Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen “Dini Liderler Zirvesi”nin açılış konuşmasında Suriye’de yaşananları Kerbela’da yaşanan olaylara benzetmesi hakkında görüşlerimize devam etmek istiyorum.
Bu konuşma, hahamların, papazların, imamların birbirine karıştığı, Allah’ın düşmanlarını dost etme yolunda davranışların sergilendiği, Ortadoğu’daki Deccal fitnesine farklı maskeler, farklı isimler bulunmaya çalışılacağı bir zemin olan; ‘”Arap Uyanışı ve Orta Doğu’da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler’’ konferansında yapılmıştır.
Hâlbuki Kerbela, Hz. Hüseynin, Hakkı Hakikati, Allah’ın ve Peygamberin ölçülerini korumak için ortaya koyduğu bir kıyamdır bir mücadeledir.
Özellikle de AKP iktidarı zamanında yapılan icraatlara bakıldığı zaman birilerinin Kerbela’dan ne derece söz etmeye hakkı olabilir?
AKP iktidara geldiğinden bu yana yaptığı icraatlara baktığınız zaman Ehl-i Beyt’e yakışır, Hüseyni duruşa benzer bir tavır sergiledi mi ki?
Hz. Hüseyni katleden zihniyet kimdi?
Hz. Hüseyin yaşamı boyunca neyin mücadelesini verdi?
Hz. İmam Hüseyin’i katleden zihniyet Resullulah’ın sünnetlerini ortadan kaldırıp gerçek Kuran ve Sünnet ölçüsünü ortadan kaldırmak isteyen zihniyet idi. Hz. İmam Hüseyin asla onlara ödün vermedi. Yolunu sapıtmış emir sahiplerine asla tenezzül etmedi…
Hz. İmam Hüseyin; “İktidar uğruna papaz elbisesi dahi giyerim” demedi.
Hz. İmam Hüseyin; “biz AB ye Katolik nikâhı ile nikâhlandık” falan da demedi.
Hz. İmam Hüseyin BOP eş başkanlığı görevini üstlenmedi.
Hz. İmam Hüseyin; iktidar, şöhret, makam mevki sahibi olmak için değil, Ehl-i Beyt’e yüklenen görevi yerine getirmek için göreve talip oldu. Mücadeleler ortaya koydu, zalimler karşısında gözünü bile kırpmadan kanını ve canını verdi.
Hz. İmam Hüseyin, bırakın başka dinlere kucak açmayı, kendi dini içinde barınmak isteyen Kuran ve Sünnet dışı hiçbir davranışa ödün vermedi. Hayatını bidat ve hurafelere karşı, Hz. Muhammed’in davasını ayakta tutmak için tüketti.
Hz. İmam Hüseyin, Muhammed’in dinini ortadan kaldırmaya ant içmiş Siyonistlerle (deccallara parmak ısırtan oyunlar ve maskeler altında) stratejik ortaklıklar falan da kurmadı.
Örnekleri çoğaltmak mümkündür ancak bu kadarıyla yetinerek Hz. İmam Hüseyin’i ve Kerbela Faciasını emellerine ortak etmeye kalkışanlara birkaç söz edelim ve bitirelim;
“Hz. İmam Hüseyin’i ve davasını gönülden sevmeyenler, yolunu yolu, davasını dava bilmeyenler; Haçlı batı ile çeşitli ittifaklar kuranlar, asla Ehl-i Beyt’in kurtuluş gemisine binemezler. Hüseyni duruştan, Hüseyni davadan ve Kerbela’dan söz edemezler.”
Bu konuşma, hahamların, papazların, imamların birbirine karıştığı, Allah’ın düşmanlarını dost etme yolunda davranışların sergilendiği, Ortadoğu’daki Deccal fitnesine farklı maskeler, farklı isimler bulunmaya çalışılacağı bir zemin olan; ‘”Arap Uyanışı ve Orta Doğu’da Barış: Müslüman ve Hıristiyan Perspektifler’’ konferansında yapılmıştır.
Hâlbuki Kerbela, Hz. Hüseynin, Hakkı Hakikati, Allah’ın ve Peygamberin ölçülerini korumak için ortaya koyduğu bir kıyamdır bir mücadeledir.
Özellikle de AKP iktidarı zamanında yapılan icraatlara bakıldığı zaman birilerinin Kerbela’dan ne derece söz etmeye hakkı olabilir?
AKP iktidara geldiğinden bu yana yaptığı icraatlara baktığınız zaman Ehl-i Beyt’e yakışır, Hüseyni duruşa benzer bir tavır sergiledi mi ki?
Hz. Hüseyni katleden zihniyet kimdi?
Hz. Hüseyin yaşamı boyunca neyin mücadelesini verdi?
Hz. İmam Hüseyin’i katleden zihniyet Resullulah’ın sünnetlerini ortadan kaldırıp gerçek Kuran ve Sünnet ölçüsünü ortadan kaldırmak isteyen zihniyet idi. Hz. İmam Hüseyin asla onlara ödün vermedi. Yolunu sapıtmış emir sahiplerine asla tenezzül etmedi…
Hz. İmam Hüseyin; “İktidar uğruna papaz elbisesi dahi giyerim” demedi.
Hz. İmam Hüseyin; “biz AB ye Katolik nikâhı ile nikâhlandık” falan da demedi.
Hz. İmam Hüseyin BOP eş başkanlığı görevini üstlenmedi.
Hz. İmam Hüseyin; iktidar, şöhret, makam mevki sahibi olmak için değil, Ehl-i Beyt’e yüklenen görevi yerine getirmek için göreve talip oldu. Mücadeleler ortaya koydu, zalimler karşısında gözünü bile kırpmadan kanını ve canını verdi.
Hz. İmam Hüseyin, bırakın başka dinlere kucak açmayı, kendi dini içinde barınmak isteyen Kuran ve Sünnet dışı hiçbir davranışa ödün vermedi. Hayatını bidat ve hurafelere karşı, Hz. Muhammed’in davasını ayakta tutmak için tüketti.
Hz. İmam Hüseyin, Muhammed’in dinini ortadan kaldırmaya ant içmiş Siyonistlerle (deccallara parmak ısırtan oyunlar ve maskeler altında) stratejik ortaklıklar falan da kurmadı.
Örnekleri çoğaltmak mümkündür ancak bu kadarıyla yetinerek Hz. İmam Hüseyin’i ve Kerbela Faciasını emellerine ortak etmeye kalkışanlara birkaç söz edelim ve bitirelim;
“Hz. İmam Hüseyin’i ve davasını gönülden sevmeyenler, yolunu yolu, davasını dava bilmeyenler; Haçlı batı ile çeşitli ittifaklar kuranlar, asla Ehl-i Beyt’in kurtuluş gemisine binemezler. Hüseyni duruştan, Hüseyni davadan ve Kerbela’dan söz edemezler.”
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025