Galatasaray Ali Sami Yen'de Başakşehir'i 2-0'la geçti.
Geçti geçmesine ama işin açıkçası çok da şampiyonluğa ilerleyen bir takımın havası yoktu Galatasaray'da.
Şimdi hemen söylemek lazım ki Başakşehir ne güç olarak ne de kalite olarak Galatasaray'a rakip olabilecek bir görüntü verebildi.
Başakşehir oyunu birinci bölgesine sıkıştırmadı. Hatta hücumu düşünen bir görüntüleri vardı.
Yani savunmasını kalabalık tutup Galatasaray'ın işini zorlaştırmadı.
Buna rağmen Galatasaray'da bu fırsattan sadece iki gol çıkarabildi.
Evet Başakşehir'in benimsediği stratejiyi uygulayacak gücü ve yeteneği yoktu ama Galatasaray da işin açıkçası az gol buldu.
Galatasaray daha çok fırsat yaratıp daha çok gol bulmalı idi. Hele ikinci yarı daha da kötü bir maç seyrettik.
İlk yarı iki gol atan Galatasaray ikinci yarı durdu.
Şimdi Başakşehir'in oyun kurucusu kim? Sağ bek mi sol bek mi olduğu belli olmayan Galatasaray'ın eski oyuncusu Leo Dubois!
Adam orta sahada mı? sağ bek mi? sol bek mi? Belli değil.
Son olarak söylemek lazım ki Galatasaray'da ciddi bir kadro sıkıntısı var.
Fakat bu maç da dahil olmak üzere Okan Buruk şu ana kadar bu sorunu iyi idare etti.
Şunu söylemek lazım ki Galatasaraylı oyuncular çok yönlü yetenekler sergiliyorlar.
Bu durum hiç şüphesiz Okan Buruk'un işini kolaylaştırıyor.
Şimdi maçtaki aksiyonları değerlendirmeye çalışalım.
İlk yarı boyunca Galatasaray her anlamda Başakşehir'den çok daha üstündü.
Bunda en büyük katkıyı ise Kerem Demirbay sundu. Kerim Demirbay attığı paslar ile Galatasaray'ı ileri taşıdı.
Kerem Demirbay sadece işin hücum yönünü değil ama savunma yönünde de katkı sundu.
33 ve 45+1'de Kerem Demirbay kendi 18'i içinde çok iyi savunma yaptı bence.
Son maçların formda oyuncusu Barış Alper Yılmaz yine günündeydi. Bir gol attı.
Attığı golde rakibi Lukas Lima'yı çalımları ve gücü ile ekarte edişi nefisti.
İkinci golde ise golden önce Barış'ın topu alıp rakip 18 içinde kıvrak hareketler ile zorlama yapması övgüye değer.
Gelişen pozisyonda Mertens topu kendi önünde buldu ve ikinci şutta golü attı.
Kerem Aktürkoğlu çok bağımsız oyun oynadı. Hareketliydi ve kendi mevkiini sıklıkla terk etti.
Fakat bu çabası olumlu bir aksiyon olarak oyuna yansımadı.
Bir diğer iyi oynayan oyuncu ise Kaan Ayhan idi. Kaan Ayhan pasör bir oyuncu. Önünde formda Barış ile birlikte performansı daha da arttı.
Icardi hâlâ toparlanamadı. Örneğin 9'da kötü bir şut attı ve 19'da isabetsiz bir pası var.
İlk yarıda hakemin yaptığı ciddi bir hata vardı. Mertens hemen birinci dakikada doğru bir sarı kart gördü.
Fakat 40. dakikada Deniz Türüç'e tabanı ile çok sert bir faul yaptı.
Bu açık şekilde ikinci sarı kartı gerektiriyordu fakat hakem bu kartı atladı.
İkinci yarı dediğim gibi oyundaki heyecan seviyesi düştü.
Ayrıca ilk yarıya nazaran daha düşük bir tempo da oluşunca müsabaka iyice zevksizleşti.
İşin açıkçası Galatasaray asılmadı ve Kerem Demirbay da ilk yarıdaki gibi etkili olamadı.
Çeşitli nedenlerden dolayı Barış Alper sağ beke geçince Galatasaray'ın hücum gücü iyice düştü.
Bu yarı Barış Alper ancak bir kere 62'de attığı bir şut ile ortaya çıktı. Bu topu Başakşehir savunması çizgiden çıkardı.
Maçın son anlarında Başakşehir hareketlenir gibi olsa da bundan anlamlı bir sonuç çıkaramadılar.
Bu devre oyuna giren Carlos Vinicius Alves Morais hakkında fikir oluşturmak için henüz erken.
Son dakikada Barış Alper'in hazırladığı pozisyonda Vinicius aut ile sonuçlanan bir şut attı. Bakalım Vinicius havaya girebilecek mi?
Şampiyonluk yarışında hata yapmayan Galatasaray beş gün sonra Avrupa Ligi'nde önemli bir maça çıkacak.
İlk yarıdaki gibi oynarsa bu maçta bir sıkıntı olmaz ve turu şimdiden garantiler.
