Terörle mücadeleye yıllarını vermiş Abdullah Ağar, Ölüm Dağları Bekler kitabıyla okuyucuyu yaşadığı heyecana, çektiği sıkıntılara ortak olmaya çağırıyor Tam tamına 6 yılını Komando ve Özel Kuvvetler subayı olarak bölücü terör örgütü PKK ile mücadelede geçirmiş olan Abdullah Ağar'ın büyük şiir üstadı rahmetli Atilla İlhan'ın yönetiminde çıkmaya başlayan "Bir Millet Uyanıyor" serisinin 7. kitabı olan "Ölüm Dağları Bekler - Cudi Dağı", bir çok özelliği ile dikkat çekiyor. Bu kitap, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 1984'den 1998'e kadar terörle mücadeleyi 'hangi ruh, hangi gaye ve hangi şartlar altında' yürüttüğünün belgeseli niteliğinde; aynı zamanda da terörle mücadele yıllarının, Çanakkale Savaşı'nın, Kurtuluş Savaşı'nın, Kıbrıs Barış Harekatı'nın bir devamı olduğunu haykırıyor. Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı'nı Yunan'a karşı vermişti. Evet, Fransız'a karşı Kahramanmaraş'ta, Gaziantep'te, Şanlıurfa'da verilen destansı mücadele de Milli Mücadele'nin, milletin işgal kuvvetlerine karşı yürüttüğü topyekün varolma savaşımının bir parçasıdır. Ancak düzenli ordularla yürütülen savaş Yunan'a ve içerdeki yıkıcı ve bölücü güçlere karşı verilen mücadelenin adıdır. Ancak Kurtuluş Savaşı sonrasında kurulan anlaşma masası, Türk Milletinin o yıllarda mücadelesinin kimlere karşı olduğunu gözler önüne seriyor. Lozan'da Türk heyetinin karşısında sadece İzmir'den denize dökülen Yunan'ın idarecileri çıkmadı aynı zamanda biz Lozan'da özellikle İngilizlere ve Fransızlara karşı mücadele verdik. Enteresandır, Çanakkale'de hezimete uğrattığımız bu iki güç, Lozan'da Mehmetçik'ten ağır darbe yiyen Yunan'a da arka çıkıp, kol kanat germişti. Terörün arkasındaki güçlerİşte Abdullah Ağar'ın geçit vermez, bıtıraklı Cudi Dağı'nda Ölümü Beklerken şahit oldukları Kurtuluş Savaşı'nnda cephede vuruşanların gördükleriyle birebir örtüşüyor. Ağar bir önceki kitabı 5. Tim'de "PKK'lı ve üstelik kapının arkasında Haç bulunduran yani gerçekte Hıristiyan olan ama sureta imamet vazifesini icra eden" bir imamdan bahsetmişti. Ölüm Dağları Bekler'de de PKK'nın içindeki 'sünnetsiz'leri sıklıkla gündeme getiriyor. Öyle ki, bu tabloların sıklığı Mehmetçik'e ayrı bir mücadele azmi veriyor. Ağar kitabının bir çok satırında aslında Güneydoğu ve Doğu'da yürütülen düşük yoğunluklu gayri nizamı harbin; İsrail'e, ABD'ye, Yunanistan'a, Fransa'ya, Almanya'ya, kısaca terörü destekleyen Batı'ya karşı verildiğini açıkça yazıyor. Nitekim PKK'nın elindeki mayınların İtalyan menşeili olması bu durumun bir ispatı. (S. 84) Eğer büyük güçler PKK'ya destek vermeseydi, hala daha destek vermeseler 30 bin kişinin dağlarda durabilmesi ne mümkün? Bu en azından 30 bin silah demek, 30 bin kişinin karnını her gün doyurmak demek... En gelişmişinden değişik değişik silahlar da cabası... Ölüm yürüyüşleriÖlüm Dağları Bekler aynı zamanda Cudi Dağı'nda Mehmetçik'in gerçekleştirdiği çetin yürüyüşlerin kitabı. Yalçın kayaları bir bir aşan Mehmetçik, Cudi'nin zirvesine doğru hem de dağın en zor bölümünden yol alırken ölümün soluğunu hissediyor. Abdullah Ağar, bu yolculukta yaşadıklarını nefis bir tasvir yeteneği ve edebiyat gücüyle muhteşem bir güzellikte resmediyor kitabında. Kitapla birlikte Cudi'yi yaşamamak, merak etmemek mümkün değil. Nitekim kitabın satırlarını bir bir devirirken; ayağına taş ve diken batmasa da, akıttığı terler elbisesinin içinde gölcükler oluşturmasa da, taşların üstünde uyumanın eziyetini çekmese de, hain kaleş kurşunuyla karşılaşmanın riskini hissetmese de, okuyucu dağlarda terörle mücadeleye katılıyor. Güneydoğu'yu az çok bilirim. Oralardaki dağlar uçaktan bile heybetli heybetli görünür. Korkmamak elde değil... Bir de o dağlara tırmanan Mehmetçik'i düşünün. Üstelik yol boyunca teröristle sıcak temas ihtimali de yüksek. Bu kitabı okuyanların içinden vatan için destansı mücadele verenleri her zaman şükranla yadetmek gelir, gelmeli de zaten... Abdullah Ağar, kitabında gerçekçi bir duruş sergiliyor. Bir yandan ölümün sesini işitirken, öte yandan Milletine teşekkürlerini sunuyor ve şunları yazıyor: "Millet askeri ölmek için besler." (S.64)Ya Anadolu'nun dört bir köşesinden gelen Mehmetçiklerin tavırları... Subayların yanı sıra