Onlar, Allah’ın Kur’an’da sözünü ettiği ‘kıskanılan insanlardır’
Büreyd el-İclî şöyle demiştir: “Ebu Câfer’e (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm), ‘Allah'a itaat edin, Resûle ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin...’ ayetini sordum
14.10.2023 08:33:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Büreyd el-İclî şöyle demiştir: "Ebu Câfer'e (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm), 'Allah'a itaat edin, Resûle ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin...' ayetini sordum.
Bana şu cevabı verdi: 'Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, puta ve Tâğut'a inanıyor ve kâfirler hakkında, 'bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadırlar' diyorlar.'
Bunlar sapıklık önderleri ve cehennem davetçileri hakkında, 'Bunlar, Hz. Muhammed'in Ehl-i Beyt'inden daha doğru bir yol üzeredirler' diyorlar.
'İşte onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse, onun için bir yardımcı bulamazsın. Yoksa onlar için mülkte bir pay mı vardır?' İmamet ve hilâfet hususunda bir yetkiye mi sahip kılınmışlardır?
'Öyle olsaydı insanlara çekirdek filizi kadar bir şey bile vermezlerdi.' Burada geçen 'insanlar' ifadesinden maksat biziz. Allah biz Ehl-i Beyt'i kastediyor. 'en-Nâkir' ise çekirdeğin içindeki filiz demektir.
'Yoksa onlar, Allah'ın verdiği şeyler için insanlara hased mi duyuyorlar?' Allah'ın bize verdiği imamet makamından dolayı başkaları tarafından kıskanılan insanlar biziz, yoksa bütün insanlar değil.
'Oysa İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.' Allah, onları Resûller, nebiler ve imamlar kıldığını belirtiyor. İbrahim'in soyu için bu yetkiyi tanıdıkları halde, nasıl oluyor da Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve âlihi) soyu söz konusu olduğunda inkâr ediyorlar?
'Onlardan bir kısmı inandı, kimi de ondan yüz çevirdi; onlara kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter. Şüphesiz ayetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar. Allah, daima üstün ve hâkimdir.'
Büreyd el-İclî, Ebu Câfer'den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) Allah Tebareke ve Teâlâ, 'İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir mülk de verdik' ayetiyle ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir:
'Allah onlardan Resûller, nebiler ve imamlar göndermiştir. Ama şu insanlara ne oluyor ki, İbrahim'in (Aleyhisselâm) soyu için böyle bir özelliği kabul ediyorlar, buna karşılık Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve âlihi) soyu söz konusu olunca inkâr ediyorlar?'
Dedim ki: 'Onlara büyük bir mülk de verdik, ifadesinin anlamı nedir?'
Bana şu karşılığı verdi: Büyük mülk, imamlık yetkisini onlara vermesidir. Kim onlara itaat ederse, Allah'a itaat etmiş, kim de onlara isyan ederse, Allah'a isyan etmiş olur. İşte büyük mülk budur."
ALLAH'IN, KİTABINDA ZİKRETTİĞİ AYETLER İMAMLARDIR
Yûnus b. Yâkub, Ebu Câfer'den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm), "Bütün ayetlerimizi yalanladılar" ayetiyle ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir:
"Burada demek isteniyor ki, onlar bütün vasileri yalanladılar."
Ebu Hamza şöyle rivayet etmiştir: "Ebu Câfer'e (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) dedim ki: 'Sana kurban olayım. Taraftarlarınız, 'Birbirlerine neyi soruyorlar? Büyük haberi mi?' ayetlerinin tefsirini senden soruyorlar.'
Buyurdu ki: 'Bu, bana kalmış bir şeydir. İstersem haber veririm, istersem haber vermem.'
Ardından şöyle dedi: 'Fakat sana bu ayetlerin tefsirini haber vereceğim.'
Dedim ki: 'Birbirlerine neyi soruyorlar? ifadesi ne anlama gelir?'
Dedi ki: Bu ifade, Emirü'l-Mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib Aleyhisselâm) hakkındadır.
Emirü'l-Mü'minin şöyle derdi: 'Allah'ın (Azze ve Celle) benden daha büyük bir ayeti yoktur. Allah'ın benden daha büyük haberi yoktur.' (Bazı rivayetlerde "büyük haber"in Ali (a.s) olduğu belirtiliyor. Bu, bâtınî bir tefsirdir."
