Toplu halde yaşanan dünyada, insanların birbirleriyle ilişkilerinin bir esasa, bir düzene bağlanması bir zorunluluk. Bu zorunluluğu hisseden insanlar, buna ilişkin çeşitli tecrübelerden sonra bugüne gelmiştir. Bugün insanların davranışları; anayasa, yasalar, yönetmelikler, yönergeler, genelgeler, tamimler vb. ile düzenleniyor. Bu düzenleyiciler arasında çeşitli 'ihtisas alanları' da var. Bir kanun, vergileri düzenlerken; bir başka kanun trafiği düzenliyor. Ticaret türünden faaliyetleri düzenleyen bir kanun da var. Hatta bu kanun içinde ticaretin özel halleri için 'özel düzenlemeler' bile var. Sigortayı düzenleyen bölüm, taşımaları düzenleyen bölüm gibi?Otobüsçülük düzeniticaret faaliyeti olan otobüsçülüğün de özel olarak değerlenmesi mecburiyeti var. Her ne kadar otobüsçülüğü düzenleyen etkili bir kanun yok dense de, gerçekte bu alanda boşluk pek çok değil. Tabii, önce otobüsçülüğün ne olduğunda anlaşmamız lazım. Otobüsçülük nedir?'Otobüsçüler Derneği' denince kimlerin derneği olduğu kastedilir? Firma sahibi, otobüs sahibi, yazıhane ya da acente işletmeciliği gibi tüm otobüsçülük faaliyetlerini, otobüsçülük sayarak konuya bakabiliriz. Otobüsçülük, bir trafik olayı da olduğu için, Karayolları Trafik Kanunu bu faaliyetin epey önemli bir kısmını düzenlemiş. Ticaret Kanunu'nun ticaretle ilgili genel hükümleri, otobüsçülük için de geçerli. Bu kanunun ayrıca taşıma ile ilgili bölümü var. Yolcu taşımacılığı, acentelik, komisyonculuk için hükümler var. Vergi konusunda, rekabet konusunda, sigorta konusunda çeşitli düzenlemeler var. Bu düzenlemelerin bir kısmını beğenmeseniz de, en azından büyük bir boşluk olmadığını kabul etmelisiniz. Bütün bunların yanında bir de sahip olduğumuz iki yönetmeliğimiz var. Kısaca söylemek gerekirse, pek düzenlenmemiş bir faaliyet alanımız yok. Belki yapılan düzenlemelerin yanlış olduğunu söyleyebilirsiniz ama, olmadığını pek söyleyemezsiniz. Bu yüzden de Taşıma Kanunu'nda pek yeni bir şey yok. Bu, zaten beklenen bir durum olmalı. Tabii, 'düzenleme yok' ya da 'düzenleme yanlış' diyenlerin kendi yanlışları daha önemli. "Fiyatları devlet belirlesin, rekabet önlensin, devlet taban fiyat koysun" türünden bugünkü ekonomik koşullarda uygulanması imkansız olan şeyleri talep edenler oldu. Daha çok beklemeleri gerekirdi ama, gerçekleşti. Ya hayata geçirilişi? O biraz 'meşkûk' (şüpheli) galiba?Bazı standartlarİnsanların mesleklerini icrasına dair bazı alanların devlet tarafından düzenlenmesi, bazen mümkün değildir, bazen de doğru değildir. İnsanların kendilerince doğruların belirlenmesini ister. Ancak herkesin ayrı bir "keyfi uygulama" yapması da hoş görülmediğinden, 'meslek ahlakı' ya da 'meslek etiği' denen 'standartlar' konmuştur. Önce şu iyi bilinmelidir ki; meslek ahlakı ile kanuna aykırı olmayan yani serbest olan alanlar düzenlenir. Kanunun düzenlediğini beğenmeyip, bunun yerine daha iyisini getirme yoktur. Kanuna aykırı iyi iş olmadığı gibi, kanuna aykırı meslek ahlakı da olmaz. Kanunun suç saymadığı ve serbest bıraktığı alanlar, meslek ahlakı ile düzenlenir. Otobüsçülük, artık epey eski bir meslek. Otobüsçüler de genel ahlak kuralları bakımından bazı istisnalar dışında çok iyi durumdadır. Ancak genel ahlak kuralları dışında mesleğimize özgü özel kuralları pek tesis edemedik. Komşunun yolcusunu ayartmamak, fiyat konularında sözünde durmak türünde mesleki konularda hayli boşluk bulunuyor. Bu da sorun, karmaşa ve düzensizlik oluyor. Sonuçta hem kazancımız, hem de dostluğumuz zarar görebiliyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012