30 Ekim 1918'de, Osmanlı İmparatorluğu ile mütareke imzalayan itilaf devletleri mütareke hükümlerini uygulayacak gücü kendilerinde göremiyorlardı. Bu nedenle İngiltere Başbakanı Lloyd George'un önerisiyle, Yunan askeri gücünü kullanmak istediler. Daha önceki siyasi görüşmelere göre İtalyan'lara verilmesi karara bağlanmış olan batı Anadolu'daki İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesi kararlaştırılır. Amaç mütareke hükümlerini ve yapılacak barış görüşmelerinin hükümlerini, Türk halkına yunan askeri gücü ile kabul ettirmektir. Yunan Başbakanı Venezelos ve hükümeti "Büyük Yunanistan ideali" düşüncesi ve hayali ile bu teklifi kabul eder. Yunan ordusu, itilaf devletleri donanmaları koruyuculuğunda 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkar ve şehri işgal eder. Yunan işgal kuvvetleri, Milne hattına kadar kendilerine verilmiş olan toprakları 1919 Haziran sonuna kadar işgal ederler. Bu işgale karşı halk direnişe geçer. Birinci Dünya Savaşı sonucunda dağılan Osmanlı ordusunun subayları tarafından örgütlenen bu direnişçi milliyetçilere Kuvayı Milliye denir. Kuvayı Milliye kuvvetleri, Yunan işgal kuvvetlerini bölgeden çıkaramasalar dahi hiçbir zaman rahatlık vermemişler ve yıpratmışlardır.10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması hükümlerini Osmanlı yönetimi kabul eder. 23 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının önderliğinde kurulan TBMM ve hükümeti Sevr Antlaşmasını kabul etmez, Kuvayı Milliye grupları ve mevcut askeri birliklerle direnişe hazırlanır.Bu durumda İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşmasını TBMM ve hükümetine kabul ettirebilmek için Yunan askeri gücünü planlı bir şekilde kullanmak ister. Yunan kuvvetleri, Milne hattından Bursa-Uşak hattına kadar uzanan Batı Anadolu topraklarının işgalini ister. Yunanistan'dan gelen yeni askeri birliklerin takviyesiyle güçlenen Yunan ordusu 22 Haziran 1921 tarihinden itibaren bu hattı işgal eder. Yunanlılar Batı Anadolu'da Milne hattına kadar olan bölgedeki 14.000 kilometrekarelik toprak egemenliğini, Bursa-Uşak hattına kadar uzanan işgalleri ile 54.000 kilometrekareye çıkarırlar. Bu nedenledir ki, Bursa-Uşak hattına kadar genişleyen işgal ve gelişen olaylar 1. İnönü savaşlarının önemli sebeplerinden birisidir. Yunan ordusunun çok kısa bir zamanda Bursa-Uşak hattına kadar olan Batı Anadolu topraklarını kolayca işgal etmelerinin 4 önemli sebebi vardır: 1) Mondros Mütarekesi'nden sonra Türk ordusunun, Osmanlı hükümetinin ilgisizliği yüzünden yer yer dağılmış olması ve yeniden düzenlenmemiş olması. 2) İşgal nedeni ile Batı Anadolu'da kurulmuş olan Kuvayı Milliye gruplarının birbirleri ile bağlantı kurmadan kendi başlarına hareket etmelerinden doğan disiplinsizlikleri ile aralarında bir dayanışma kuramamaları. 3) İngilizlerin, Osmanlı hükümetini kullanarak ülkeyi içten çökertmek planını uygulamaları neticesinde çıkan Çerkez ve Aznavur ayaklanması, Düzce, Hendek, Boğazlıyan ve Yozgat'ta TBMM'ye karşı çıkartılan isyanlar 4) Damat Ferit Paşa ve yandaşlarının yapmış oldukları propagandaların etkisiyle halkın işgal kuvvetlerine karşı savaşma istek ve arzularının kırılması. Türk halkının moral bozukluğu içerisinde olduğunu gören Yunan ordusu, Ankara'daki TBMM ve hükümetinin askeri hazırlıklarını tamamlayamadan işgal işini bitirmek istemeleri de 1. İnönü savaşının diğer bir önemli sebebidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012