Kısaca geriye gidersek, bir vakıf tarafından 2005 ve 2016 yıllarında, 'Ayasofya'nın ibadete açılması için 'Danıştay'a davalar açıldı.
2005 yılında Sayın Erdoğan başbakandı. 2016 yılında ise Cumhurbaşkanı. O davalara, Sayın Erdoğan'ın bakışını hatta 2016 yılındaki davaya bildirdiği, "Ayasofya'nın aynı statüsünü korunması" gerektiği tavsiyesini isteyen medyadan öğrenebilir.
2005 ve 2016 yılındaki kanunlar da aynı kanunlardı. Ama Danıştan bu davaları reddetmişti. İlginçtir! Bugün Danıştay'a dua edenler o gün, lanetlememiş hatta gündemden düşürmek için çok aceleci davranmışlardı.
Şimdi bayram değil seyran değil Dinlerarası Diyalog'un acı meyvelerini verdiği, Allah'a inanıyorum diyenlerin %94'lere düştüğü, deizmin tavan yaptığı yani insanımızın uzaklaştığı daha doğrusu uzaklaştırıldığı bir ortamda nasıl bir rüya gördüler ki, Ayasofya başlığı açtılar?
Aslında o rüyayı hepimiz görüyoruz. O rüyada batık ekonomi var. Tavan yapan işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk da var. Dün beraber yürüdükleri dava arkadaşlarının konuşmaya başlamaları milletin beynini yakmaya başladı.
Yargının düştüğü hal ortada… Özellikle, "bana ahlaksızlık yapan cezasını çeker ama karşımdakilere her türlü hakaret serbest" duruşu artık milletin de dikkatini çekti!
Diğer taraftan dış politikada ne kadar yaranmaya çalışsak da her fırsatta karşımızda duran ABD var. AB var. Rusya'yı ısrarla düşman etme gayretleri var. Suriye'de, Libya'da, Kıbrıs'ta, Ege'de, Akdeniz'de sular her zamankinden daha dalgalı.
İktidar partisinin çözümü yok, duruşu yok en önemlisi bu kadar soruna rağmen birleştirici olması gerekirken ayrıştırıcı, öteleyici, damgalayıcı bir siyaset izliyor.
Haliyle yıprandı. Adeta metal yorgunluk yaşıyor. Toplum nezdinde bir arayış, yeni bir imaj, itibar arayışına girdi. Hala meclis kürsüsünden başörtüsü hatırlatmaları, MHP'den çok daha iyi milliyetçi pozlar vermeleri ve son adım olarak Ayasofya bu arayışın birkaç başlığı.
Ayasofya'ya geri dönersek! 2005 ve 2016 yılında 'hayır' diyen Danıştay bu kez 'evet' dedi. Nasıl? Geçen yıl İstanbul seçimlerinin iptali için oy kullanan kişi şimdi Danıştay başkanı.
Evet, Ayasofya ibadete açıldı. Hayırlı olsun. "Neden açıldı?" diyenler ahmaktır. Karşı çıkanlar ise aptaldır. Bu bizim meselemizdir. Ne AB, ne ABD ve ne de başka kimseyi alakadar etmez.
Mayıs ayındaki yazılarımda Ayasofya'nın ibadete açılacağını yazmıştım. İçerdeki Hıristiyanlık figürlerini de sorgulamıştım. Hükümetin bu noktada İzmir Alaçatı'daki, Pazaryeri Camii'nde uygulanan modeli uygulayacağını da ifade ermiştim.
Şimdi ne konuşuluyor? İçerdeki o figürlerin İslami tanım ile putların, namaz vakitlerinde ya perde, ya da led ışıklar ile kapatılacağı sonrasında ise tekrar gösterime sokulacağı konuşuluyor.
Sayın Erdoğan hep vurguluyor ya! Burası bağımsız bir devlettir, diye. Evet, biz bağımsız bir devletiz. Dinimiz bellidir ve ben bu dinin bir mensubu olarak putların olduğu bir ortamda Allah'a secde etmem.
Eğer gerçekten Allah rızası için bu işe kalkıştıysanız o putları aynen Peygamberimizin (s.a.v) İmam Ali (a.s) ile birlikte yaptığı gibi o putları kırarsınız.
Dünya mirası filan diyorlar ya! Ben Allah'ın rızası, Allah ve Resulü'nün ölçüsü, diyorum.
Cami, toplanma yeri, bir araya gelinen yer anlamlarına gelir. Kimin için toplanılır? Allah'a ibadet etmek, O'nun rızasını kazanmak için.
Kimler toplanır? Sağcısı, solcusu, ülkücüsü, liberali kısaca kelime-i şahadet getiren herkes.
Yani caminin bir diğer özelliği de birleştirici olmasıdır.
Ama ne hazindir ki, cami üzerinden ayrıştırma daha ilk dakikada başladı. Birkaç gün önce değerli yazarlarımızdan Yusuf Karaca ağabeyimizin dediği gibi "Ayasofya siyasete açıldı."
Buradan siyasilerimize tavsiyem Trump mantığını bırakmalarıdır. Ne yapmıştı Trump? Halkı istediği kıvama getiremeyince Kilise önünde İncil kaldırarak poz vermişti.
- ‘Erdoğan Amca adım Danya Ebu Muhsin’ / 20.04.2025
- 2 bin değil 2 bin 600 yıldır yapılanamayanı yaptılar? / 19.04.2025
- Gazze’den tehciri, ‘hicret’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar / 18.04.2025
- Sahada yaşananlar Erdoğan’ı teyit etmiyor / 17.04.2025
- Erdoğan’ın ‘fakir fukara garip gureba’ çıkışı / 16.04.2025
- O zaman nedir bu Milli Ekonomi Modeli? / 15.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -2- / 14.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -1- / 13.04.2025
- İktidarın kutsal (!) haç ve Konstantinapol sessizliği / 11.04.2025