Hazreti Mevlâna 735. sene-i devriyesi sebebiyle düzenlenecek çeşitli etkinliklerle anılacaktır. "ölüm günüm, düğün günümdür" tabirini kullandığı için. Anma törenleri, düğün günü ya da vuslat günü manasına gelen "Şeb-i Arûz" olarak adlandırılmaktadır. Onun düşüncesinde ve fikirlerinde ölüm hiçbir zaman yokluk olarak kabul edilmemektedir. "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir" diyerek gönüllerdeki ölümsüzlüğe dikkat çekmiştir.
Hazreti Mevlâna'nın insan sevgisi üzerine bina ettiği düşüncelerini hemen bütün dünya kabul etmektedir. Buraya kadar bir sorun yoktur?Ancak O'nun davet ettiği gerçek çarpıtılarak maksadın dışına çıkılmaktadır. Hazreti Mevlâna gerçek bir Allah dostudur. Onun yolu ve davet ettiği gerçeğin, Allah ve Resulünün ölçüleri dışında olması asla ve asla mümkün değildir. O'nun davası; mistik bir hümanizm anlayışına sığdırılamayacak kadar yücedir. İşte bundan dolayıdır ki; üzerinde en çok durulması gereken; "davet ettiği gerçeği" anlamaktır?"Gel, Gel, ne olursan ol, gel!İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!"Onun "gel" çağrısının aşağıdaki beyitte de işaret ettiği gibi; Kur'an ve yüce Peygamberimiz Hazreti Muhammed'i n(sav) hayat ölçülerine olduğu muhakkaktır. "Bu canım var oldukça ben Kur'an'a tutsağım Muhammed Mustafa'nın yolundaki toprağım Benden başkaca bir söz nakledenler olursa Hem onu söyleyenden hem o sözden uzağım"
Prof. Dr. Haydar Baş,"İslam ve Mevlâna" adlı eserinde; "Hazreti Mevlâna'nın davet ettiği gerçeği" şu şekilde ifade etmektedir; "Onun "ne olursan ol gene gel" dediği şey, Seyr ve Hakk'a vuslattır, Allah'a doğru yolculuktur ve nihai hedef olarak Yüce Allah'ın huzurudur. Tasavvufun öz tabiriyle vuslattır. Bu ulvi gaye velayet ve irşad yoluyla gerçekleşir. Mevlanâ elbette "gel" diyor tüm insanlığa ama, "geldiğin gibi kal" demiyor; aksine insan-ı kâmile gelen kimsenin katı taş olsa, mermer kesilse bile bir inci olacağını bildirmektedir. "Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir inci olursun,Temiz erlerin sevgisini tâ canın içine dik; gönlü hoş kişilerin sevgisinden başka bir sevgiye gönül verme,Ümitsizlik köyüne gitme, ümitler var. Karanlığa doğru yürüme, güneşler var.Gönül seni gönül ehlinin mahallesine çeker, benlik seni bilakis hapishanesine çekerHadi bir insan-ı kâmilden gıda ver gönlüne; yürü, devleti devlet sahibinde ara" (Mesnevi: 1cilt/ sayfa: 163/ "İslam ve Mevlanâ/ sayfa; 114/ Prof. Dr. Haydar Baş")
Hazreti Mevlâna hakkında çeşitli etkinlikler düzenlemeye çalışan kişi ve kuruluşların, Şeb-i Aruz vesilesiyle yapması gereken en önemli görev; O'nun insanlığı "davet ettiği gerçeği" anlamaya çalışmaktır. Hazreti Mevlâna'nın yüce şahsiyeti önünde eğilir, himmet ve şefaatlerini talep ederiz?.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025