Allah aşkına bir parti, Avrupa Birliği gibi en kritik, yönünü, rengini belli edecek bir konuda tarafsız kalabilir mi? Ya da buna hakkı varmı? "Gönlümden evet geçiyor ama bunuda tabanıma izahta güçlük çekiyorum, o nedenle hem evet hemde hayır diyorum. Ortaklarımdan da anlayış bekliyorum.." İşte MHP'nin tavrı bu... Dün Abdulkadir Akcan: "Devlet Bahçeli'nin tasası hükümetin devamıyla ilgili tasadır. Bu hükumet Cumhuriyet tarihi boyunca kurulmuş en uyumlu hükumettir ve koalisyon sonuna kadar sürecektir" diyor. Bakan Akcan'ın genel başkanı Devlet Bahçeli ise; "Avrupa Birliği ile ilgili meseleler Türk milletinden gizleniyor. Brüksel bugün bizi almaya kalksa en az 20 yılı bulur" diyor. İşte MHP'nin içinde bulunduğu pozisyon...
Apo ipten alınıyor
Bu iki demeçten hangi MHP çıkar sorusunun cevabını, isterseniz geçtiğimiz günlerde yayından iki AB bildirgesinde arayalım.Ama bir noktanın da altını öncelikle çizelim. Ortaklar "AB için Apo ipine" sarılırken Bahçeli Apo'nun affını sağlayacak sürece, konunun Meclis'te temizlenmesi kaydıyla bir itirazının olmadığını bizzat ifade etti. Üstelik daha dün Bahçeli, Apo tavizi acaba Avrupa'nın son talebi mi olacak? sorusunu da kendisi sormuştu. Şimdi MHP'nin dışarıdan ikircikli gibi görünen ama içerden bakınca son derece net ve ANAP'la yarışan AB'ci tavrına, geçtiğimiz günlerde yayınlanan AB bildirgeleriyle bakalım.
Biliyorsunuz iki ilandan ilki, Meral Gezgin Eriş önderliğinde yayınladı ve AB için herşeye evet diyordu. İkincisi ise, Cumhuriyet gazetesinde duyruldu. Onlar da AB'ne hayır mesajı veriyorlardı. Buraya kadar herşey normal. Fakat işin ilginç tarafı hem birinci bildirgeye, hemde ikinci bildirgeye imza atan kuruluş ve isimler vardı... Mesela Sağlık-İş Başkanı Mustafa Başoğlu... Çatısı altında olduğu Türk işde dahil, kendisi başta olmak üzere AB için olmadık yazılar yazan, kitaplar, kitapcıklar çıkaran Başoğlu her iki listeyi de imzaladı... İyi ama niçin? Avrupa Birliğine ya evet derseniz ya da hayır... Netice itibariyle Brüksel bir mantık içinde, tek millet, tek devlet ve tek bayrağa doğru adım adım ilerliyor. Türkiye'ye ilişkin tavrı ve tarzı da belli... Avrupa Birliği için çok şey söyleyebiliriz ama herhalde, bizim için niyetlerini saklıyor veya gerçekleri gizliyor diyemeyiz. AB cephesinde Türkiye için, sürpriz hiçbir şey yok. Üstelik bu bildirgeye imza atan kuruluşlar ve isimler, konuyu rahatlıkla araştırabilecek ve karar verebilecek durumdalar. Taşıdıkları sivil toplum kuruluşları sıfatı da, zaten onlara bu görevi yüklüyor. Aynı nedenle de onların imzalarına, ihtiyaç duyuluyor. Sağlık-İş başkanı ve diğer "arada deredeciler" tüm bunları bilmesine rağmen acaba ne yapmaya çalışyorlar.
Demirel demagojisi
Başoğlu'nun bir üçüncü ve en kapsamlı 500 imzalı "Avrupa Birliğine karşı Ulusal ittifak platformu" için bizzat yaptığım çağrıya, verdiği cevabı buraya aktarıyorum. "Ben AB'ne eşit koşullarda girilmesine karşı değilim" Bu cümlenin anlamı şudur: "Ben bal gibi AB'ciyim" Mahçup tavırdaki ürkekliğin ve ikili davranmanın dini literatürdeki karşılığını ifade etmeden şunu söyleyelimki, Demirel demogojisi olarak lügate geçen bu söylem, bugün Türkiye'nin geldiği noktanın da adı ve nedenidir. Ortaya konulan siyasi demogojinin izlerini, son 30 yılımızı çalanların söylemlerinde bulabilirsiniz. Dün dündür, bugün bugündür mantığıyla halkı aptal, kendilerini akıllı zannedenlerin aslında ne kadar kayıp içinde oldukları şimdi hep birlikte görüyoruz. Tarihin kendilerinden bir tek cümleyle bahsetmeyeceği siyasi mevtalardır, son 30 yılımızı çalanlar...
Devlet Bahçeli ve MHP ne diyor? ne yapmaya çalışıyor? sorusunun cevabıda aslında bu son cümlede saklıdır...
