İmam Mehdi’nin vasıfları
“O’nun sığınak vermesi, hepinizin sığınak vermesinden daha geniştir; ilmi hepinizin ilminden daha çoktur; sıla-i rahmi (akrabalarla ilişkisi) ise hepinizinkinden daha fazladır. O’nu görmeyi ne kadar da gönlüm istiyor.”
28.07.2024 17:28:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Hz. Ali (a.s.), Hz. Mehdî'nin (a.s.) sıfatlarıyla ilgili şöyle buyurmuştur:
"O'nun sığınak vermesi, hepinizin sığınak vermesinden daha geniştir; ilmi hepinizin ilminden daha çoktur; sıla-i rahmi (akrabalarla ilişkisi) ise hepinizinkinden daha fazladır. O'nu görmeyi ne kadar da gönlüm istiyor."
Halk arasında bulunmasına rağmen tanınmaması: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki:
"Bu ümmet nasıl, Allah Teâlâ'nın Yûsuf hakkında davrandığı gibi kendi hücceti (Hz. Mehdî) hakkında da davranmasını ve bu konuda O'na (zuhûr etme) izni verinceye dek (tanınmayacak bir şekilde) onların pazarlarında dolaşmasını ve sergileri üzerine ayak basmasını inkâr edebilir!"
Hac merasimine katılması: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki: "Halk kendi İmamını arar durur (O'nu bulmaya ve O'nu görmeye çalışırlar). Oysa O (Hz. Mehdî), hac mevsiminde hac merâsimi- ne katılır ve onları görür ama onlar O'nu göremiyorlar."
Hz. İsa'nın O'nun arkasında namaz kılması: Hz. Ali (a.s.) buyurmuştur ki:
"Mehdî (a.s.) Beytu'l-Mukaddes'e girecek ve İmam olarak halkla namaz kılacak... İsa (a.s.) da O'nun arkasında namaz kılacak ve O'na biat edecektir."
Hz. Ali'nin siyresi üzere hareket etmesi: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki: "Kâim'imiz kıyam ettiğinde, Hz. Ali'nin (a.s.) elbisesini giyecek ve O'nun siyresi esası üzere hareket edecektir."
İmam MEHDÎ'nin zühd ve cihadı: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki:
"Neden Kâim'in (Hz. Mehdî) kıyamı hakkında bu kadar acele ediyorsunuz? Allah'a and olsun ki, O'nun elbisesi kalın (sert) ve yemeği ise katıksızdır. O'nun kıyamı, kılıç ve kılıcın altında ölümden başka bir şey değildir!"
Kulların başına elini koyması: Hz. Ali (a.s.) buyurmuştur ki:
"... (Hz. Mehdî) elini kulların başına koyacaktır. Böylece her mü'minin kalbi, demir parçalarından daha sağlam olacak ve Allah-u Teâlâ O'na kırk kişinin gücünü verecektir."
Hükümetinin karargâhı: İmam Sâdık'ın (a.s.) ashabından biri İmam'a, "Hz. Mehdî'nin evi ve karargâhı neresidir?" diye sorduğunda, İmam (a.s.) şöyle buyurdular:
"Hükümdarlık yurdu Kûfe'dir; yargı ve hüküm verme meclisi Kûfe'nin mescid-i camisidir; beytü'l-mal'ı ve ganimetlerin taksim edildiği yer Sehle Camii'dir; istirahat ve tenha kaldığı yer ise Necef'in beyaz (kupkuru-serap) arazileridir."
Hz. Mehdî'nin gaybî ilmi: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki: "Hz. Mehdî (a.s.), her kavmin işlerinin iç yüzünden (sakladıkları şeyden) haber verir ve dostunu düşmanından firâsetle tanır."
Hz. Mehdî'nin kıyamı ve savaşı: İmam Rıza (a.s.) buyurmuştur ki: "Kâim'imiz (Hz. Mehdî) kıyam ederse, kan ve terden (savaşmaktan) başka bir şey olmayacaktır. İnsanlar sürekli (savaş için) eyerler üzerinde olacaklar. Kâim'in elbisesi kalın (sert), yemeği ise katıksızlıktan (kuru ekmekten) başka bir şey değildir."
