllık faizler yüzde 55 civarında. Yüz lira kredi alan bir vatandaş bunu 155 lira olarak geriye ödeyeceğine göre bu vatandaş sattığı malın maliyetine bu 55 lirayı ilave etmeyecek mi? İlave edecek ki, aldığım kredinin karşılığındaki faizi ödeyebilsin. Bunlar biz yüzde 20'ye bu işi çektik diyorlar. Ben yalan konuşuyorlar dedim. Çok geçmedi Avrupa bankaları Türkiye'den 5 milyar dolar para çektiler güm diye ekonomi dibe vurdu bir de baktık ki enflasyon yüzde 50'leri buldu.
Eğri oturup doğru konuşalım"Hükümet ekonomiyi iyi bilmiyor. Bunun için de işin içinden çıkamıyorlar" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Eğri oturacağız, doğru konuşacağız. Şimdi bu arkadaşlar ekonomiyi maalesef bilmiyorlar. Bilmedikleri için de işin içinden çıkamıyorlar. Siyaset meydanlarında konuşurken 'ben sağlık hizmetini bedava yapacağım' diyorlar. Doğru yaparsın ama neyle yapacaksın kaynağın nerede? Şu hizmeti bedava yapacağım. Yaparsın, ama kaynağın nerede? Sen bütün kaynakları elinden çıkardın bunları yapacağım diyorsun. Sen Hazreti Hızır değilsin ki, gökten para yağsın sana. Böyle bir şey olmadığına göre bu vergileri milletin sırtına yüklemeye bunlar mecburdur. Ancak bu hizmetleri yapacak olan kimdir. Biziz. Bağımsız Türkiye Partisi'dir" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.