Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, Avrupa Birliği'nin (AB), Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği konusunda sergilediği "Türkiye'yi dışlayıcı bir yaklaşımın tepki çektiğini" belirterek, "Türkiye'yi ayakta tutmak için hazırladığımız ordumuzu, AB'nin güvenliğinde de bulunsun istiyoruz" dedi.
Çakmakoğlu, Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin (TÜGİAD) Sheraton Oteli'nde düzenlediği "Yeni Bin Yılda Türkiye'nin Savunma Konsepti" konulu toplantıya konuşmacı olarak katıldı.
Dünya barışını korumada uluslararası kuruluşların milli kuruluşların önüne geçtiğini, Türkiye'nin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, NATO ve AGİT gibi örgütlerde aktif rol alarak bu barışa katkı sağladığını söyledi.
Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle NATO rakamlarına göre 16, Türkiye'nin belirlemelerine göre 13 risk, tehdit ve çatışma alanıyla karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Çakmakoğlu, Türkiye'nin Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu ile geçmişten gelen bağlarının da bu oluşumda önemli bir yeri bulunduğunu kaydetti.
Ekonomi ve silahlı kuvvetlerin gücü
Türkiye'nin dış politika enstrümanlarını ekonominin ve silahlı kuvvetlerin gücünün belirlediğine dikkati çeken Çakmakoğlu, Türkiye'nin politikasını eşitlik, toprak bütünlüğü, egemenliğe saygı, karşılıklı yarar, denge ve çıkarları koruma üzerine kurduğunu anlattı. Bakan Çakmakoğlu, Türkiye'yi tehdit eden bir diğer unsurun da S-300 füzeleri gibi kitle imha silahları olduğunu belirterek, Yunanistan'ın Kıbrıs konusunda takındığı tutumun bugüne kadar hiçbir şey kazandırmadığını anlattı. Türkiye'nin her zaman elini uzatan tarafolduğunu dile getiren Çakmakoğlu, "Yapılan görüşmelerde maalesef çözüme gelinmiş değildir.
Yeni kimlik anlayışı
Avrupa'nın AB üyesi 15 ülkeden ibaret olmadığını, 40 ülkenin bütünlüğünü dikkate alarak güvenlik oluşumlarına yön verilmesi gerektiğini belirten Çakmakoğlu, şöyle konuştu:
"Biz 50 yıldır Avrupa'nın güvenliğinden sorumluyduk. Bütçenin şimdi yüzde 10.6'sı savunmaya ayrılırken eleştiriliyoruz. O zamanlar bütçenin 3'te birini kullanıyorduk. Avrupa için Sovyetler Birliği sınırlarının yüzde 37'sinin bekçiliğini yapıyorduk. 'Sovyetler Birliği dağılmış, arkadaş. Yeni mekanizmada yoksun' demek, bizim tepkimizi çekmektedir.
NATO'da, ABD'den sonra Türkiye en güçlü silahlı kuvvetlere sahiptir. İstikrarlı bir Türkiye'yi ayakta tutmak için hazırladığımız ordumuzu, AB'nin güvenliğinde de bulunsun istiyoruz. AB'ye adaylığımızı siz kabul ettiniz. Aday ülkenin güvenlik gücünden neden yararlanmak istemiyorsunuz?" Çakmakoğlu, AB'nin, Türkiye'yi oluşturacağı güvenlik kimliği içineNATO'daki gibi bir konumla taşıması gerektiğini belirtti.
Çakmakoğlu, Türkiye Genç İşadamları Derneği'nin (TÜGİAD) Sheraton Oteli'nde düzenlediği "Yeni Bin Yılda Türkiye'nin Savunma Konsepti" konulu toplantıya konuşmacı olarak katıldı.
Dünya barışını korumada uluslararası kuruluşların milli kuruluşların önüne geçtiğini, Türkiye'nin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, NATO ve AGİT gibi örgütlerde aktif rol alarak bu barışa katkı sağladığını söyledi.
Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle NATO rakamlarına göre 16, Türkiye'nin belirlemelerine göre 13 risk, tehdit ve çatışma alanıyla karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Çakmakoğlu, Türkiye'nin Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu ile geçmişten gelen bağlarının da bu oluşumda önemli bir yeri bulunduğunu kaydetti.
Ekonomi ve silahlı kuvvetlerin gücü
Türkiye'nin dış politika enstrümanlarını ekonominin ve silahlı kuvvetlerin gücünün belirlediğine dikkati çeken Çakmakoğlu, Türkiye'nin politikasını eşitlik, toprak bütünlüğü, egemenliğe saygı, karşılıklı yarar, denge ve çıkarları koruma üzerine kurduğunu anlattı. Bakan Çakmakoğlu, Türkiye'yi tehdit eden bir diğer unsurun da S-300 füzeleri gibi kitle imha silahları olduğunu belirterek, Yunanistan'ın Kıbrıs konusunda takındığı tutumun bugüne kadar hiçbir şey kazandırmadığını anlattı. Türkiye'nin her zaman elini uzatan tarafolduğunu dile getiren Çakmakoğlu, "Yapılan görüşmelerde maalesef çözüme gelinmiş değildir.
Yeni kimlik anlayışı
Avrupa'nın AB üyesi 15 ülkeden ibaret olmadığını, 40 ülkenin bütünlüğünü dikkate alarak güvenlik oluşumlarına yön verilmesi gerektiğini belirten Çakmakoğlu, şöyle konuştu:
"Biz 50 yıldır Avrupa'nın güvenliğinden sorumluyduk. Bütçenin şimdi yüzde 10.6'sı savunmaya ayrılırken eleştiriliyoruz. O zamanlar bütçenin 3'te birini kullanıyorduk. Avrupa için Sovyetler Birliği sınırlarının yüzde 37'sinin bekçiliğini yapıyorduk. 'Sovyetler Birliği dağılmış, arkadaş. Yeni mekanizmada yoksun' demek, bizim tepkimizi çekmektedir.
NATO'da, ABD'den sonra Türkiye en güçlü silahlı kuvvetlere sahiptir. İstikrarlı bir Türkiye'yi ayakta tutmak için hazırladığımız ordumuzu, AB'nin güvenliğinde de bulunsun istiyoruz. AB'ye adaylığımızı siz kabul ettiniz. Aday ülkenin güvenlik gücünden neden yararlanmak istemiyorsunuz?" Çakmakoğlu, AB'nin, Türkiye'yi oluşturacağı güvenlik kimliği içineNATO'daki gibi bir konumla taşıması gerektiğini belirtti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.