Tarih Baba'nın kalemi elinde
Direniyoruz görüntüsü adı altında en AB'ci ANAP'tan, çok daha fazla AB sürecinin ekmeğine yağ sürülüyor. MHP ya da AB'ciler sözü hiç eğip bükmesinler, "hem ağlarım hemde giderimle" halka gönderilen mesajları bir tarafa bıraksınlar... Avrupa Birliği, Ulusal egemenliğin ve tam bağımsızlığın devrini, milli devletin sona ermesini doğuracak bir meseledir. Dolayısıyla hiç kimse heleki iktidar ortağı bir partinin şöyle veya böyle demeye, günü kurtarmaya hakkı yoktur. Çünkü satışa çıkan geleceğimizdir. Eteklerindekini dökeceksin, gerçek niyetini gizlemeyeceksin? Tarih babanın elinde kalem, not tuttuğu günlerden geçiyoruz...
Apo ipten alınıyor
Bu iki demeçten hangi MHP çıkar sorusunun cevabını, isterseniz geçtiğimiz günlerde yayından iki AB bildirgesinde arayalım.Ama bir noktanın da altını öncelikle çizelim. Ortaklar "AB için Apo ipine" sarılırken Bahçeli Apo'nun affını sağlayacak sürece, konunun Meclis'te temizlenmesi kaydıyla bir itirazının olmadığını bizzat ifade etti. Üstelik daha dün Bahçeli, Apo tavizi acaba Avrupa'nın son talebi mi olacak? sorusunu da kendisi sormuştu. Şimdi MHP'nin dışarıdan ikircikli gibi görünen ama içerden bakınca son derece net ve ANAP'la yarışan AB'ci tavrına, geçtiğimiz günlerde yayınlanan AB bildirgeleriyle bakalım.
Biliyorsunuz iki ilandan ilki, Meral Gezgin Eriş önderliğinde yayınladı ve AB için herşeye evet diyordu. İkincisi ise, Cumhuriyet gazetesinde duyruldu. Onlar da AB'ne hayır mesajı veriyorlardı. Buraya kadar herşey normal. Fakat işin ilginç tarafı hem birinci bildirgeye, hemde ikinci bildirgeye imza atan kuruluş ve isimler vardı... Mesela Sağlık-İş Başkanı Mustafa Başoğlu... Çatısı altında olduğu Türk işde dahil, kendisi başta olmak üzere AB için olmadık yazılar yazan, kitaplar, kitapcıklar çıkaran Başoğlu her iki listeyi de imzaladı... İyi ama niçin? Avrupa Birliğine ya evet derseniz ya da hayır... Netice itibariyle Brüksel bir mantık içinde, tek millet, tek devlet ve tek bayrağa doğru adım adım ilerliyor. Türkiye'ye ilişkin tavrı ve tarzı da belli... Avrupa Birliği için çok şey söyleyebiliriz ama herhalde, bizim için niyetlerini saklıyor veya gerçekleri gizliyor diyemeyiz. AB cephesinde Türkiye için, sürpriz hiçbir şey yok. Üstelik bu bildirgeye imza atan kuruluşlar ve isimler, konuyu rahatlıkla araştırabilecek ve karar verebilecek durumdalar. Taşıdıkları sivil toplum kuruluşları sıfatı da, zaten onlara bu görevi yüklüyor. Aynı nedenle de onların imzalarına, ihtiyaç duyuluyor. Sağlık-İş başkanı ve diğer "arada deredeciler" tüm bunları bilmesine rağmen acaba ne yapmaya çalışyorlar.
Demirel demagojisi
Başoğlu'nun bir üçüncü ve en kapsamlı 500 imzalı "Avrupa Birliğine karşı Ulusal ittifak platformu" için bizzat yaptığım çağrıya, verdiği cevabı buraya aktarıyorum. "Ben AB'ne eşit koşullarda girilmesine karşı değilim" Bu cümlenin anlamı şudur: "Ben bal gibi AB'ciyim" Mahçup tavırdaki ürkekliğin ve ikili davranmanın dini literatürdeki karşılığını ifade etmeden şunu söyleyelimki, Demirel demogojisi olarak lügate geçen bu söylem, bugün Türkiye'nin geldiği noktanın da adı ve nedenidir. Ortaya konulan siyasi demogojinin izlerini, son 30 yılımızı çalanların söylemlerinde bulabilirsiniz. Dün dündür, bugün bugündür mantığıyla halkı aptal, kendilerini akıllı zannedenlerin aslında ne kadar kayıp içinde oldukları şimdi hep birlikte görüyoruz. Tarihin kendilerinden bir tek cümleyle bahsetmeyeceği siyasi mevtalardır, son 30 yılımızı çalanlar...
Devlet Bahçeli ve MHP ne diyor? ne yapmaya çalışıyor? sorusunun cevabıda aslında bu son cümlede saklıdır...
Tarih Baba'nın kalemi elinde
Direniyoruz görüntüsü adı altında en AB'ci ANAP'tan, çok daha fazla AB sürecinin ekmeğine yağ sürülüyor. MHP ya da AB'ciler sözü hiç eğip bükmesinler, "hem ağlarım hemde giderimle" halka gönderilen mesajları bir tarafa bıraksınlar... Avrupa Birliği, Ulusal egemenliğin ve tam bağımsızlığın devrini, milli devletin sona ermesini doğuracak bir meseledir. Dolayısıyla hiç kimse heleki iktidar ortağı bir partinin şöyle veya böyle demeye, günü kurtarmaya hakkı yoktur. Çünkü satışa çıkan geleceğimizdir. Eteklerindekini dökeceksin, gerçek niyetini gizlemeyeceksin? Tarih babanın elinde kalem, not tuttuğu günlerden geçiyoruz...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
- Sahili olmayan umman / 14.04.2022
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021