Haccın sünnetleri Fahr-i kâinat efendimizi ziyaret ederken, mübarek yüzüne karşı durup, arkasını kıbleye vermelidir! Halife Mansur, (Ziyarette, kabr-i şerife mi, kıbleye mi döneyim) diye sorunca, imam-ı Malik hazretleri, (Fahr-i kâinat, sana ve baban Hz. Âdem'e kıyamette şefaatçidir. Ona arka dönülmez) buyurdu.Şerefli kabre çok yakına varmamalı, sağlığında, şerefli huzurunda nasıl durulursa, öyle edepli durmalı, önüne bakmalı, etrafa bakmaktan sakınmalıdır!]Sonra yarım metre sağa gelip, (Esselamu aleyke yâ halifeti Resulillah ...) diye başlayan uzun duayı okuyarak Hz. Ebu Bekir'e selam verir. Sonra yarım metre sağa gidip, Hz. Ömer'e selam verir. Sonra kendine ve ana babasına ve bütün müslümanlara dua eder. Sonra yine Resulullahın mübarek yüzünün karşısına gelir, dilediği duaları yapar. Sonra Ebu Lübabe hazretlerinin kendini bağlayarak tevbe etmiş olduğu direğe gelir. Burada ve Ravda-i mutahharada nafile, kaza kılar. Tevbe ve dua eder. Dilediği zamanlarda, Mescid-i Kubâ ve Mescid-i Kıbleteyn, Uhud şehidleri ve Baki'deki mezarları ve birçok meşhur mübarek yerleri de ziyaret etmelidir. Mescidde iki rekat namaz kıldıktan sonra, Hücre-i saadete gelip, mübarek yüzüne karşı dönmeli. Diri iken olduğu gibi huzurunda edep ile durup, salât ve selam vermelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bana selam verene, ben de selam veririm.) [Beyheki, E.Davud]Hacca giden fakir, Mekke'ye gidinceye kadar nafile ibadet yapmakta, nafile sevap almaktadır. Mekke şehrine girince hac etmesi farz olur. Zengin ise, memleketinden hac için çıktığı anda farz sevabı kazanmaktadır. Farzın sevabı, nafilenin sevabından daha çoktur. Fakir, memleketinde ihrama girerek yola çıkarsa, yolda da farz sevabı kazanarak, zenginin sevabına kavuşur. Ana babası kendine muhtaç olmayan bir kimse, onlardan izinsiz farz olan hacca gidebilir, fakat nafile olan hacca gidemez.[Cami, Kur'an-ı kerim kursu ve benzeri İslam'a faydası olan işleri yapmak, nafile hac ve umreden daha sevaptır. Nafile hac ve umre yaparken harcanan paralar, müslüman muhtaçlara veriliyorsa, nafile hac ve umre yapmak, kendi memleketinde sadaka vermekten daha efdal olur. Çünkü, hem mal ile, hem de beden ile ibadet yapılmaktadır. (Hacda bir farzı veya vacibi özürsüz terk etmemeli veya haram, mekruh işlememeli. Aksi halde, nafile hac ve umre yapmak sevap değil günah yapmak olur.) [Makâmâti mazhariyye]Yazı (kitap, gazete, mecmua) ile, radyo ve TV ile İslamiyet'e hizmet etmek, nafile hac ve umreden daha hayırlıdır. Böyle cihad hizmeti olmayanlar için, memleketinde fakir, muhtaç ve salihlere yahut seyyidlere ve Ehl-i Sünnet bilgilerini yayanlara yardım etmek, nafile hacdan ve cami, Kur'an-ı kerim kursu ve benzeri hizmetleri yapmaktan daha sevaptır.]Mekke'den sonra Medine'ye gitmek zorunlu değilse de gitmeye çalışmalı! Peygamber efendimizin mübarek kabr-i şerifini ziyaret ederek büyük nimetlere kavuşmalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:(Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip oldu.) [Beyheki, Dare Kutni, Taberani]
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.