Yerli yayınlardan ulusal güvenlik belgesi isteyen RTÜK Başkanı yabancılar için koşuşturuyor
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Nuri Kayış, Üst Kurul'un, Almanya'nın Sesi ile BBC radyolarının Türkçe yayınlarının durdurulması kararının iptali için Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne başvurdu.
RTÜK Başkanı Kayış, Üst Kurul'un Almanya'nın Sesi ile BBC'nin Türkçe yayınlarının durdurulmasıyönünde 8 Ağustos 2001 tarihindeki toplantısında aldığı kararının iptali için dava açtı. Kayış, Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne 7 sayfalık dava dilekçesinin yanı sıra çeşitli belgelerin yer aldığı 105 sayfalık bir dosya sundu.
RTÜK Başkanı Kayış, yürütmenin durdurulması talebini de içeren iptal davasıyla ilgili dilekçede, RTÜK'ün aldığı kararın Anayasa'ya, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Sınır Tanımayan Televizyon Direktifi'ne, Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi'ne "açıkça" aykırı olduğunu belirtti.
Anayasa'nın 28'nci maddesinde, "Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır" denildiğini, Anayasa'nın 29'uncu maddesinde de "Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz" ifadesine yer verildiğini anımsatan Kayış,İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 19'uncu maddesinde "Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı" olduğunun vurgulandığını kaydetti.
Çağdaş devletlerin görevinin, haber alma ve düşünceleri yayma özgürlüğünü güvence altına almak olması gerektiğini belirten Kayış, şunları kaydetti:
"Yayınlara müdahale ancak ülke güvenliği ve kamu yararı söz konusuysa ve kanun dairesinde haklı görülebilir. Almanya'nın Sesi ile BBC Word Service Türkçe Bölümü'nün yayınlarının durdurulmasını bu nedenle hukuki ve doğru bulmuyorum.
Türk medyası son yıllarda ciddi bir tekelleşme tehdidi ile karşı karşıyadır. Görsel, yazılı ve işitsel yayın kuruluşlarının büyük bölümü birkaç holdingin kontrolü altına girmiştir. Bu durumda yurt ve dünya gerçeklerinin halka sağlıklı bir şekilde ulaştırılabilmesi için çok sesliliğin mutlaka sağlanması gerekir. Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biri de budur. RTÜK'ün Türkçe yayınlarını durdurmasını istediği, Almanya'nın Sesi ve BBC Word Service yayınlarını sürdürebilirse, Türk halkı haber almakta alternatif kaynaklarını yitirmemiş olacaktır."
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Nuri Kayış, Üst Kurul'un, Almanya'nın Sesi ile BBC radyolarının Türkçe yayınlarının durdurulması kararının iptali için Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne başvurdu.
RTÜK Başkanı Kayış, Üst Kurul'un Almanya'nın Sesi ile BBC'nin Türkçe yayınlarının durdurulmasıyönünde 8 Ağustos 2001 tarihindeki toplantısında aldığı kararının iptali için dava açtı. Kayış, Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne 7 sayfalık dava dilekçesinin yanı sıra çeşitli belgelerin yer aldığı 105 sayfalık bir dosya sundu.
RTÜK Başkanı Kayış, yürütmenin durdurulması talebini de içeren iptal davasıyla ilgili dilekçede, RTÜK'ün aldığı kararın Anayasa'ya, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Sınır Tanımayan Televizyon Direktifi'ne, Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi'ne "açıkça" aykırı olduğunu belirtti.
Anayasa'nın 28'nci maddesinde, "Devlet, basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır" denildiğini, Anayasa'nın 29'uncu maddesinde de "Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz" ifadesine yer verildiğini anımsatan Kayış,İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 19'uncu maddesinde "Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı" olduğunun vurgulandığını kaydetti.
Çağdaş devletlerin görevinin, haber alma ve düşünceleri yayma özgürlüğünü güvence altına almak olması gerektiğini belirten Kayış, şunları kaydetti:
"Yayınlara müdahale ancak ülke güvenliği ve kamu yararı söz konusuysa ve kanun dairesinde haklı görülebilir. Almanya'nın Sesi ile BBC Word Service Türkçe Bölümü'nün yayınlarının durdurulmasını bu nedenle hukuki ve doğru bulmuyorum.
Türk medyası son yıllarda ciddi bir tekelleşme tehdidi ile karşı karşıyadır. Görsel, yazılı ve işitsel yayın kuruluşlarının büyük bölümü birkaç holdingin kontrolü altına girmiştir. Bu durumda yurt ve dünya gerçeklerinin halka sağlıklı bir şekilde ulaştırılabilmesi için çok sesliliğin mutlaka sağlanması gerekir. Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biri de budur. RTÜK'ün Türkçe yayınlarını durdurmasını istediği, Almanya'nın Sesi ve BBC Word Service yayınlarını sürdürebilirse, Türk halkı haber almakta alternatif kaynaklarını yitirmemiş olacaktır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.