Son günlerde yine milletimizin önüne konmaya çalışılan "eve dönüş", "pişmanlık yasası" adı altında "teröristlere af" gündem edilmektedir. Hükümet, her zamanki gibi milletin "hazmetme kapasitesini" ölçerek bir ileri bir geri manevralarla işi idare etmeye, uygulama için de uygun ortam ve zamanı kollamaya çalışmaktadır.
Başbakanın; "eve dönüş ve pişmanlık yasası konularında çalışma var" deyip, tepkiler artınca da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in; "Yeni bir yasal düzenleme olarak Bakanlar Kurulu'nda bu konuyu konuşmadık" şeklinde açıklama yapması hükümetin alışılagelmiş tavırlarındandır.
Geçen günlerde CHP'nin; "Başbakan BOP eş başkanı mı?" diye soru yöneltmesine karşı Devlet Bakanının mecliste verdiği cevap; "yok öyle bir şey!" dediği gibi (!)
Halbuki Başbakan, uygun ortamlarda göğsünü gere gere; "Biz BOP eş başkanlarından biriyiz" demektedir. Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) vatandaş tarafından ne anlama geldiği gün ışığına çıktıkça AB noktasında olduğu gibi taraftar kaybedilmesinden endişe edildiğinden, af konusunda da hazmettire hazmettire hareket edilmektedir.
***
Gelelim pişmanlık ve eve dönüş yasalarının gündem edilmesine?
İşlenen suçların cezasız kalması manasına gelecek olan af nitelikli her davranış, insanların suça teşvik olunmasının önünü sürekli açık bırakmaktadır. Hele de vatanın bölünmez bütünlüğüne, insanların mal ve can güvenliğine kast eden, yardım ve yataklık edenlerin pişmanlıktan istifadesi kökten yanlış bir olaydır. İnsanları bu şekilde topluma kazandırmak asla mümkün değildir.
İnsanlar topluma suç işlemeden önce eğitim ve sosyal yardımlarla, yani işini-aşını temin etmekle kazanılır. Suç işlendikten sonra cezasının verilmesi şarttır. Suçun karşılığı olan ceza ile önlenebileceği hakkında görüşlerimizi; "Suç ve Ceza" adlı makalemizde dile getirmiştik.
***
Nice canların yok olmasına vesile olmuş birilerini affetmek ya da cezalarını hafifletmek, kaybolan canlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Onun "pişman oldum" demesi ne yok olmuş canları geri getirecek ne de sönen ocakları geri tüttürecektir. Vatan için millet için canını seve seve vermekten çekinmeyen vatan evlatları, şehit aileleri ve yakınları kanlarının yerde kalmasına, suçluların affedilmesine ne diyecek?
Suç affedilecekse suça engel olmak niye ki?..
Şimdiye kadar çok denenen ancak, asla çözüm olmayan eve dönüş ve pişmanlık yasalarıyla; "ne evine dönen var, ne de pişman olan"?
Yaşanan olaylara ve tırmanan terör olaylarına bakıldığında bu tespitlerimizin doğruluğu açıkça görülecektir. Dağdan şehre inenler, dağdaki felsefesini her ortamda devam ettirmektedirler. Mecliste bile olsalar?
Çözüm; "Dağdan indirmek değil, dağa çıkışa engel olmaktır".
Suç suçtur, ister dağda ister ovada işlensin, fark etmez. Suçu işleyenler ve suça yataklık edenler hak ettikleri cezaya mutlaka çarptırılmalıdır.
Uğur KEPEKÇİ
www.ugurkepekci.com
ukepekci@hotmail.com
Başbakanın; "eve dönüş ve pişmanlık yasası konularında çalışma var" deyip, tepkiler artınca da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in; "Yeni bir yasal düzenleme olarak Bakanlar Kurulu'nda bu konuyu konuşmadık" şeklinde açıklama yapması hükümetin alışılagelmiş tavırlarındandır.
Geçen günlerde CHP'nin; "Başbakan BOP eş başkanı mı?" diye soru yöneltmesine karşı Devlet Bakanının mecliste verdiği cevap; "yok öyle bir şey!" dediği gibi (!)
Halbuki Başbakan, uygun ortamlarda göğsünü gere gere; "Biz BOP eş başkanlarından biriyiz" demektedir. Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) vatandaş tarafından ne anlama geldiği gün ışığına çıktıkça AB noktasında olduğu gibi taraftar kaybedilmesinden endişe edildiğinden, af konusunda da hazmettire hazmettire hareket edilmektedir.
***
Gelelim pişmanlık ve eve dönüş yasalarının gündem edilmesine?
İşlenen suçların cezasız kalması manasına gelecek olan af nitelikli her davranış, insanların suça teşvik olunmasının önünü sürekli açık bırakmaktadır. Hele de vatanın bölünmez bütünlüğüne, insanların mal ve can güvenliğine kast eden, yardım ve yataklık edenlerin pişmanlıktan istifadesi kökten yanlış bir olaydır. İnsanları bu şekilde topluma kazandırmak asla mümkün değildir.
İnsanlar topluma suç işlemeden önce eğitim ve sosyal yardımlarla, yani işini-aşını temin etmekle kazanılır. Suç işlendikten sonra cezasının verilmesi şarttır. Suçun karşılığı olan ceza ile önlenebileceği hakkında görüşlerimizi; "Suç ve Ceza" adlı makalemizde dile getirmiştik.
***
Nice canların yok olmasına vesile olmuş birilerini affetmek ya da cezalarını hafifletmek, kaybolan canlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Onun "pişman oldum" demesi ne yok olmuş canları geri getirecek ne de sönen ocakları geri tüttürecektir. Vatan için millet için canını seve seve vermekten çekinmeyen vatan evlatları, şehit aileleri ve yakınları kanlarının yerde kalmasına, suçluların affedilmesine ne diyecek?
Suç affedilecekse suça engel olmak niye ki?..
Şimdiye kadar çok denenen ancak, asla çözüm olmayan eve dönüş ve pişmanlık yasalarıyla; "ne evine dönen var, ne de pişman olan"?
Yaşanan olaylara ve tırmanan terör olaylarına bakıldığında bu tespitlerimizin doğruluğu açıkça görülecektir. Dağdan şehre inenler, dağdaki felsefesini her ortamda devam ettirmektedirler. Mecliste bile olsalar?
Çözüm; "Dağdan indirmek değil, dağa çıkışa engel olmaktır".
Suç suçtur, ister dağda ister ovada işlensin, fark etmez. Suçu işleyenler ve suça yataklık edenler hak ettikleri cezaya mutlaka çarptırılmalıdır.
Uğur KEPEKÇİ
www.ugurkepekci.com
ukepekci@hotmail.com
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025