Peygamberin sünnetlerinin mazharı: İmam Hüseyin (a.s.) buyurmuştur ki:
"Bizden olan Kâim'de (Hz. Mehdî'de) peygamberlerden bir sünnet vardır. Nuh'dan (a.s.) ömrünün uzun olmasıdır; İbrahim'den (a.s.) doğumunun gizli olup halktan uzak durmasıdır; Mûsâ'dan (a.s.) korku ve Gaybet'e çekilmesidir; İsa'dan (a.s.) halkın O'nun hakkında ihtilafa düşmesidir; Eyyub'dan (a.s.) sıkıntıdan sonra genişliğe kavuşmasıdır; Muhammed'den (s.a.a) ise kılıçla kıyam etmesidir."
Etrafa vekiller göndermesi: İmam Bâkır (a.s.) buyurmuştur ki: "...Daha sonra (Hz. Mehdî -a.s-) Kûfe'ye dönecek, üç yüz on küsur kişiyi, dünyanın her tarafına gönderecek ve onların omuzları arası ve göğüslerine elini çekecek ve artık onlar hiçbir yargı ve hükümde aciz kalmayacaklardır."
Valilere karşı şiddetli davranması: Resûlullah (s.a.a.) buyurmuştur ki: "Mehdî'nin alametlerinden biri de; valilere karşı şiddetli davranması (anları sıkıca denetim ve gözetimi altında bulundurması), mal bağışlamada cömert olması yoksullara karsı da şefkatli ve merhametli davranmasıdır."
Kötü yargıç ve âmirleri işten azletmesi: Hz. Ali (a.s.) buyurmuştur ki:
"O (Hz. Mehdî -a.s-) kötü yargıçları... ve zâlim âmirleri işten azledecek; yeryüzünü, hakkın üzerini örten her zalimden temizleyecek; kendisi de adaletli davranacaktır."
Omuzuna kılıç alması: İmam Hüseyin (a.s.) buyurmuştur ki: "Sahibu'l-Emr (Hz. Mehdî -a.s-), sekiz ay boyunca kılıcını (savaşmak için) omzuna alacaktır."
Sapıkları üç gün boyunca hakka davet etmesi: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki:
"Hz. Mehdî (a.s.), sapık bir gruba yönelerek onlara öğüt verecek ve üç gün boyunca onları hakka davet edecektir. Onlar azgınlık ve küfürlerini arttırdıklarında artık onların öldürülmesini emredecek ve böylece hepsi kılıçtan geçirilecektir."
Düşmanlara karşı şiddet ve katılığı: İmam Bakır (a.s.) buyurmuştur ki:
"Resûlullah (s.a.a.) ümmetine karşı yumuşak ve şefkatle davranırdı. Oysa Kâim (Hz. Mehdî -a.s-) öldürmek üzere olan bir tavır takınacaktır. Kendisiyle birlikte bulunan kitapta, (muhalifleri) öldürmek ve kimseyi tövbeye çağırmamakla emrolunmuştur. O'na kaşı düşmanlık eden kimsenin vay haline!"
Hz. Mehdî'nin intikam alması: İmam Bâkır (a.s.), "Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulursa (intikam alırsa)..." ayeti hakkında buyurmuştur ki:
"Bu ayetteki intikam alacaktan maksat, Kâim (Hz. Mehdî -a.s- )'dir. O kıyam ettiği zaman, Ben-i Ümeyye'den yalancı, dolandırıcı ve hilekârlardan intikam alacaktır."
İmam Hüseyin'in (a.s.) intikamını alması: Mi'raç hadisinde Allah-u Teâlâ, İmam Hüseyin'in şahadet olayını Hz. Peygamber (s.a.a)'e açıkladıktan sonra şöyle buyurmaktadır:
"Daha sonra O'nun (İmam Hüseyin'in) sulbünden birisini çıkaracağım ve O'nunla Hüseyin'in intikamını (düşmanlarından) alacağım... O, yeryüzünü adalet ve kıstla dolduracak; korku ve dehşet O'nunla hareket edecek; O, o kadar öldürecek ki, O'nun hakkında şüpheye düşülecektir."
Hz. Mehdî'nin bayındırlık teşebbüsleri: İmam Bakır (a.s.) buyurmuştur ki:
"Kâim (Hz. Mehdî -a.s-) kıyam ettiğinde, yolları genişletecek... yol üzerinde olan her camiyi yıkacak; yola bakan her pencereyi ve yola yönelik olan her balkonu, su dökülen her çukur ve oluğu kapatacaktır."
