Hz. Peygamber, bir insan denizi içinde Kâbe'yi ziyarete geliyordu. Bu hacca, yaklaşık 120 bin kişi iştirak ediyordu.
Hac merasimi, cahiliyet zamanından farklı olarak ifa edildi.
Kâbe'yi uzaktan gördüğünde; "Ya Rabbi! Bu muazzam mabedin azamet, şeref, kerâmet ve mehâbetini artır", diye dua eden Resûlullah Efendimiz, Beytullah'a vararak, Hacerü'l-Esved'i isti'lâm etti. Daha sonra oradan başlayarak Kâbe'yi yedi defa tavaf etti. Sonra Makam-ı İbrahim'de iki rek'at namaz kılıp döndü ve tekrar Hacerü'l-Esved'i isti'lâm etti. Bundan sonra Safâ tepesinde hamd ve şükreden Hz. Resûlullah, Safa ile Merve arasında yedi defa sa'y ettiler. Mekke'de dört gün kaldıktan sonra Perşembe günü Mina'ya geçtiler. Geceyi orada geçirdikten sonra Zilhicce'nin dokuzu, Cuma günü sabah namazını kıldırdıktan sonra Arafat'a hareket ettiler. Resûlullah, Arafat'ta devesi Kasvâ'nın üzerinde olduğu halde 120 bin civarındaki Müslümana ve de sonraki asırların insanlarına, eskimez, pörsümez, değişmez hüküm ve hikmetleri ihtiva eden şu meşhur "Vedâ Hutbesi"ni irad buyurdular:
VEDA HUTBESİ
"Allah'a hamd ü senâ ederiz. O'na döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü emellerinden O'na sığınırız. Allah'ın hidayet ettiğini kimse yoldan çıkaramaz. Allah'ın şaşırttığını kimse yola koyamaz. Şehadet ederim ki; Allah'tan başka tanrı yoktur. Birdir, eşi ve ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki; Muhammed, O'nun kulu ve resûlüdür. Ey Allah'ın kulları! Allah'tan korkmanızı, O'na itaat etmenizi vasiyet ederim. Yaşatan, öldüren O'dur, her şeye kâdirdir. Sözünü gerçekleştirdi. Kuluna yardım etti. Aleyhinde birleşenleri bozguna uğrattı.
Ey nâs; beni dinleyin! Belki bu yıldan sonra, bu mevkide sizinle bir daha buluşamam. İslâmiyet'ten önceki zamana ait bütün cahiliyet âdetlerini ayağımın altına alıp çiğniyorum.
Bir Arabın Arap olmayan yabancıya, bir yabancının bir Arab'a üstünlüğü yoktur. Çünkü bütün insanlar âdem oğullarıdır. âdem de topraktandır.
Ey halk; sözlerimi dinleyin ve anlayın. Her Müslüman, diğer Müslümanın kardeşidir. Bütün mü'minler kardeştir. Bir kimseye kardeşinin malı helâl olmaz; meğer ki gönül rızasıyla vermiş ola. Kendinize zulüm etmeyin.
Kölelere gelince: Onlara kendi yediklerinizden yedirin ve giydiklerinizden giydirin. Affedemeyeceğiniz bir hatayı işlerlerse, onlardan ayrılın. Onlar da, Allah'ın kullarıdır ve kötü muameleye layık değildirler. Cahiliyet âdetlerini ayağımın altına alıp çiğniyorum. Bütün kan gütme davaları tamamıyla kaldırılmıştır. Bunlar, yalan ve uydurma şeylerdir. Ortadan kaldırılan ilk kan davası, Abdulmuttalib oğullarından Haris'in kan davasıdır. Her türlü riba (faizcilik) da kaldırılmıştır. Allah; 'riba yoktur' diyor. Ortadan kaldırdığım ilk riba, amcam Abdulmuttalib oğlu Abbas'ın ribasıdır. Sermayeleriniz yine sizindir. Ne zulmediniz, ne de zulüm görünüz. Borçlular, alacaklılara ancak aldıkları parayı iade edecektir.
Ey halk! Sizin, kadınlarınız üzerinde birtakım haklarınız vardır. Onlar, sizin haklarınıza riayet etmelidirler. Onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Onlara karşı iyi davranınız. Eşlerinize şefkatle muamele ediniz. Siz, onları Allah'ın ahdi ile aldınız. Onlar, size Allah'ın ahdiyle helâl olmuştur.
Ey nâs! Sizin, kadınlarınız ve mallarınız Allah'ınıza kavuşacağınız zamana kadar; bugün nasıl mukaddes bir günse, bu aylarınız nasıl mukaddes aylarsa ve bu belde nasıl kutlu bir belde ise, öylece mukaddestir. Her birinizin kanı ve malı, ötekine haramdır. Kıyamet gününde Allah'ın huzuruna çıkacaksınız. O da, size, yaptıklarınızı bir bir soracak ve ona göre mükâfat ve mücazât verecektir. Sakın, bundan sonra kâfirler gibi hasım olup birbirinizin boynunu vurmayınız. Nezdinde bir emanet bulunan kimse, bu emaneti, kime ait ise ona vermelidir.
