OHAL kısmen geri geldi
Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla 9 kentte 41 tane 1990'lardaki OHAL uygulamasını çağrıştıran 'geçici güvenlik bölgesi' oluşturuldu. En fazla geçici güvenlik bölgesi 14 tane ile Tunceli'de bulunuyor
08.08.2015 00:00:00
YENİ MESAJ/İSTANBULTürkiye, Olağanüstü Hâl Bölge Valiliği (OHAL) uygulamasıyla 8 ilde güvenliği sağlamak amacıyla 19 Temmuz 1987 tarihinde tanışmıştı. İlk olarak Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkâri, Mardin, Siirt, Tunceli ve Van'da uygulanmaya başlandı. Daha sonra Adıyaman, Bitlis ve Muş mücavir (komşu) il olarak dahil oldu. 1990'da Batman ve Şırnak'ın il olmasıyla bu sayı 13'e yükseldi. Olağanüstü hal uygulanan iller zamanla değişmekle birlikte 30 Kasım 2002 tarihinde kaldırıldı. Bugünlerde OHAL'ı andıran 'geçici güvenlik bölgesi' uygulaması gündemde. Halen Tünceli'de 14, Şırnak'ta 9, Kilis'te 4, Hakkâri ve Şanlıurfa'da 3'er, Gaziantep, Siirt, Ağrı ve Kars'ta 2'şer bölge 'geçici güvenlik bölgesi' ilan edildi. Böylece vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ile güven ortamının sürdürülmesi, devlet ile milletin her türlü terörist tehdit ve saldırıdan korunması amacıyla halen 9 kentte 'geçici güvenlik bölgesi' bulunuyor. Özel güvenlik bölgeleri, '2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu' uyarınca oluşturuluyor.En fazla 6 ay sürüyorTerörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar nedeniyle meskun mahal dışında, can ve mal güvenliğinin korunması bakımından girilmesinde sakınca bulunan yerlerde operasyonun devam ettiği süreyle sınırlı olmak üzere, Genelkurmay Başkanlığı veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde vali kararıyla 15 gün ila 6 ay gibi sürelerle güvenlik bölgesi ilan edilebiliyor. Özel güvenlik bölgesi, bölücü terör örgütünün yaptığı terör ve yıldırma eylemleri nedeniyle ilin sosyal ve ekonomik gelişmesinin olumsuz etkilendiği, bu eylemler neticesinde vatandaşların, ekonomik, sosyal faaliyetlerini yürütme ve seyahat etme haklarını kullanmaktan mahrum kaldıkları ve günlük hayatları etkilenen vatandaşların büyük mağduriyet yaşadıkları gerekçesiyle ilan ediliyor.Bu bölgeler, vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ile güven ortamının sürdürülmesi, devlet ile milletin her türlü terörist tehdit ve saldırıdan korunması amacıyla belirleniyor. Kanunun, kamulaştırma yapılabilmesine de olanak tanıdığı güvenlik bölgelerine izinsiz girilemiyor, buna aykırı hareket edenler hapis ve para cezalarına çarptırılabiliyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.