Müslümanlığın sembollerine doğrudan saldırı veya Müslüman kimlikli şahısları hedef alarak dolaylı linç kampanyasıyla her gün Müslümanların vicdanı delik deşik ediliyor.
AKP iktidarının yönlendirmesiyle en islamcısından en sağcısına, en liberalinden en solcusuna kadar tüm medya bir şekilde yabancı sermaye ile göbekten bağlı durumda.Türk milleti bu sürecin acı meyvelerini hemen her gün devşirmeye başladı. Medya, devasa lağım çukuruna dönüşmüş, bir milleti adeta yutuyor.Yabancı özentisi ile başlayan bayağılık, ahlaki düşüş, pespayelik yabancı ortaklığı ve sermaye hakimiyeti ile Türk milletinin doğrudan inancını hedef alan hınç ve linç kampanyasına dönüştü.Müslümanlığın sembollerine doğrudan saldırı veya Müslüman kimlikli şahısları hedef alarak dolaylı linç kampanyasıyla her gün Müslümanların vicdanı delik deşik ediliyor.En dinsiz medya ateş emri veriyor, kiliselerle ortaklık kuran sözde muhafazakar medya hazır manga arkasında saf duruyor.Dindar kesimin gençliğinde iman harareti ile sivrildiğinden hürmet beslediği bir yazar olan Hüseyin Üzmez de bu linçten nasibini aldı.Açık sözlü, sözünü sakınmayan üslubu ve dobra kişiliği ile mutlaka bir arı kovanına elini sokmuş olacak ki, büyük bir medya hıncına ve lincine muhatap oldu.Değil sıradan bir Müslüman'ın, insanlıktan azıcık nasibi olan bir insanın yapacağının dahi tahayyül edilemeyeceği aşağılık bir suçla itham ediliyor.Suçlamayı sermayeye dönüştüren medyanın ve sözcülerinin aşağılık ve bayağılığı meslek edindiği tiplerden oluşması, Hüseyin Üzmez beye nişan edilirken İslam'ın evlilik kurumundan başlayıp Peygamberimizin aile hayatına kadar Türk milletinin kutsallarına ateş edilmesi asıl komploya işaret ediyor.Asıl hedef Müslümanlar ve tabii ki onlara güç veren İslam.Öyle olmasa zinanın suç olmaktan çıkarılması için yalın kılıç mücadele eden, pornoculuğu Türk medyasına taşıyan, gece alemlerinde çocuğunun çırıl çıplak dansözlere hayvanca saldırısını savunan, çok erkekli yaşamayı modern kabul edenler ahlak zabiti kesilir miyd?İslam'a aykırı, örfe aykırı, vicdana aykırı bir iş yapmayacağına, günahını itiraf edecek kadar delikanlı olan bir aydın olan Üzmez'e saldırıda en azılı profil çizen kadının, bir zamanlar Demirel, ardından mücahit Erbakan, şimdilerde ise mağdur Erdoğan'ın NAZLI KILICI olması da kaderin bir başka cilvesi olsa gerek?Kocasının sermayesi ile başka erkeklerin koynunda ömür geçiren, sonrada her devrin iktidarının avukatlığına soyunup devletle kavga eden, fettan, fitneci karakterlerin gözden düşünce İslamın taaddüd-ü zevcat ve aile kurumuna saldırarak medyada ayakta durma çırpınışlarıdır bunlar.Pornoculuğu yaşam tarzı edinen, medyayı umumhane paçavrasına dönüştüren, zinayı alkışlayan, evlilik öncesi ilişkiyi kutsayan, ihanetleri ile kendi ailelerini dağıtan, medyaları ile ocakları söndüren tiplerin kendi aşağılık fantezilerini Müslümanlara ve Müslümanlığa yakıştırma çabaları da bir başka hastalıkları olsa gerek.Hele hele bu süreçte Hüseyin Üzmez'i ağza alınmayacak pis günahı işlemekle suçlayanlar kervanına bırakın Peygamberimizin çok eşlilik sünnetini anlamayı, Allah'ın evlilik farzını fiilen inkar eden, CIA himayesinde papazların koynunda yaşayarak rahip hayatını çile hayatı diye yutturanların katılması komplonun Üzmez'e değil, İslam'ın değerlerine ve kutsallarına kurulduğunu net olarak göstermektedir.Ama it ürür kervan yürür. İbrahim BERK / editor@yenimesaj.com.tr
