Son günlerde kamuoyunu meşgul eden konulardan biri de; teröre tanım getirilmesi konusudur. Birleşmiş Milletler'in başını çektiği, toplantılarda çözüm aranmaktadır. Uluslararası çevrelerden çözüm önerilerine destek sözleri gelmektedir. Hele şükür batı terörün tarifini merak etmeye başladı. Yıllardır dünyanın dört bir yanında terör, işkence, zulüm ve işgal faaliyetlerini tezgahlayan sanki kendileri değilmiş gibi. Çıkmışlar kamuoyunun önüne, "teröre bir tanım bulmanın zamanı gelmiş" diye konuşuyorlar.Dünyaya barış ve huzur getirmek adına kurulmuş, fakat yıllardır akan masum insan kanlarına karşı, göstermelik bir kınama zahmetinde bulunmayan batılı dostlar (!) şimdilerde bir telaştır gidiyorlar. Bir dizi toplantılar düzenleyip; teröre isim ve de çare bulma çabaları sürdürüyorlar. "Ateş düştüğü yeri yakarmış."Batıda birkaç terör olayı, barış yanlısı (!) beyleri harekete geçirdi. Ne demişler atalarımız, "çalma elin kapısını çalarlar kapını". Siz bir gün terörle karşı karşıya kaldınız. Sanki dünya başınıza yıkıldı. Irak'ta, Filistin'de yaşamak ister miydiniz beyler? Mesela sayın genel sekreterin veya sizin çocuğunuz kanlar içinde kucağınızda ölse; hanımınızın kızınızın namusu gözlerinizin önünde kirletilse ne yapardınız acaba? Birleşmiş Milletler Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırır mıydınız acaba? Beyler "iğneyi kendinize çuvaldızı başkalarına batırın" yeter. Bu ne telaş, başkalarının her yanı terörle çepeçevre iken hiç sesiniz çıkmıyordu. Birleşmiş Milletler'in bu çabasının insanlık adına bir hayırlı çözüm getireceğine inanmıyorum. Daha doğrusu niyetlerinin doğru olmadığına kanaat getiriyorum. Neticesinde masum insanları ya da dindarları suçlama adına bir kılıf bulma çabalarından öte bir sonuç çıkmayacağını düşünüyorum Sicilleri bunu kanıtlamak için yeter de artar bile..Madem teröre tanım ve çözüm arıyorlar,yine de onları mahrum bırakmayalım. Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in "Niçin Türkiye" adlı eserinde terörün tanımı ve de çareleri mevcuttur. (Kitabı mutlaka bulun ve okuyun. Çok ama çok istifade edeceğinize eminim). Bilge insan Prof. Dr. Haydar Baş, çözüm adına ne varsa bütün ayrıntılarıyla önümüze koymuş: "Tarihi seyri içerisindeki misallerini göz önüne alırsak terör, adalet ve hukukun dışına çıkarak, zorla bir şeyi kabul ettirmek için yapılan bir girişimdir. Bunun ilk örneği ise Hz. Adem'in oğlu Kabil olayıdır. Kabil kendisi için taktir olunan hukuka tâbi olmamış ve kardeşini haksız yere öldürmüştür. Haksız yere adam öldürmenin ilk numunesini teşkil etmiştir. Bundan sonra da çeşitli dönemlerde yasalara, yasaların temel kaynağı olan adalet kavramına muhalefet edilmiş ve bu konuda pek çok faaliyet gösterilmiştir.." (s:33)"Kısaca terör; bir düşüncenin, bir fikrin kanun dışı yollarla iktidar edilmesi sevdasıdır. Esasen terör, felsefi bir akımdır ve gayesi de insanların can, mal, namus, vatan gibi emniyetlerini ellerinden almak, bütün bu değerleri bir kaos içerisine sokmaktır. İnsanları tedirgin etmek, maddi-manevi bir yıpratma içine sürüklemektir.Terörden amaç budur" (s:33/34)."Terör bir insanlık suçudur ve çaresi de maneviyattır" (s:32). "İnancın hakikisini bulursa hakikisi ile beraber ruhunu tatmin eder, bulamazsa sahte ilahlarla kendini avutur. Biz,o zaman, inanç olarak insanımızın önünü açmalıyız. Önünü kapattığımız zaman bu insanların sahte ilahlara tapınması kaçınılmaz olur.""Sen bugün globalleşme adı altında onu bütün manevi değerlerden kopartıyorsun. Bu değerlerden kopan insanın önünde durmak mümkün değildir. Sel gibi gelir, seni çiğner atar" (s:35).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025