Ekonomide risk çok
Almanya merkezli Scope Ratings’in 2021 yılı için hazırladığı rapora göre, Türkiye ekonomik kırılganlıkta 95 ülke içinde 91’inci sırada ve en riskli ülkeler arasında. En kırılgan 5’li kategorisinde yer alan Türkiye’yi takip eden 4 ülke ise Lübnan, Angola, Zambiya ve Kolombiya
10.11.2021 17:11:00





MURAT ÇABAS / ANALİZ HABER
Bağımlılıkları sebebiyle yabancı sermaye akışına muhtaç olan ülkeler için fon akışlarını yönlendiren kredi kuruluşlarının raporları oldukça önem arz ediyor. Türkiye de ekonomisini döndürmek için senyoraj gelirini ve yerli kaynaklarını kullanmak yerine borçla, ihracatla, turizmle ya da yabancıya cazip yatırım koşulları oluşturarak döviz girdisi sağlamaya çalışıyor. Bu politikalar hem ülkeyi büyük bir borç batağına saplıyor, hem de sahip olduğumuz zenginliklerin yabancılara akmasına neden oluyor. Yabancı sermaye ise dünyada, ya yatırım noktasında riski az olan güvenli bir liman, ya da kaynaklarını sömüreceği bir ülke arıyor. Ekonomisi kırılgan olan yani büyük riskler taşıyan ülkeleri asla tercih etmiyor.
Lübnan ve Angola ile aynı kategorideyiz
Ülkelerin kırılganlık durumlarıyla ilgili son araştırma Almanya merkezli kredi derecelendirme şirketi Scope Ratings tarafından gerçekleştirildi. Scope Ratings'in yayımladığı ve 95 ülkenin yer aldığı 2021 raporunda, ülkelerin cari açıkları, dış borçları ve çekebildikleri dış yatırımlar dikkate alınarak kırılganlık notları verildi. Türkiye bu sıralamada 91'inci sırada yer aldı. Türkiye'nin geçebildiği 4 ülke ise Kolombiya, Zambiya, Angola ve Lübnan. Listede en kırılgan ülke olarak, 1.2'lik bir kırılganlık notu ile son dönemlerde büyük ekonomik kriz yaşayan Lübnan yer aldı. Onu en kırılganlıkta takip eden ülkeler; sırasıyla 2.5 kırılganlık notuyla Angola, 2.6 ile Zambiya, 2.7 ile Kolombiya oldu. En kırılgan 5'inci ülke ise 2.9 ile Türkiye. Ülkemiz, siyasilerimizin ekonomide tozpembe tablo çizmelerinin, "şaha kalktık" demelerinin aksine, yabancı sermayedarların gözünde Lübnan ve Angola ile aynı kategoride.
Ekonomik risk artıyor
Türkiye ekonomisi global piyasalarda risk ve kırılganlık sıralamalarında kendi gücünün çok altında. Kendi parasını ve yerli kaynaklarını milli bir ekonomi politikasıyla değerlendirerek dünyanın en güçlü ekonomisi olma potansiyeline sahip iken, bağımlı kapitalist politikalarla diplerde yer alıyor ve daha da kötüleşiyor. Scope Ratings, raporunda riskli ülkelerin ortak özelliklerini şu şekilde sıralıyor: "Para birimlerinin zayıflaması, cari açıktaki artış, sermaye çıkışı riski, düşük döviz rezervleri ve artan dış borç." Raporda ayrıca bu kırılgan ülkeler için 2022 yılıyla ilgili ciddi bir uyarı var; 2022 yılında merkez bankalarının hem varlık alımlarını azaltmaya başlaması hem de faizlerin yükselecek olması ile küresel piyasalarda 'taper tantrum' (azaltma öfkesi) tarzı yüksek bir oynaklık yaşanabileceğine ve bu durumun kırılgan ekonomileri sarsacağına dikkat çekiliyor. Yani en kırılgan 5'li içinde yer alan ülkemiz için 2022 yılı oldukça zor geçecek görünüyor.
Türkiye için 'yanlış yönetim' vurgusu
Scope Rating'in raporunda Türkiye'nin risk durumları özel olarak da değerlendirildi. Raporda Türkiye ile ilgili şu değerlendirmeler paylaşıldı: "Türkiye'nin risk notu 2020'den beri zayıflıyor. Türkiye'nin risk profilindeki bozulma yanlış yönetimden, ağırlıklı olarak tüm güçlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'da toplanmasından kaynaklanıyor. Eylül ayından bu yana 300 baz puan faiz indirimi (ufukta daha fazla indirimin mümkün görünmesi) Cumhurbaşkanı'nın merkez bankasına müdahalelerini ortaya koydu. Aşırı gevşek para politikası döviz üzerinde baskı yaparken enflasyonu yükseltiyor ve dengesizlikleri besliyor." Raporda Türkiye için bölgesel bir değerlendirme de yer aldı. Rapora göre Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa, Kafkaslar ve Orta Asya olarak belirlenen bölgenin "kırılgan 4'lüsü" içinde yer alıyor. Türkiye ile birlikte Gürcistan, Belarus ve Ermenistan kırılgan 4'lüyü oluşturuyor. Raporda Türkiye'ye dair "Merkezi hükümetin borçlarının yüzde 58'inin döviz üzerinden olduğu ve TL zayıfladıkça bu oranın arttığı, bunun yanında özel sektörün net döviz yükümlülükleri dikkate alındığında durum bir problemi ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi.
