Uluslararası para spekülatörleri ile yabancı bankalar, bundan 4 yıl önce Asya Krizi süresince Türkiye'de kullandıkları benzer taktikler ile Malezya, Tayland ve Güney Kore ekonomilerini çökertmişlerdi. Para 'teröristlerinin' oyunlarını sezen Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, ülke ekonomisini raya oturtmak için ilk olarak bu ' para teröristlerin' elindeki oyuncağı ellerinden almıştı.
Asya Krizi olarak bilinen 'yerel mali piyasalardan yani sermaye ve döviz piyasalarından' yüksek miktarda fonların (kaynakların-paraların) dışarıya yani Batı'ya doğru hareketi, ilk olarak Tayland'da başladı. Dışa doğru bu fon akışı kısa sürede Asya kaplanları olarak bilinen Güney Kore, Endonezya ve Malezya'yı da etkisi altına aldı. Çünkü bu ülkelerin ekonomileri adeta iç içe geçmişlerdi. Alışverişlerinin önemli bir oranını birbirleriyle yapıyorlardı. Böylece vahşi kaplanlar bir anda kağıt kaplanlara dönüştürüldü. Ciddi bir ekonomik buhran içine giren Endonezya, Tayland ve Güney Kore, derhal IMF ile stand-by anlaşmaları imzaladı. Toplam 118.6 milyar dolarlık kredi paketi -ki bu miktar IMF'nin şimdiye kadar bir seferde tahsis ettiği en yüksek miktardır- IMF İcra Direktörleri tarafından serbest bırakıldı.
Asya krizini çıkaranlar ise para spekülatörleri idi. Para spekülatörleri, kriz ortamlarını çok sever. Onlar için ne kadar kriz, orada 'keriz'! Oyun nasıl oynanıyor: Para spekülatörleri, hedef aldıkları ülkedeki yatırımlarının ciddi bir bölümünü ani bir manevrayla ülkelerine aktarıyorlar. Böylece hedef ülkenin döviz ve sermaye piyasalarında 'ciddi bir boşluk' oluşturuyorlar. Büyük devletlerin piyasaları derin olduğu için, genelde bu boşluğu kapatabiliyorlar. Ancak Malezya ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin piyasaları 'sığ' olduğu için piyasaların dengesi bozuluyor. Böylece yerel para birimleri aşırı ölçüde değer yitiriyor; borsa çöküyor.
Asya Krizi olarak bilinen 'yerel mali piyasalardan yani sermaye ve döviz piyasalarından' yüksek miktarda fonların (kaynakların-paraların) dışarıya yani Batı'ya doğru hareketi, ilk olarak Tayland'da başladı. Dışa doğru bu fon akışı kısa sürede Asya kaplanları olarak bilinen Güney Kore, Endonezya ve Malezya'yı da etkisi altına aldı. Çünkü bu ülkelerin ekonomileri adeta iç içe geçmişlerdi. Alışverişlerinin önemli bir oranını birbirleriyle yapıyorlardı. Böylece vahşi kaplanlar bir anda kağıt kaplanlara dönüştürüldü. Ciddi bir ekonomik buhran içine giren Endonezya, Tayland ve Güney Kore, derhal IMF ile stand-by anlaşmaları imzaladı. Toplam 118.6 milyar dolarlık kredi paketi -ki bu miktar IMF'nin şimdiye kadar bir seferde tahsis ettiği en yüksek miktardır- IMF İcra Direktörleri tarafından serbest bırakıldı.
Asya krizini çıkaranlar ise para spekülatörleri idi. Para spekülatörleri, kriz ortamlarını çok sever. Onlar için ne kadar kriz, orada 'keriz'! Oyun nasıl oynanıyor: Para spekülatörleri, hedef aldıkları ülkedeki yatırımlarının ciddi bir bölümünü ani bir manevrayla ülkelerine aktarıyorlar. Böylece hedef ülkenin döviz ve sermaye piyasalarında 'ciddi bir boşluk' oluşturuyorlar. Büyük devletlerin piyasaları derin olduğu için, genelde bu boşluğu kapatabiliyorlar. Ancak Malezya ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin piyasaları 'sığ' olduğu için piyasaların dengesi bozuluyor. Böylece yerel para birimleri aşırı ölçüde değer yitiriyor; borsa çöküyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.