‘İlim hazinedir anahtarları ise soru sormaktır’
“İlim hazinedir, anahtarları ise soru sormaktır. Öyleyse -Allah size merhamet etsin- soru sorun. Çünkü bu işte dört kimse mükâfaatlanır: Soru soran, öğrenen, dinleyen ve cevap veren.”
23.02.2024 19:48:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Aynı senetle Resulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Mü'min beş vakit namazlarını korudukça şeytan sürekli olarak ondan taraf korku içerisindedir; ama onları zâyi ettiğinde (onun vakitlerine önem vermediğinde), ona cüret (hücum) edip onu günaha sokar.
Her kim farz bir namazı doğru olarak kılacak olursa, Allah indinde bir duasının kabul edilmesine hak kazanır."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim farz olan namazını kılarsa, her namazından sonra bir duası Allah katında kabul olur."
Aynı senetle Resulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İlim hazinedir, anahtarları ise soru sormaktır. Öyleyse -Allah size merhamet etsin- soru sorun. Çünkü bu işte dört kimse mükâfaatlanır: Soru soran, öğrenen, dinleyen ve cevap veren."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah azze ve celle, evine izinsiz olarak giren yabancı kimseye karşı savaşmayan kimseyi sevmez."
Aynı senetle Resulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ümmetim birbirlerini sevdikleri, birbirlerine hediye gönderdikleri, emaneti sahibine verdikleri, haramdan kaçındıkları, misafiri ağırladıkları, namaz kıldıkları ve zekât verdikleri sürece hayır üzeredirler; bunu yapmadıkları takdirde kıtlık ve bilenmiş bıçağa (veya kuraklık ve geçim zorluğuna) dûçar olurlar."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Müslüman'ı aldatan veya ona zarar veren veyahut ona hile yapan kimse bizden değildir."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allah Tebarek ve Teala Adem oğlunu muhatap kılıp şöyle buyurmuştur: Ey Adem oğlu! Halkın günahı seni kendi günahından gafil etmesin; halkın sana verdiği nimetler (bağış), Allah'ın sana bağışladığı nimetleri unutturmasın; kendine ümit ettiğin halde halkı Allah'ın rahmetinden ümitsiz etme."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Ölümümden sonra ümmetim için üç şeyden korkuyorum: Mârifetten (hidayet olduktan) sonra sapıklıktan, fitnelerin saptırmasından, karın ve fercin (tenasül organının) şehvetinden."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Çocuğunuza Muhammed ismini taktığınızda ona ikram edin, toplantılarda ona yer açın ve ona yüzünüzü ekşitmeyin."
Aynı senetle İmam Rıza (a.s.) Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Herhangi bir grubun danışma meclisinde Ahmed ve Muhammed (veya Hamid ve Mahmud) isminde kimseler olup da onları danışmaya katarlarsa (onların da görüşlerini alırlarsa), o istişare onlar için hayırlı netice verir."
Aynı senetle İmam Rıza (a.s.) Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Her serilen sofranın başına Ahmed veya Muhammed isminde bir kimse hazır olursa, o ev (içerisinde sofra açılan ev) her gün iki defa takdis ve tathir olur." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)
Her kim farz bir namazı doğru olarak kılacak olursa, Allah indinde bir duasının kabul edilmesine hak kazanır."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim farz olan namazını kılarsa, her namazından sonra bir duası Allah katında kabul olur."
Aynı senetle Resulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İlim hazinedir, anahtarları ise soru sormaktır. Öyleyse -Allah size merhamet etsin- soru sorun. Çünkü bu işte dört kimse mükâfaatlanır: Soru soran, öğrenen, dinleyen ve cevap veren."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah azze ve celle, evine izinsiz olarak giren yabancı kimseye karşı savaşmayan kimseyi sevmez."
Aynı senetle Resulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ümmetim birbirlerini sevdikleri, birbirlerine hediye gönderdikleri, emaneti sahibine verdikleri, haramdan kaçındıkları, misafiri ağırladıkları, namaz kıldıkları ve zekât verdikleri sürece hayır üzeredirler; bunu yapmadıkları takdirde kıtlık ve bilenmiş bıçağa (veya kuraklık ve geçim zorluğuna) dûçar olurlar."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Müslüman'ı aldatan veya ona zarar veren veyahut ona hile yapan kimse bizden değildir."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allah Tebarek ve Teala Adem oğlunu muhatap kılıp şöyle buyurmuştur: Ey Adem oğlu! Halkın günahı seni kendi günahından gafil etmesin; halkın sana verdiği nimetler (bağış), Allah'ın sana bağışladığı nimetleri unutturmasın; kendine ümit ettiğin halde halkı Allah'ın rahmetinden ümitsiz etme."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Ölümümden sonra ümmetim için üç şeyden korkuyorum: Mârifetten (hidayet olduktan) sonra sapıklıktan, fitnelerin saptırmasından, karın ve fercin (tenasül organının) şehvetinden."
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Çocuğunuza Muhammed ismini taktığınızda ona ikram edin, toplantılarda ona yer açın ve ona yüzünüzü ekşitmeyin."
Aynı senetle İmam Rıza (a.s.) Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Herhangi bir grubun danışma meclisinde Ahmed ve Muhammed (veya Hamid ve Mahmud) isminde kimseler olup da onları danışmaya katarlarsa (onların da görüşlerini alırlarsa), o istişare onlar için hayırlı netice verir."
Aynı senetle İmam Rıza (a.s.) Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Her serilen sofranın başına Ahmed veya Muhammed isminde bir kimse hazır olursa, o ev (içerisinde sofra açılan ev) her gün iki defa takdis ve tathir olur." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.