Hani Türkiye'nin de desteği ile ülkesi yerle bir edilen Libya'nın eski lideri Kaddafi şöyle demiştir: "Allah'ın İslamiyet'e Avrupa'da kılıçsız, silahsız, fetihsiz bir zafer bahşedeceğinin işaretleri mevcuttur. Bizim teröristlere ihtiyacımız yok, intihar bombacılarına ihtiyacımız yok. Avrupa'daki 50 milyondan fazla Müslüman orayı birkaç on yıl içinde bir Müslüman kıtasına dönüştürecek."Araştırmalara göre bir kültürün devam etmesi için aile başına düşen çocuk sayısının en az 2.11 olması gerekir. Bu rakam 1.9'un altına düşerse o kültür kendini yenileyemez ve tarihten silinme noktasına gelir. Aile başına düşen çocuk ortalamasının 1.3'ün altında olması halinde ise artık o kültürün ayakta kalması imkansızdır.İngiltere'de doğurganlık oranı 1.8, Almanya'da 1.3, Fransa'da 1.8 ve Yunanistan'da 1.3'tür. Avrupa birliğinin ortalaması ise 1.38'dir.Fransa'da aile başına çocuk sayısı 1.8; ancak Fransa'daki Müslüman aile başına düşen çocuk sayısı 8.1'dir. Bu artış oranları devam ederse Fransa birkaç on yıl sonra İslam ülkesi haline gelecektir.İngiltere'de son 30 yılda Müslüman sayısı 30 kat artmıştır. Hollanda'da yeni doğan çocukların yüzde 50'si Müslüman ailelere aittir. 15-20 yıl içinde ülkenin yarısı Müslüman nüfusu olacaktır.AB'de çocuk sayısının üçte biri Müslüman aile çocukları. Bu artış devam ederse Avrupa kıtası birkaç on yıl içinde Müslüman kıtasına dönüşebilir.ABD ve Kanada'da doğurganlık oranı 1.6. Buna karşın ABD'de yapılan bir araştırmaya göre Müslüman nüfus artış oranı diğer dinlere göre daha hızlı. Bu hız devam ederse 2050 yılında Hıristiyan nüfus sayısı ile eşit hale gelebilir.1990 yılından beri Avrupa'daki nüfus artışının yüzde 90'ını Müslümanlar oluşturmaktadır.Müslüman nüfusundaki bu artış oranı AB ve ABD'yi endişelendirmediğini ve çare aramadıklarını söylemek aptallık olur.AB ve ABD'nin bu yeni nüfus savaşlarındaki tecrübeli rehberi İsrail'dir. Çünkü İsrail'in İsrail politikasının özü elinde bulundurduğu tüm topraklardaki Yahudi çoğunluğunu muhafaza etmeye dayandırmaktadır. Ne kadar toprak işgal ederse etsin o bölgenin nüfus yapısını Yahudiler lehine dönüştürmediği sürece uzun vadede varlığını devam ettirmesi mümkün değildir.Çünkü nüfus yapısı, İsrail'in kendi varlığının merkezi özelliğini oluşturmaktadır. Bu unsur İsrail'in kendi varlığını koruması en öncelikli konu olarak görülmektedir.İşte bu yeni savaş türü olan nüfus savaşının adı BOP, meydanı ise Ortadoğu'dur. Avrupa'da bombaların patlaması, İslam ülkelerinin parçalanması, Suriyeli mültecilerin, Avrupa'dan atılıp Türkiye'ye hapsedilmesi hep bu nüfus savaşının stratejisidir. (Nüfus savaşlarının yansımalarını bir sonraki yazıda ele alacağız.)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Kazım Üstün / diğer yazıları
- İklim krizinin çözümü Z kuşağına kaldı / 17.12.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021