Balıkesir'de bir panelde konuşan Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu, "Eğer Türkiye'de gerçek demokrasi istiyorsanız, her şeyden önce parti içi demokrasiyi sağlamak zorundasınız" dedi.
Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesindeki 'Altınoluk Antandros Yaşama Saygı Kültür ve Sanat Festivali'ndeki panele katıldı. Panelde iktidara eleştiriler yönelten Kanadoğlu, iktidarı 'dikta' olmakla suçladı. Oksijen bolluğu bakımından dünyanın ikinci şehri olma özelliğini taşıyan Kaz dağları eteklerindeki Altınoluk'un Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen halka açık panel, miting havasında geçti.Kanadoğlu konuşmasında demokrasi ve laikliğe vurgu yaparak şunları kaydetti: "Eğer Türkiye'de gerçek demokrasi istiyorsanız, her şeyden önce parti içi demokrasiyi sağlamak zorundasınız. Eğer parti içi demokrasiyi sağlayamazsanız, partinin lideri olarak o partiyi eline geçiren kişi, eğer kuvvetler ayrılığı da bir tarafa bırakılmış ise, hiç kuşkusunuz olmasın, orada diktasını mutlaka kuracaktır. Siyasi partiler demokratik ülkelerde alttan kurularak yukarı doğru çıkar. Demokratik ülkelerde her şeyi tayin eden, üstte, zirvedeki kişi değildir. İnsana saygı, ilk önce insana saygılı bir rejim gerektirir. İnsana onur kazandıran ve onun hak ve özgürlüklerini birinci sayan tek rejim hiç kuşkusuz ki, demokrasidir. Demokrasi insan aklının bulabildiği en iyi rejimdir.
Atatürk milliyetçiliğinden uzaklaşıldı "Türkiye'de demokrasi diye bir fetişizm halinde, sanki bizim bütün dünyaya nam salacak bir demokrasiye sahip olduğumuzu söylemek gerçeğe uygun bir ifade midir?" sorusuna verilecek cevabın 'Hayır' olduğunu söyleyen Kanadoğlu şunları söyledi: "Her şeyden önce olması istenenler Anayasamızın 2. maddesinde yazıyor. Biz bu vazgeçilmez iki konuşu zaten unuttuk. Laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden bahsediyoruz. Ama bizim Anayasamızın 2. maddesinde Atatürk milliyetçiliğine dayalı sözünü hep unutuyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin Atatürk milliyetçiliği ilkesinden uzaklaştığını söylemek ve bunun Türkiye'de mutlaka uyulması gereken bir ilke olduğunu söylemek bize eğer dokunmaya başladıysa burası demokratik bir ülke değildir. Artık Atatürk milliyetçiliğini söylemek korkulan bir hale gelmiştir."
Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesindeki 'Altınoluk Antandros Yaşama Saygı Kültür ve Sanat Festivali'ndeki panele katıldı. Panelde iktidara eleştiriler yönelten Kanadoğlu, iktidarı 'dikta' olmakla suçladı. Oksijen bolluğu bakımından dünyanın ikinci şehri olma özelliğini taşıyan Kaz dağları eteklerindeki Altınoluk'un Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen halka açık panel, miting havasında geçti.Kanadoğlu konuşmasında demokrasi ve laikliğe vurgu yaparak şunları kaydetti: "Eğer Türkiye'de gerçek demokrasi istiyorsanız, her şeyden önce parti içi demokrasiyi sağlamak zorundasınız. Eğer parti içi demokrasiyi sağlayamazsanız, partinin lideri olarak o partiyi eline geçiren kişi, eğer kuvvetler ayrılığı da bir tarafa bırakılmış ise, hiç kuşkusunuz olmasın, orada diktasını mutlaka kuracaktır. Siyasi partiler demokratik ülkelerde alttan kurularak yukarı doğru çıkar. Demokratik ülkelerde her şeyi tayin eden, üstte, zirvedeki kişi değildir. İnsana saygı, ilk önce insana saygılı bir rejim gerektirir. İnsana onur kazandıran ve onun hak ve özgürlüklerini birinci sayan tek rejim hiç kuşkusuz ki, demokrasidir. Demokrasi insan aklının bulabildiği en iyi rejimdir.
Atatürk milliyetçiliğinden uzaklaşıldı "Türkiye'de demokrasi diye bir fetişizm halinde, sanki bizim bütün dünyaya nam salacak bir demokrasiye sahip olduğumuzu söylemek gerçeğe uygun bir ifade midir?" sorusuna verilecek cevabın 'Hayır' olduğunu söyleyen Kanadoğlu şunları söyledi: "Her şeyden önce olması istenenler Anayasamızın 2. maddesinde yazıyor. Biz bu vazgeçilmez iki konuşu zaten unuttuk. Laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden bahsediyoruz. Ama bizim Anayasamızın 2. maddesinde Atatürk milliyetçiliğine dayalı sözünü hep unutuyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin Atatürk milliyetçiliği ilkesinden uzaklaştığını söylemek ve bunun Türkiye'de mutlaka uyulması gereken bir ilke olduğunu söylemek bize eğer dokunmaya başladıysa burası demokratik bir ülke değildir. Artık Atatürk milliyetçiliğini söylemek korkulan bir hale gelmiştir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.