Hacca gitmeden dönüşte sunacakları hediyeleri almanın telaşına düşen adaylar, seccade, tespih, yüzük, oyuncak gibi eşyaları hatta hurma ile zemzemi de ülkesinden alarak gümrük ve taşıma sıkıntısından kurtuluyor. Zemzem, kilo başı 3 riyal olan nakliye bedeli karşılığında satışa sunuluyor Zemzem, hurma ile başlayan, ancak 1970-80'li yıllarda seccade, başörtüsü, kokular, yüzük, tespih, takke, oyuncak, kına gibi eşyalarla artan hac alışverişi, hacca giden kişileri sıkıntıya soktuğu gibi, yüksek rakamlarda paranın yurt dışına aktarılmasına neden oluyordu.Hacdan hediyelik eşya almanın bir gelenek haline gelmesi ve Suudi Arabistan'da satılan çok sayıda ürünün Türkiye'den gitmesi bir süreden beri yurt içindeki esnafı da harekete geçirdi.Hacı adaylarının eğitim gördüğü dönemlerde başlayan "hac ürünleri sektörü'' her geçen yıl büyürken, Mekke ve Medine'den aldıkları eşyaların üzerinde "Made in Turkey'' yazısını gören hacılar da yurt içindeki pazarlara yönelmeye başladı.Müftülüklerdeki başvurular sırasında adaylara broşürler dağıtan hediyelik eşya satıcıları, adayları, dövizlerinin yurt dışına gitmemesi yolunda uyarırken, yurt içinde, Suudi Arabistan'dan getirilebilecek her türlü eşyanın çok daha uygun fiyatla alınabileceği vurgulanıyor.Öyle ki son yıllarda hacılara taşıma sıkıntısı olmaması için bazı hac malzemesi satıcıları zemzem bile satışa sunuyor. Bidonlarla Türkiye'ye getirilen zemzem, kilosu 3 riyal olan kargo bedeli karşılığı satılıyor.Adana'da, yaklaşık 25 yıldır, hac malzemeleri ve hediyelik eşya satan Salih Bozdoğan, her yıl ortalama 70 bin kişinin hac görevini yerine getirmek için Suudi Arabistan'a gittiğini anımsattı.Bozdoğan, memlekete dönecek her hacının, eş-dost ve akrabalarının hayatına anılar ekleyecek, manevi hislerini artıracak hediyeler için ortalama 300 YTL harcadığını, alışverişin Mekke ve Medine'de yapılması halinde yaklaşık 21 milyon YTL'nin yurt dışında kalacağını vurguladı.Suudi Arabistan'daki hediyelik eşyaların yüzde 80'inin Türkiye'de üretildiğine işaret eden Bozdoğan, "özellikle, ilk kez yurt dışına çıkan kişiler ortama yabancı oldukları için alışverişte aldanabiliyor, pazarlık yapamıyor. Üstelik, hacılar çok fazla alışveriş yapıyor, hem bu eşyaları taşırken, hem de yurda girerken gümrüklerde büyük sıkıntı yaşıyorlar'' dedi.Bozdoğan, yurt içinden alışveriş yapan hacıların, hediyelik eşyalarda bir kusur bulunduğu zaman değiştirme şansının olduğunu, Suudi Arabistan'dan alınan ürünlerde böyle bir fırsatın bulunmadığını, ayrıca alışverişin Türkiye'den yapılması halinde ibadete daha fazla zaman ayrıldığını söyledi.Çin malları rağbet görmüyorYaklaşık 450 metre karelik modern mağazasında, marketlerde görmeye alışkın olduğumuz alışveriş arabalarıyla hac malzemeleri ve hediyelik eşya satan Ahmet Şahin de, yılın 3 aylık döneminden oluşan "hac sektörü''nde, Çin ürünlerinin fazla rağbet görmediğini belirtti.Şahin, geçen yıllarda Çin tarafından üretilen çok sayıda ürünün artık, yurt içinde de imal edildiğini, duyarlı tüketicilerin ise biraz daha fazla ödeyerek Türk ürünlerini tercih ettiğini vurguladı.Türk mallarının Çin ürünlerine göre daha dayanıklı çıktığını anlatan Şahin, "Geçen yıllarda bir hacı adayı, Çin'den getirdiğimiz zemzem takımını almıştı. Ancak, içine su koyduğunda sarardığını görünce bize getirdi. Biz de değiştirmek zorunda kaldık. Gelen hacı adaylarını da Çin ürünleri konusunda uyarıyoruz'' diye konuştu.Arabistan'dan ucuzŞahin, Türkiye'de, ürünlerin Suudi Arabistan'dan çok daha aşağı fiyata satıldığını belirtirken, yurt içi piyasasında seccadelerin 2-10 YTL, takkelerin 70 YKr-1 YTL, tespihlerin 25 YKr-75 YKr, 40'lık paketlerdeki esansların 7-15 YTL, başörtülerinin 1-6 YTL, 100'lük paketlerde yüzüklerin 5FT: Türk yatırımcıları AB'den çok cari açık kaygılandırıyor 7 YTL arasında satıldığını vurguladı.Şahin, piyasada, Tayvan, Japonya ve Çin üretimi "dijital tespih'', "zikir sayacı'', "dijital hac ve umre rehberi'', "ezan okuyan saatler''in de ilgi gördüğünü belirtti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.