Halkın temizlenmesi için mallarını kabul etmesi: İmam Mehdî (a.s.) buyurmuştur ki:
"...Mallarınıza gelince; onları ancak temizlenmeniz için kabul ediyoruz. Öyleyse isteyen versin, istemeyen vermesin... Bize verdiğinizden, ancak pak ve tertemiz (helal) olan kabul olur." (Prof. Dr. Haydar Baş Hasan el-Askeri ve İmam Mehdi eserinden)
"O'nun sığınak vermesi, hepinizin sığınak vermesinden daha geniştir; ilmi hepinizin ilminden daha çoktur; sıla-i rahmi (akrabalarla ilişkisi) ise hepinizinkinden daha fazladır. O'nu görmeyi ne kadar da gönlüm istiyor."
Halk arasında bulunmasına rağmen tanınmaması: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki:
"Bu ümmet nasıl, Allah Teâlâ'nın Yûsuf hakkında davrandığı gibi kendi hücceti (Hz. Mehdî) hakkında da davranmasını ve bu konuda O'na (zuhûr etme) izni verinceye dek (tanınmayacak bir şekilde) onların pazarlarında dolaşmasını ve sergileri üzerine ayak basmasını inkâr edebilir!"
Hac merasimine katılması: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki: "Halk kendi İmamını arar durur (O'nu bulmaya ve O'nu görmeye çalışırlar). Oysa O (Hz. Mehdî), hac mevsiminde hac merâsimi- ne katılır ve onları görür ama onlar O'nu göremiyorlar."
Hz. İsa'nın O'nun arkasında namaz kılması: Hz. Ali (a.s.) buyurmuştur ki:
"Mehdî (a.s.) Beytu'l-Mukaddes'e girecek ve İmam olarak halkla namaz kılacak... İsa (a.s.) da O'nun arkasında namaz kılacak ve O'na biat edecektir."
Hz. Ali'nin siyresi üzere hareket etmesi: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki: "Kâim'imiz kıyam ettiğinde, Hz. Ali'nin (a.s.) elbisesini giyecek ve O'nun siyresi esası üzere hareket edecektir."
İmam MEHDÎ'nin zühd ve cihadı: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki:
"Neden Kâim'in (Hz. Mehdî) kıyamı hakkında bu kadar acele ediyorsunuz? Allah'a and olsun ki, O'nun elbisesi kalın (sert) ve yemeği ise katıksızdır. O'nun kıyamı, kılıç ve kılıcın altında ölümden başka bir şey değildir!"
Kulların başına elini koyması: Hz. Ali (a.s.) buyurmuştur ki:
"... (Hz. Mehdî) elini kulların başına koyacaktır. Böylece her mü'minin kalbi, demir parçalarından daha sağlam olacak ve Allah-u Teâlâ O'na kırk kişinin gücünü verecektir."
Hükümetinin karargâhı: İmam Sâdık'ın (a.s.) ashabından biri İmam'a, "Hz. Mehdî'nin evi ve karargâhı neresidir?" diye sorduğunda, İmam (a.s.) şöyle buyurdular:
"Hükümdarlık yurdu Kûfe'dir; yargı ve hüküm verme meclisi Kûfe'nin mescid-i camisidir; beytü'l-mal'ı ve ganimetlerin taksim edildiği yer Sehle Camii'dir; istirahat ve tenha kaldığı yer ise Necef'in beyaz (kupkuru-serap) arazileridir."
Hz. Mehdî'nin gaybî ilmi: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki: "Hz. Mehdî (a.s.), her kavmin işlerinin iç yüzünden (sakladıkları şeyden) haber verir ve dostunu düşmanından firâsetle tanır."
Hz. Mehdî'nin kıyamı ve savaşı: İmam Rıza (a.s.) buyurmuştur ki: "Kâim'imiz (Hz. Mehdî) kıyam ederse, kan ve terden (savaşmaktan) başka bir şey olmayacaktır. İnsanlar sürekli (savaş için) eyerler üzerinde olacaklar. Kâim'in elbisesi kalın (sert), yemeği ise katıksızlıktan (kuru ekmekten) başka bir şey değildir."
Peygamberin sünnetlerinin mazharı: İmam Hüseyin (a.s.) buyurmuştur ki:
"Bizden olan Kâim'de (Hz. Mehdî'de) peygamberlerden bir sünnet vardır. Nuh'dan (a.s.) ömrünün uzun olmasıdır; İbrahim'den (a.s.) doğumunun gizli olup halktan uzak durmasıdır; Mûsâ'dan (a.s.) korku ve Gaybet'e çekilmesidir; İsa'dan (a.s.) halkın O'nun hakkında ihtilafa düşmesidir; Eyyub'dan (a.s.) sıkıntıdan sonra genişliğe kavuşmasıdır; Muhammed'den (s.a.a) ise kılıçla kıyam etmesidir."