onların duyguları. Sıla hasreti çekenler... Bir süre sonra ölüme alışıp, onunla dalga geçenler... Komutan eşit erAğar, terörle mücadelede rütbelerin ortadan kalktığını yazıyor. Subaylar da erler gibi... Arada bir fark yok. Hatta subaylar açısından durum daha riskli. Nitekim kitabın başında Trabzonlu Üsteğmen Erdal Kurtoğlu, timin önünde giderken şehit düşüyor. (S.25)Ölüm Dağları Bekler'deki en dikkat çekici karakter Dağlı Komutan... Neler yapmıyor ki Binbaşı Dağlı Komutan? Tıkanan kanalizasyonu açıyor, adı fahişeye çıkan bir hasta kadını helikopter çağırtarak Diyarbakır'a hastaneye sevkettiriyor, riskli olsa da köylü ile Cuma Namazı kılıyor, askerinin en küçük derdiyle ilgileniyor... Dahası terörle mücadelenin ilkelerini belirliyor. Abdullah Ağar'ın "Biz burada ne yapıyoruz, komutanım?" sorusuna bakın nasıl cevap veriyor Dağlı Komutan: "En başta askeri kazanıyoruz. Yöre halkını kazanıyoruz. davaya ortak ediyoruz. Gittiğimiz yerlerde, devletin yumuşak elini, gülen yüzünü gösteriyoruz." Ağar'ın içine kitap yazma kurdunu düşüren de o. (S.262)Nitekim kitabın bir başka karesinde PKK'nın örgüte eleman kazandırmak için yürüttüğü propagandanın şifreleri veriliyor. Teröristbaşının gerçeklerle örtüşmese de mantığı şöyle: "Hiçbir halt olmadığınız halde, ben sizi adam yerine koydum." Ağar, yöre insanının küresel güçlerin piyonu yapan bölücü örgütün bu propagandasına karşılık şu tespiti fırlatıyor kaleminden: "İnsanları adam yerine koymak bile çözecek türden bir anahtar." (S.125)Mücadelenin mesajlarıAğar'ın kitabı bir subayın terörle mücadele hatıratı değil elbet. Abdullah Ağar, kitabında yer yer mücadelenin arka planına ışık tutuyor: Dinlerarası Diyalog'dan dış politikaya, etrafımızda çevrilen bir çok Bizans entrikasına kadar... Kitap bu yönüyle de bir fikir kitabı. Ağar kitabına koyduğu 40'ı aşkın fotoğrafla da Cudi'nin topoğrafyasını gösteriyor okuruna. Yazar, dağdaki mücadelesine bir parantez açıp çıktığı kısacık Avrupa seyahatini de okuyucularıyla paylaşıyor. Müthiş bir duygu yoğunluğuyla yapılan bu çok farklı Avrupa analizi de dikkat çekiyor. Terörle mücadeleda sahada boğuşmuş bir subay olarak Ağar, mücadele yöntemlerine ilişkin de fikirlerini baylaşıyor okuyucu ile. Ağar, Özel Kuvvetler mensubu olarak tabur düzeyindeki birliklerden ziyade 'küçük tim'lerden yana...Ölüm Dağları Bekler'de iki de çarpıcı şahadet tanımı var:1) Şahadet, askerin dağda yürüyüşü, Hakk'ın huzuruna vararak bitirmesidir. (S.209)2) Şahadet, Türk insanının dünyaya meydan okumasıdır. (S.260)Bu iki tanım da oturuyor gerçekten. Bu iki tanımın getirdiği şuur Çanakkale'nin, Kurtuluş Savaşı'nın, Kıbrıs Harekatı'nın da anahtarı aynı zamanda. Ölüm Dağları Bekler, okuyucuya çok şeyler katıyor. Herşeyden önce vatan, din, bayrak, sancak, asker sevgisini pekiştiriyor. Türk milletinin tarihte olduğu gibi gelecekte de yapabilecekleri konusunda okuyucuya güven aşılıyor. Kitabı okuduktan sonra, bu satırların yazarı gibi bir şeyler yapın: Mümkünse, PKK ile mücadelede şehit düşen 'vatan evlatları'nın yattığı şehitlikleri ziyaret edin. Göreceksiniz ki, bu ziyareti çok farklı bir duyguyla yapacaksınız. Ben Edirnekapı Şehitliği'ne gittim. Kendimce şehitlerle helalleştim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Recep Bahar / diğer yazıları
- ABD harika bir ekonomiye mi sahip? / 14.08.2018
- Ne yapmalı? / 13.08.2018
- Komşunla kavga et uzaklarda pazar ara! / 02.02.2016
- Diyarbakır'da kilise-ev faktörü! / 01.02.2016
- Çin ekonomisi alarm mı veriyor? / 20.01.2016
- Büyük İsrail yolunda sıra İran'da / 19.01.2016
- Terör Sultanahmet bölgesini sıfırla çarptı / 15.01.2016
- Sultanahmet'in şifreleri / 13.01.2016
- Türkiye ile Suudi Arabistan ne zaman papaz olacak? / 09.01.2016
- Ekonomik çöküşü bir de buradan seyredin / 05.01.2016
- Ne yapmalı? / 13.08.2018
- Komşunla kavga et uzaklarda pazar ara! / 02.02.2016
- Diyarbakır'da kilise-ev faktörü! / 01.02.2016
- Çin ekonomisi alarm mı veriyor? / 20.01.2016
- Büyük İsrail yolunda sıra İran'da / 19.01.2016
- Terör Sultanahmet bölgesini sıfırla çarptı / 15.01.2016
- Sultanahmet'in şifreleri / 13.01.2016
- Türkiye ile Suudi Arabistan ne zaman papaz olacak? / 09.01.2016
- Ekonomik çöküşü bir de buradan seyredin / 05.01.2016