Konkordato rekoru ayakkabıda
TASD Yönetim Kurulu Başkanı Abdulsabur Endican, ayakkabı sektöründe konkordato sürecine giren firma sayısının 16'yı bulduğuna işaret ederek, "Bu firmaların ve bu firmalarla çalışan üreticilerin sektörün yüzde 10'unu kapsadığını düşünüyoruz" dedi





RECEP BAHAR/İSTANBUL
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulsabur Endican, ekibiyle birlikte İstanbul Güneşli'de bir otelde düzenlediği basın sohbet toplantısında, ayakkabı sektöründe konkordato sürecine giren firma sayısının 16 olduğunu, son olarak 100'ün üzerinde mağazası bulunan önemli bir markanın konkordato talebinde bulunduğunu vurguladı.
Endican, konkordato sürecine giren veya iflas eden ayakkabı şirketlerinin sektöre borcunun 2.2 milyar lira olduğunu belirterek, "İflas eden şirketlerin sektöre borcu 750 milyon lira. Konkordato sürecine girenlerinki ise 1 milyar 450 milyon lira.
Bu firmalarla çalışan 1465 üreticinin istihdamı ise 43 bin 500'ü buluyor" dedi. Buna rağmen ayakkabı sektörünün yüzde 90'ının hem iç hem de dış piyasa için gece gündüz çalışmaya devam ettiğine işaret ederek, "Yaşadığımız sorunlar, elbette ilelebet sürmeyecektir.
Ancak yıllık 500 milyon çift üretim kapasitesi bulunan Türkiye ayakkabı sektörü, konkordato nedeniyle kapasitesinin hepsini kullanamıyor" dedi.
Firmalar korunmalı
Endican, ayakkabıda konkordatoların ekonomiye daha fazla zarar vermemesi ve üreticilerin korunması adına bazı önerilerinin bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Birincisi; konkordato ilan eden firmaların çeklerinin dondurulduğu gibi bu firmalarla iş yapan ve mağdur olan tedarikçilerimizin de çekleri dondurulmalı.
İkincisi; konkordato mağduru imalatçılardan süre bitene kadar sigorta primi ve vergi alınmamalı. Üçüncüsü; konkordato ilan eden firmaların diğer şirketlere verdiği çeklerdeki tutar kadar bu firmalara faizsiz kredi verilmeli.
Bu çözümlerle konkordatonun sektörü daha fazla olumsuz etkilemesinin önüne geçilmeli."
2 milyon kişi ekmek yiyor
Sektörde direkt istihdamın 320 bin; tedarikçiler, yan sanayiciler ve hane halkıyla birlikte değerlendirildiğinde sektörün toplamda 2 milyon kişinin geçim kaynağı olduğunu anlatan Endican, Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden olan ayakkabıda iç ve dış ticaretin 9 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Endican; sektörün üretimde, tasarımda ve ihracatta her geçen gün kendisini geliştirmesine rağmen hak ettiği değeri göremediğini ifade ederek, sektörün tüm olumsuz sıkıntılara rağmen içte ve dışta faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını dile getirdi.
Endican, şunları söyledi: "Yılın 10 ayında ülke ihracatı yüzde 2.1 artarken, ayakkabı ihracatı ise yüzde 5.8 yükselişle 816 milyon doları geçti. En çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında Rusya 95 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, Irak 61 milyon dolarla ikinci, Almanya 51 milyon dolarla üçüncü sırada yer alıyor.
Suudi Arabistan'da, İspanya, Romanya, İtalya ve İngiltere de en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında. Yıl sonu ihracat hedefimiz 2018'e göre yüzde 10'dan fazla artışla bir milyar doları yakalamak."
Ana sorun çeklerin dönmesi
TASD Yönetim Kurulu Başkanı Abdulsabur Endican, ayakkabıda perakendecilerin konkordato sürecine girmesinin özellikle üreticiler için sıkıntı doğurduğuna vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı: "Geçen yıl ekonomide yaşanan dalgalanmayla birlikte satışların azalması, finansal maliyetlerin yükselmesi, yanlış ve plansız büyüme, sektörde 18 aya varan uzun vadelerin bir anda 5-6 aya çekilmesi ve perakendecilerin farklı sektörlere yatırım yapması konkordato süreçlerinin ana sebeplerini oluşturuyor.
Burada bizi bekleyen diğer sıkıntı ise konkordato sürecine girmiş firmaların piyasada vadesi gelmeyen çeklerinin bulunması. Vade tarihleri geldiğinde ödemelerin aksaması halinde zincirleme sorunlar oluşacaktır."
Endican, bankalarda ayakkabı sektörüne yönelik olumsuz bakış açısı bulunduğunu belirterek, kredi taleplerinin genelde olumsuz döndüğünü söyledi.
AVM'ler darbe vurdu
TASD Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Gürsoy, perakende mağazaların özellikle yanlış ve plansız büyüme stratejilerinin konkordatoda etkili olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Mesela konkordato ilan eden bir şirket, ekonomik anlamda zora girince 160 olan şube sayısını 90'a düşünüyor ancak cirodaki kaybı sadece yüzde 10'da kalıyor.
Bu durum bize söz konusu şirketin ne kadar plansız bir şubeleşme içinde olduğunu gösteriyor. Yani toplam mağazalarının yarısına yaklaşan 70 mağazada toplam cirosunun sadece yüzde 10'u yapıyormuş. Verimsiz büyümenin en çarpıcı örneği... AVM'ler de belli başlı markalar dışında sektördeki üreticilerin yüzüne bile bakmıyor."
Gürsoy, bazı ayakkabı markalarının da buradan kazandığı parayı başka sektörlere yatırdığını kaydederek, bu sektörlerde başarılı olamayan firmaların daha sonra ödeme sıkıntısı yaşadığını, bunun ceremesini tedarikçilerin çektiğini söyledi.