Etrafa vekiller göndermesi: İmam Bâkır (a.s.) buyurmuştur ki: "...Daha sonra (Hz. Mehdî -a.s-) Kûfe'ye dönecek, üç yüz on küsur kişiyi, dünyanın her tarafına gönderecek ve onların omuzları arası ve göğüslerine elini çekecek ve artık onlar hiçbir yargı ve hükümde aciz kalmayacaklardır."
Valilere karşı şiddetli davranması: Resûlullah (s.a.a.) buyurmuştur ki: "Mehdî'nin alametlerinden biri de; valilere karşı şiddetli davranması (anları sıkıca denetim ve gözetimi altında bulundurması), mal bağışlamada cömert olması yoksullara karsı da şefkatli ve merhametli davranmasıdır."
Kötü yargıç ve âmirleri işten azletmesi: Hz. Ali (a.s.) buyurmuştur ki:
"O (Hz. Mehdî -a.s-) kötü yargıçları... ve zâlim âmirleri işten azledecek; yeryüzünü, hakkın üzerini örten her zalimden temizleyecek; kendisi de adaletli davranacaktır."
Omuzuna kılıç alması: İmam Hüseyin (a.s.) buyurmuştur ki: "Sahibu'l-Emr (Hz. Mehdî -a.s-), sekiz ay boyunca kılıcını (savaşmak için) omzuna alacaktır."
Sapıkları üç gün boyunca hakka davet etmesi: İmam Sâdık (a.s.) buyurmuştur ki:
"Hz. Mehdî (a.s.), sapık bir gruba yönelerek onlara öğüt verecek ve üç gün boyunca onları hakka davet edecektir. Onlar azgınlık ve küfürlerini arttırdıklarında artık onların öldürülmesini emredecek ve böylece hepsi kılıçtan geçirilecektir."
Düşmanlara karşı şiddet ve katılığı: İmam Bakır (a.s.) buyurmuştur ki:
"Resûlullah (s.a.a.) ümmetine karşı yumuşak ve şefkatle davranırdı. Oysa Kâim (Hz. Mehdî -a.s-) öldürmek üzere olan bir tavır takınacaktır. Kendisiyle birlikte bulunan kitapta, (muhalifleri) öldürmek ve kimseyi tövbeye çağırmamakla emrolunmuştur. O'na kaşı düşmanlık eden kimsenin vay haline!"
Hz. Mehdî'nin intikam alması: İmam Bâkır (a.s.), "Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulursa (intikam alırsa)..." ayeti hakkında buyurmuştur ki:
"Bu ayetteki intikam alacaktan maksat, Kâim (Hz. Mehdî -a.s- )'dir. O kıyam ettiği zaman, Ben-i Ümeyye'den yalancı, dolandırıcı ve hilekârlardan intikam alacaktır."
İmam Hüseyin'in (a.s.) intikamını alması: Mi'raç hadisinde Allah-u Teâlâ, İmam Hüseyin'in şahadet olayını Hz. Peygamber (s.a.a)'e açıkladıktan sonra şöyle buyurmaktadır:
"Daha sonra O'nun (İmam Hüseyin'in) sulbünden birisini çıkaracağım ve O'nunla Hüseyin'in intikamını (düşmanlarından) alacağım... O, yeryüzünü adalet ve kıstla dolduracak; korku ve dehşet O'nunla hareket edecek; O, o kadar öldürecek ki, O'nun hakkında şüpheye düşülecektir."
Hz. Mehdî'nin bayındırlık teşebbüsleri: İmam Bakır (a.s.) buyurmuştur ki:
"Kâim (Hz. Mehdî -a.s-) kıyam ettiğinde, yolları genişletecek... yol üzerinde olan her camiyi yıkacak; yola bakan her pencereyi ve yola yönelik olan her balkonu, su dökülen her çukur ve oluğu kapatacaktır."
Halkın temizlenmesi için mallarını kabul etmesi: İmam Mehdî (a.s.) buyurmuştur ki:
"...Mallarınıza gelince; onları ancak temizlenmeniz için kabul ediyoruz. Öyleyse isteyen versin, istemeyen vermesin... Bize verdiğinizden, ancak pak ve tertemiz (helal) olan kabul olur." (Prof. Dr. Haydar Baş Hasan el-Askeri ve İmam Mehdi eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.