AKP iktidarının yönlendirmesiyle en islamcısından en sağcısına, en liberalinden en solcusuna kadar tüm medya bir şekilde yabancı sermaye ile göbekten bağlı durumda.Türk milleti bu sürecin acı meyvelerini hemen her gün devşirmeye başladı. Medya, devasa lağım çukuruna dönüşmüş, bir milleti adeta yutuyor.Yabancı özentisi ile başlayan bayağılık, ahlaki düşüş, pespayelik yabancı ortaklığı ve sermaye hakimiyeti ile Türk milletinin doğrudan inancını hedef alan hınç ve linç kampanyasına dönüştü.Müslümanlığın sembollerine doğrudan saldırı veya Müslüman kimlikli şahısları hedef alarak dolaylı linç kampanyasıyla her gün Müslümanların vicdanı delik deşik ediliyor.En dinsiz medya ateş emri veriyor, kiliselerle ortaklık kuran sözde muhafazakar medya hazır manga arkasında saf duruyor.Dindar kesimin gençliğinde iman harareti ile sivrildiğinden hürmet beslediği bir yazar olan Hüseyin Üzmez de bu linçten nasibini aldı.Açık sözlü, sözünü sakınmayan üslubu ve dobra kişiliği ile mutlaka bir arı kovanına elini sokmuş olacak ki, büyük bir medya hıncına ve lincine muhatap oldu.Değil sıradan bir Müslüman'ın, insanlıktan azıcık nasibi olan bir insanın yapacağının dahi tahayyül edilemeyeceği aşağılık bir suçla itham ediliyor.Suçlamayı sermayeye dönüştüren medyanın ve sözcülerinin aşağılık ve bayağılığı meslek edindiği tiplerden oluşması, Hüseyin Üzmez beye nişan edilirken İslam'ın evlilik kurumundan başlayıp Peygamberimizin aile hayatına kadar Türk milletinin kutsallarına ateş edilmesi asıl komploya işaret ediyor.Asıl hedef Müslümanlar ve tabii ki onlara güç veren İslam.Öyle olmasa zinanın suç olmaktan çıkarılması için yalın kılıç mücadele eden, pornoculuğu Türk medyasına taşıyan, gece alemlerinde çocuğunun çırıl çıplak dansözlere hayvanca saldırısını savunan, çok erkekli yaşamayı modern kabul edenler ahlak zabiti kesilir miyd?İslam'a aykırı, örfe aykırı, vicdana aykırı bir iş yapmayacağına, günahını itiraf edecek kadar delikanlı olan bir aydın olan Üzmez'e saldırıda en azılı profil çizen kadının, bir zamanlar Demirel, ardından mücahit Erbakan, şimdilerde ise mağdur Erdoğan'ın NAZLI KILICI olması da kaderin bir başka cilvesi olsa gerek?Kocasının sermayesi ile başka erkeklerin koynunda ömür geçiren, sonrada her devrin iktidarının avukatlığına soyunup devletle kavga eden, fettan, fitneci karakterlerin gözden düşünce İslamın taaddüd-ü zevcat ve aile kurumuna saldırarak medyada ayakta durma çırpınışlarıdır bunlar.Pornoculuğu yaşam tarzı edinen, medyayı umumhane paçavrasına dönüştüren, zinayı alkışlayan, evlilik öncesi ilişkiyi kutsayan, ihanetleri ile kendi ailelerini dağıtan, medyaları ile ocakları söndüren tiplerin kendi aşağılık fantezilerini Müslümanlara ve Müslümanlığa yakıştırma çabaları da bir başka hastalıkları olsa gerek.Hele hele bu süreçte Hüseyin Üzmez'i ağza alınmayacak pis günahı işlemekle suçlayanlar kervanına bırakın Peygamberimizin çok eşlilik sünnetini anlamayı, Allah'ın evlilik farzını fiilen inkar eden, CIA himayesinde papazların koynunda yaşayarak rahip hayatını çile hayatı diye yutturanların katılması komplonun Üzmez'e değil, İslam'ın değerlerine ve kutsallarına kurulduğunu net olarak göstermektedir.Ama it ürür kervan yürür. İbrahim BERK / editor@yenimesaj.com.tr
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.