ALLAH-U TEÂLÂ'NIN, KİTABINDA İLİMLE VASIFLANDIRDIKLARI İMAMLARDIR
Câbir şöyle rivayet etmiştir: "Ebu Câfer (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm), 'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür' ayetiyle ilgili olarak şöyle buyurdu:
Bilenlerden maksat, biz Ehl-i Beyt'iz; bilmeyenlerden maksat da düşmanlarımızdır. Bizim taraftarlarımız da akıl sahipleridir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Muhammed Bakır eserinden)
Bana şu cevabı verdi: 'Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, puta ve Tâğut'a inanıyor ve kâfirler hakkında, 'bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadırlar' diyorlar.'
Bunlar sapıklık önderleri ve cehennem davetçileri hakkında, 'Bunlar, Hz. Muhammed'in Ehl-i Beyt'inden daha doğru bir yol üzeredirler' diyorlar.
'İşte onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse, onun için bir yardımcı bulamazsın. Yoksa onlar için mülkte bir pay mı vardır?' İmamet ve hilâfet hususunda bir yetkiye mi sahip kılınmışlardır?
'Öyle olsaydı insanlara çekirdek filizi kadar bir şey bile vermezlerdi.' Burada geçen 'insanlar' ifadesinden maksat biziz. Allah biz Ehl-i Beyt'i kastediyor. 'en-Nâkir' ise çekirdeğin içindeki filiz demektir.
'Yoksa onlar, Allah'ın verdiği şeyler için insanlara hased mi duyuyorlar?' Allah'ın bize verdiği imamet makamından dolayı başkaları tarafından kıskanılan insanlar biziz, yoksa bütün insanlar değil.
'Oysa İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.' Allah, onları Resûller, nebiler ve imamlar kıldığını belirtiyor. İbrahim'in soyu için bu yetkiyi tanıdıkları halde, nasıl oluyor da Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve âlihi) soyu söz konusu olduğunda inkâr ediyorlar?
'Onlardan bir kısmı inandı, kimi de ondan yüz çevirdi; onlara kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter. Şüphesiz ayetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar. Allah, daima üstün ve hâkimdir.'
Büreyd el-İclî, Ebu Câfer'den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) Allah Tebareke ve Teâlâ, 'İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir mülk de verdik' ayetiyle ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir:
'Allah onlardan Resûller, nebiler ve imamlar göndermiştir. Ama şu insanlara ne oluyor ki, İbrahim'in (Aleyhisselâm) soyu için böyle bir özelliği kabul ediyorlar, buna karşılık Hz. Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve âlihi) soyu söz konusu olunca inkâr ediyorlar?'
Dedim ki: 'Onlara büyük bir mülk de verdik, ifadesinin anlamı nedir?'
Bana şu karşılığı verdi: Büyük mülk, imamlık yetkisini onlara vermesidir. Kim onlara itaat ederse, Allah'a itaat etmiş, kim de onlara isyan ederse, Allah'a isyan etmiş olur. İşte büyük mülk budur."
ALLAH'IN, KİTABINDA ZİKRETTİĞİ AYETLER İMAMLARDIR
Yûnus b. Yâkub, Ebu Câfer'den (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm), "Bütün ayetlerimizi yalanladılar" ayetiyle ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir:
"Burada demek isteniyor ki, onlar bütün vasileri yalanladılar."
Ebu Hamza şöyle rivayet etmiştir: "Ebu Câfer'e (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm) dedim ki: 'Sana kurban olayım. Taraftarlarınız, 'Birbirlerine neyi soruyorlar? Büyük haberi mi?' ayetlerinin tefsirini senden soruyorlar.'
Buyurdu ki: 'Bu, bana kalmış bir şeydir. İstersem haber veririm, istersem haber vermem.'
Ardından şöyle dedi: 'Fakat sana bu ayetlerin tefsirini haber vereceğim.'
Dedim ki: 'Birbirlerine neyi soruyorlar? ifadesi ne anlama gelir?'
Dedi ki: Bu ifade, Emirü'l-Mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib Aleyhisselâm) hakkındadır.
Emirü'l-Mü'minin şöyle derdi: 'Allah'ın (Azze ve Celle) benden daha büyük bir ayeti yoktur. Allah'ın benden daha büyük haberi yoktur.' (Bazı rivayetlerde "büyük haber"in Ali (a.s) olduğu belirtiliyor. Bu, bâtınî bir tefsirdir."
ALLAH-U TEÂLÂ'NIN, KİTABINDA İLİMLE VASIFLANDIRDIKLARI İMAMLARDIR
Câbir şöyle rivayet etmiştir: "Ebu Câfer (Muhammed Bâkır Aleyhisselâm), 'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür' ayetiyle ilgili olarak şöyle buyurdu:
Bilenlerden maksat, biz Ehl-i Beyt'iz; bilmeyenlerden maksat da düşmanlarımızdır. Bizim taraftarlarımız da akıl sahipleridir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Muhammed Bakır eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.