İsrail'in Filistin toprakların kurulmasını öneren ama önerisinin gerçekleştiğini görecek kadar yaşamayan Theodor Herzl "İsrail şark barbarizmine karşı Batı medeniyetinin ileri karakolu olacaktır" demişti.Batı ülkeleri Herzl'in işaret ettiği bu gerçeğe göre hep davranmış ve İsrail sergilediği akıllara durgunluk veren vahşet karşısında bugün olduğu gibi suskun kalmayı tercih etmiştir.Suskun kalmakla da yetinmeyen başını ABD ve İngiltere'nin çektiği batı bloğu başka ülkelerin İsrail'i engellemesine de izin vermemiş ve İsrail'in kana susamışlığını Filistinli Müslümanların ve yeri geldiğinde de Lübnan gibi diğer Müslümanların kanının akıtarak tatmin etmesine çanak tutmuşlardır.İsrail'in Gazze'de 3 haftadan fazla bir süredir uyguladığı insanlık dışı vahşet karşısında da batı ülkeleri kendilerinden beklendiği gibi vahşi tarafı, kan emici tarafı seçmiş ve bizleri şaşırtmamıştır.İsrail'i vahşetinden vazgeçirecek adam gibi bir duruş ortaya konulamadığı için Gazze'de 1100'den fazla masum Filistinli şehit edilmiş, 5000'den fazlası da yaralanmıştır.Ortadoğu ülkeleri ve Türkiye'nin insanı şaşkınlığa düşüren bir şekilde sadece söylemlerle oyalanıp İsrail'e adam gibi bir 'dur' diyemedikleri bir dönemde Venezüella ve Bolivya adeta Müslüman ülkelere ders verir gibi bir şekilde İsrail'le diplomatik ilişkilerini kestiler.Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez önce İsrail'i kınamış sonra da "Venezuela Musevi cemaatinin bu barbarlığa karşı çıkacağını ümit ediyorum. Bunu yapın. Bütün zulümlere şiddetle karşı çıkmıyor musunuz?" diye konuşmuştu. Son olarak da İsrail'le diplomatik ilişkilerin tamamen kestiğini açıkladı Chavez.Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales de ülkesinin İsrail ile diplomatik ilişkileri kesme kararı aldığını açıkladı. BM Güvenlik Konseyinin krize tepkisini yetersiz bulan Morales, konsey için çok yerinde bir şekilde "Güvensizlik Konseyi" ifadesini kullandı.Teheodor Herzl'in 'ileri karakol' ifadesi Ortadoğu'daki Türkiye dâhil bütün ülkeleri hedef aldığı halde maalesef Morales ve Chavez'in gösterdiği duyarlılık ve cesareti maalesef ne Türkiye ne de İsrail'le ilişki içerisinde olan diğer İslam ülkeleri ortaya koyamamıştır. İslam dünyasının bu utanç tablosu İsrail için övünülecek bir şey olsa gerektir ki, İsrailli politikacı Peres, "Arap ülkeleri liderleriyle özel görüşmelerimizde bizden Hamas'ı bir an önce bitirmemizi istiyorlar" diye açıklamalarda bulunmuştu.İsrail'in vahşeti karşısında hiçbir varlık gösteremeyen bölge ülkeleri için bu durum büyük bir utanç tablosu devam edecektir.İsrail vahşetine suskun kalan ve hatta destek veren İslam ülkelerinin ar damarları çatlamış liderlerinden utanmalarını beklemek abesle iştigal olacaktır. Ama bu ülkelerin halkları bu utanmaz siyasileri yine iş başında tutmaya devam mı edecektir?Bu utancın devam edip etmeyeceği bu sorunun cevap bulmasına bağlı.Müslüman milletler vahşete ortak olan siyasilerini yine de desteklemeye devam ederlerse İsrail'in vahşetine onlar da ortak olmuş olacaklardır.İnşallah böyle olmaz?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































