Bağımlılıkları sebebiyle yabancı sermaye akışına muhtaç olan ülkeler için fon akışlarını yönlendiren kredi kuruluşlarının raporları oldukça önem arz ediyor. Türkiye de ekonomisini döndürmek için senyoraj gelirini ve yerli kaynaklarını kullanmak yerine borçla, ihracatla, turizmle ya da yabancıya cazip yatırım koşulları oluşturarak döviz girdisi sağlamaya çalışıyor. Bu politikalar hem ülkeyi büyük bir borç batağına saplıyor, hem de sahip olduğumuz zenginliklerin yabancılara akmasına neden oluyor. Yabancı sermaye ise dünyada, ya yatırım noktasında riski az olan güvenli bir liman, ya da kaynaklarını sömüreceği bir ülke arıyor. Ekonomisi kırılgan olan yani büyük riskler taşıyan ülkeleri asla tercih etmiyor.
Lübnan ve Angola ile aynı kategorideyiz
Ülkelerin kırılganlık durumlarıyla ilgili son araştırma Almanya merkezli kredi derecelendirme şirketi Scope Ratings tarafından gerçekleştirildi. Scope Ratings'in yayımladığı ve 95 ülkenin yer aldığı 2021 raporunda, ülkelerin cari açıkları, dış borçları ve çekebildikleri dış yatırımlar dikkate alınarak kırılganlık notları verildi. Türkiye bu sıralamada 91'inci sırada yer aldı. Türkiye'nin geçebildiği 4 ülke ise Kolombiya, Zambiya, Angola ve Lübnan. Listede en kırılgan ülke olarak, 1.2'lik bir kırılganlık notu ile son dönemlerde büyük ekonomik kriz yaşayan Lübnan yer aldı. Onu en kırılganlıkta takip eden ülkeler; sırasıyla 2.5 kırılganlık notuyla Angola, 2.6 ile Zambiya, 2.7 ile Kolombiya oldu. En kırılgan 5'inci ülke ise 2.9 ile Türkiye. Ülkemiz, siyasilerimizin ekonomide tozpembe tablo çizmelerinin, "şaha kalktık" demelerinin aksine, yabancı sermayedarların gözünde Lübnan ve Angola ile aynı kategoride.
Ekonomik risk artıyor
Türkiye ekonomisi global piyasalarda risk ve kırılganlık sıralamalarında kendi gücünün çok altında. Kendi parasını ve yerli kaynaklarını milli bir ekonomi politikasıyla değerlendirerek dünyanın en güçlü ekonomisi olma potansiyeline sahip iken, bağımlı kapitalist politikalarla diplerde yer alıyor ve daha da kötüleşiyor. Scope Ratings, raporunda riskli ülkelerin ortak özelliklerini şu şekilde sıralıyor: "Para birimlerinin zayıflaması, cari açıktaki artış, sermaye çıkışı riski, düşük döviz rezervleri ve artan dış borç." Raporda ayrıca bu kırılgan ülkeler için 2022 yılıyla ilgili ciddi bir uyarı var; 2022 yılında merkez bankalarının hem varlık alımlarını azaltmaya başlaması hem de faizlerin yükselecek olması ile küresel piyasalarda 'taper tantrum' (azaltma öfkesi) tarzı yüksek bir oynaklık yaşanabileceğine ve bu durumun kırılgan ekonomileri sarsacağına dikkat çekiliyor. Yani en kırılgan 5'li içinde yer alan ülkemiz için 2022 yılı oldukça zor geçecek görünüyor.
Türkiye için 'yanlış yönetim' vurgusu
Scope Rating'in raporunda Türkiye'nin risk durumları özel olarak da değerlendirildi. Raporda Türkiye ile ilgili şu değerlendirmeler paylaşıldı: "Türkiye'nin risk notu 2020'den beri zayıflıyor. Türkiye'nin risk profilindeki bozulma yanlış yönetimden, ağırlıklı olarak tüm güçlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'da toplanmasından kaynaklanıyor. Eylül ayından bu yana 300 baz puan faiz indirimi (ufukta daha fazla indirimin mümkün görünmesi) Cumhurbaşkanı'nın merkez bankasına müdahalelerini ortaya koydu. Aşırı gevşek para politikası döviz üzerinde baskı yaparken enflasyonu yükseltiyor ve dengesizlikleri besliyor." Raporda Türkiye için bölgesel bir değerlendirme de yer aldı. Rapora göre Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa, Kafkaslar ve Orta Asya olarak belirlenen bölgenin "kırılgan 4'lüsü" içinde yer alıyor. Türkiye ile birlikte Gürcistan, Belarus ve Ermenistan kırılgan 4'lüyü oluşturuyor. Raporda Türkiye'ye dair "Merkezi hükümetin borçlarının yüzde 58'inin döviz üzerinden olduğu ve TL zayıfladıkça bu oranın arttığı, bunun yanında özel sektörün net döviz yükümlülükleri dikkate alındığında durum bir problemi ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.