(dünden devam…)
"Elbette her kim Fâtıma'yı (a.s.) dinî açıdan gazaplandırırsa, Allah'ın ve Peygamberin (s.a.v.) gazabına uğrayacaktır. Ama "Fâtıma (a.s.)'ın gazabı amacına ulaşamayan her duygusal insanın gösterdiği gazap hâlidir" denilmektedir. Ve bazı sünni alimler, "Bir kimse halifeden bir mal ister, halife de hak etmediği için talebini reddeder, üstelik halife o malı akraba ve dostlarına da vermez, aksine onu bütün Müslümanlara verirse, malı isteyen o kişi için halifeye darılmış denecek olursa; bu kişinin halife ona mal vermediği için darıldığı açıkça ortaya çıkmış olur" diyorlar.
Burada Hz. Fâtıma'nın gazaplanması, haddin aşılması, Peygamberin ve nassın ihlal edilmesi olayıdır. Bir başka ifadeyle, Peygamberin ve nassın yerine kişisel görüşlerin ikame edilmesidir. Hz. Fâtıma'yı gazaplandıran budur. Kaldı ki, halife Fedek'in Fâtıma'ya ait olduğunu beyan eden belgeyi hazırlamış ancak Ömer'in etkisinde kalarak, belgeyi iptal etmiştir. Bazı Sünni eserler, Hz. Fâtıma'nın Fedek malı yüzünden gösterdiği tepkiden zamanla vazgeçmesini ve sessiz kalmasını da dinî gazaplanma olmadığı hakkındaki yorumlarına kanıt göstermektedirler.
Ehl-i Beyt âlimlerinin bu tür yorumlara cevabı ise şöyle olmaktadır: "İlk olarak Hz. Fâtıma (a.s.), Allah-u Teala'nın, temizliğine ve masumiyetine hükmettiği bir insandır. Asla iftira atmaz ve yalan söylemez. Hz. Fâtıma (a.s.)'ın hakkında Tathir Ayeti nâzil olması bile bu iftiraları ortadan kaldırmak için yeterlidir. İkinci olarak; Hz. Fâtıma (a.s.)'ın gazabı bir hal değişikliği olmuş olsaydı, ortadan kalkması icap ederdi. Özellikle kendisinden özür dilendikten sonra kalbinden çıkması gerekirdi.
Hz. Fâtıma'nın (a.s.) gazabı dinî bir gazaptı çünkü Allah-u Teala ve Peygamber-i Ekrem (s.a.v.)'in hükümlerinin aleyhine bir hüküm verilmişti. O'nun bu hükme olan gazabı dinî bir gazaptı ve bu gazap Allah-u Teala ve Hz. Peygamberin (s.a.v.) gazabını gerektiren bir gazaptır." (Peşaver Geceleri, s. 572-573).
Bu konu ile ilgili olarak şu hadisi de nakledelim: Mir Seyyid Ali Hemadanî eş-Şafiî, Meveddetu'l-Kurba'da şu hadisi nakletmektedir: "Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki: Ben Fâtıma'ya eziyet edenleri kıyamette ağır sorguya çekeceğim. Fâtıma'nın razılığı Benim razılığımdır, Fâtıma'nın gazabı Benim gazabımdır; Benim gazab etmiş olduğum kimseye eyvahlar olsun."
Hz. Fâtıma'nın (a.s.) gazaplanmasının dinî olduğunun ispatı O'nun ahlakı hakkındaki ayetler ve hadislerdir. Resûlullah'ın (s.a.v.) O'nun incitilmemesi konusunda pek çok hadisi mevcuttur: "Fâtıma Benim bir parçamdır, kalbimin meyvesidir ve ruhumdur; O'nu inciten Beni incitmiştir, Beni inciten Allah'ı incitmiştir; O'nu gazaplandıran Beni gazaplanmıştır, O'na eziyet eden Bana eziyet etmiştir." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, Ali Hemadanî Meveddetu'l-Kurba).
"Ya Fâtıma, Allah–u Teala Senin gazabın için gazab eder, Senin hoşnutluğun için hoşnut olur." (İbn-i Hacer Askalanî, İsabe, c. 4, s. 375; Hâkim Nişaburî, Müstedrek, c. 3, s. 154; Ebu'lİrfan es-Sebban, İs'afu'r-Rağibin, s. 171).
Ayetlere bakarsak:
"Allah ve Resulü'nü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır." (Ahzab, 57).
"Allah ve Resulü'ne eziyet edenler için mutlaka elem verici bir azap vardır." (Tevbe, 61)."
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020