Geçti geçmesine ama işin açıkçası çok da şampiyonluğa ilerleyen bir takımın havası yoktu Galatasaray'da.
Şimdi hemen söylemek lazım ki Başakşehir ne güç olarak ne de kalite olarak Galatasaray'a rakip olabilecek bir görüntü verebildi.
Başakşehir oyunu birinci bölgesine sıkıştırmadı. Hatta hücumu düşünen bir görüntüleri vardı.
Yani savunmasını kalabalık tutup Galatasaray'ın işini zorlaştırmadı.
Buna rağmen Galatasaray'da bu fırsattan sadece iki gol çıkarabildi.
Evet Başakşehir'in benimsediği stratejiyi uygulayacak gücü ve yeteneği yoktu ama Galatasaray da işin açıkçası az gol buldu.
Galatasaray daha çok fırsat yaratıp daha çok gol bulmalı idi. Hele ikinci yarı daha da kötü bir maç seyrettik.
İlk yarı iki gol atan Galatasaray ikinci yarı durdu.
Şimdi Başakşehir'in oyun kurucusu kim? Sağ bek mi sol bek mi olduğu belli olmayan Galatasaray'ın eski oyuncusu Leo Dubois!
Adam orta sahada mı? sağ bek mi? sol bek mi? Belli değil.
Son olarak söylemek lazım ki Galatasaray'da ciddi bir kadro sıkıntısı var.
Fakat bu maç da dahil olmak üzere Okan Buruk şu ana kadar bu sorunu iyi idare etti.
Şunu söylemek lazım ki Galatasaraylı oyuncular çok yönlü yetenekler sergiliyorlar.
Bu durum hiç şüphesiz Okan Buruk'un işini kolaylaştırıyor.
Şimdi maçtaki aksiyonları değerlendirmeye çalışalım.
İlk yarı boyunca Galatasaray her anlamda Başakşehir'den çok daha üstündü.
Bunda en büyük katkıyı ise Kerem Demirbay sundu. Kerim Demirbay attığı paslar ile Galatasaray'ı ileri taşıdı.
Kerem Demirbay sadece işin hücum yönünü değil ama savunma yönünde de katkı sundu.
33 ve 45+1'de Kerem Demirbay kendi 18'i içinde çok iyi savunma yaptı bence.
Son maçların formda oyuncusu Barış Alper Yılmaz yine günündeydi. Bir gol attı.
Attığı golde rakibi Lukas Lima'yı çalımları ve gücü ile ekarte edişi nefisti.
İkinci golde ise golden önce Barış'ın topu alıp rakip 18 içinde kıvrak hareketler ile zorlama yapması övgüye değer.
Gelişen pozisyonda Mertens topu kendi önünde buldu ve ikinci şutta golü attı.
Kerem Aktürkoğlu çok bağımsız oyun oynadı. Hareketliydi ve kendi mevkiini sıklıkla terk etti.
Fakat bu çabası olumlu bir aksiyon olarak oyuna yansımadı.
Bir diğer iyi oynayan oyuncu ise Kaan Ayhan idi. Kaan Ayhan pasör bir oyuncu. Önünde formda Barış ile birlikte performansı daha da arttı.
Icardi hâlâ toparlanamadı. Örneğin 9'da kötü bir şut attı ve 19'da isabetsiz bir pası var.
İlk yarıda hakemin yaptığı ciddi bir hata vardı. Mertens hemen birinci dakikada doğru bir sarı kart gördü.
Fakat 40. dakikada Deniz Türüç'e tabanı ile çok sert bir faul yaptı.
Bu açık şekilde ikinci sarı kartı gerektiriyordu fakat hakem bu kartı atladı.
İkinci yarı dediğim gibi oyundaki heyecan seviyesi düştü.
Ayrıca ilk yarıya nazaran daha düşük bir tempo da oluşunca müsabaka iyice zevksizleşti.
İşin açıkçası Galatasaray asılmadı ve Kerem Demirbay da ilk yarıdaki gibi etkili olamadı.
Çeşitli nedenlerden dolayı Barış Alper sağ beke geçince Galatasaray'ın hücum gücü iyice düştü.
Bu yarı Barış Alper ancak bir kere 62'de attığı bir şut ile ortaya çıktı. Bu topu Başakşehir savunması çizgiden çıkardı.
Maçın son anlarında Başakşehir hareketlenir gibi olsa da bundan anlamlı bir sonuç çıkaramadılar.
Bu devre oyuna giren Carlos Vinicius Alves Morais hakkında fikir oluşturmak için henüz erken.
Son dakikada Barış Alper'in hazırladığı pozisyonda Vinicius aut ile sonuçlanan bir şut attı. Bakalım Vinicius havaya girebilecek mi?
Şampiyonluk yarışında hata yapmayan Galatasaray beş gün sonra Avrupa Ligi'nde önemli bir maça çıkacak.
İlk yarıdaki gibi oynarsa bu maçta bir sıkıntı olmaz ve turu şimdiden garantiler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025