Yaklaşan 12 Haziran Milletvekili seçimi dolayısıyla meydan savaşları mı desem, meydan sataşmaları mı desem, bir kavgadır gidiyor. Başbakanından Ana muhalefet partilerine varıncaya kadar, ağza alınmaz sataşmalar, hakaretler dile getirilmekte, vatandaş da tiyatro seyreder gibi seyretmekten başka bir şey yapamamaktadır. Ancak yaşanan bu tartışmalar gerçekten de toplumun hararetini yükseltmekte, endişelere sevk etmektedir.YGS sınavında meydana çıkan şifre tartışmalarıyla başlayan protesto gösterileri kapsamında Taksimde toplanan 2000 e yakın gencin masumane hak arama gösterileri Sayın Başbakanı çok kızdırmış olacak ki meydanlara adam doldurmakla bir şeylerin hallolmayacağını dile getirirken şimdi bende meydanlara 10 000 genç göndersem ne olur diye cevap vermişti?Bu konuda herkes bir şeyle söyler de MHP Lideri Sayın Bahçeli bir şeyler söylemez mi? Tabi ki o da her zamanki gibi kükredi ve bende meydanlara 1000 tane bozkurt gönderirim diye cevap verdi. Meydanlara adam gönderen gönderene, sanki gençler sizin babanızın malı... Bırakında gençler kendileri karar versinler meydanlara ne zaman inip inmeyeceklerine. Onlar öğrencidir, hak aramak onların en tabi hakkıdır. Mağdur edildiklerini düşünüyorlarsa, bırakın kendi başlarına yürüsünler haykırsınlar. Her ne kadar Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı "biz ikna olduk" diyorlarsa da eğer kendileri ikna olmamışlarsa ve demokratik olarak bir mücadele ortaya koyuyorlarsa neden onları siyasi emellerinize ve kavgalarınıza alet ediyorsunuz. Yaşanan olaylara bakınca insan endişeleniyor. Biz 12 eylül öncesi olaylarını bizatihi yaşayan, o zamanın gençleriyiz. Lise yıllarımızda bu tür gerginlikler neticesinden kardeş kardeşi az vurmadı, az ocaklar sönmedi, az insanın geleceği kararmadı? Görünen o ki hala o günlerden gereken dersler alınmamış?Şimdi herkese şunu hatırlatmak gerekiyor sanırım: Yaşanan bu polemiklerin iki sakıncalı yönü vardır. Birincisi; kavga politikasıyla insanların gündemleri meşgul edilerek partiler çözümsüzlüklerini, plan ve projelerinin olmadığını gizleyecekler. İkincisi; yaşanan gerginlik politikası toplumu tahrik ederek huzur ve barış ortamı tehlikeye girecektir. Her iki durumda da açlık, işsizlik ve sefalet yaşayan vatandaşın bu seçimi de karambole gidecek, vatandaşın hesap sorma işi başka bahara kalacak?Ey seçmen kardeşlerim; Geliniz bu benzeri tiyatrolara alet olmayın, siyasilere plan sorun, proje sorun, hesap sorun. Hak edene de hak ettiği dersi sandıkta vermekten de geri durmayın. Siz siz olun kimsenin oyun ve oyuncağı haline de gelmeyin!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025