Ey halk! Size öyle bir şey bırakıyorum ki; ona sımsıkı sarıldıkça yanlış yola sapmazsınız. O da, Allah'ın Kitabı ve Resûlü'nün Sünneti'dir.
Allah, her hak sahibinin hakkını vermiştir. Bu sebeple, vârisler için vasiyet yapmağa lüzum yoktur. Çocuk, kimin yatağında doğduysa ona aittir. Zina edenlerin hak ettikleri şey had'dir. Onların hesabı Allah'a aittir. Babasından başkasına ait olduğunu iddia eden, efendilerinden başkalarına katılan köleler, Allah'ın lanetini kazanırlar.
Hac merasimi, cahiliyet zamanından farklı olarak ifa edildi.
Kâbe'yi uzaktan gördüğünde; "Ya Rabbi! Bu muazzam mabedin azamet, şeref, kerâmet ve mehâbetini artır", diye dua eden Resûlullah Efendimiz, Beytullah'a vararak, Hacerü'l-Esved'i isti'lâm etti. Daha sonra oradan başlayarak Kâbe'yi yedi defa tavaf etti. Sonra Makam-ı İbrahim'de iki rek'at namaz kılıp döndü ve tekrar Hacerü'l-Esved'i isti'lâm etti. Bundan sonra Safâ tepesinde hamd ve şükreden Hz. Resûlullah, Safa ile Merve arasında yedi defa sa'y ettiler. Mekke'de dört gün kaldıktan sonra Perşembe günü Mina'ya geçtiler. Geceyi orada geçirdikten sonra Zilhicce'nin dokuzu, Cuma günü sabah namazını kıldırdıktan sonra Arafat'a hareket ettiler. Resûlullah, Arafat'ta devesi Kasvâ'nın üzerinde olduğu halde 120 bin civarındaki Müslümana ve de sonraki asırların insanlarına, eskimez, pörsümez, değişmez hüküm ve hikmetleri ihtiva eden şu meşhur "Vedâ Hutbesi"ni irad buyurdular:
VEDA HUTBESİ
"Allah'a hamd ü senâ ederiz. O'na döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü emellerinden O'na sığınırız. Allah'ın hidayet ettiğini kimse yoldan çıkaramaz. Allah'ın şaşırttığını kimse yola koyamaz. Şehadet ederim ki; Allah'tan başka tanrı yoktur. Birdir, eşi ve ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki; Muhammed, O'nun kulu ve resûlüdür. Ey Allah'ın kulları! Allah'tan korkmanızı, O'na itaat etmenizi vasiyet ederim. Yaşatan, öldüren O'dur, her şeye kâdirdir. Sözünü gerçekleştirdi. Kuluna yardım etti. Aleyhinde birleşenleri bozguna uğrattı.
Ey nâs; beni dinleyin! Belki bu yıldan sonra, bu mevkide sizinle bir daha buluşamam. İslâmiyet'ten önceki zamana ait bütün cahiliyet âdetlerini ayağımın altına alıp çiğniyorum.
Bir Arabın Arap olmayan yabancıya, bir yabancının bir Arab'a üstünlüğü yoktur. Çünkü bütün insanlar âdem oğullarıdır. âdem de topraktandır.
Ey halk; sözlerimi dinleyin ve anlayın. Her Müslüman, diğer Müslümanın kardeşidir. Bütün mü'minler kardeştir. Bir kimseye kardeşinin malı helâl olmaz; meğer ki gönül rızasıyla vermiş ola. Kendinize zulüm etmeyin.
Kölelere gelince: Onlara kendi yediklerinizden yedirin ve giydiklerinizden giydirin. Affedemeyeceğiniz bir hatayı işlerlerse, onlardan ayrılın. Onlar da, Allah'ın kullarıdır ve kötü muameleye layık değildirler. Cahiliyet âdetlerini ayağımın altına alıp çiğniyorum. Bütün kan gütme davaları tamamıyla kaldırılmıştır. Bunlar, yalan ve uydurma şeylerdir. Ortadan kaldırılan ilk kan davası, Abdulmuttalib oğullarından Haris'in kan davasıdır. Her türlü riba (faizcilik) da kaldırılmıştır. Allah; 'riba yoktur' diyor. Ortadan kaldırdığım ilk riba, amcam Abdulmuttalib oğlu Abbas'ın ribasıdır. Sermayeleriniz yine sizindir. Ne zulmediniz, ne de zulüm görünüz. Borçlular, alacaklılara ancak aldıkları parayı iade edecektir.
Ey halk! Sizin, kadınlarınız üzerinde birtakım haklarınız vardır. Onlar, sizin haklarınıza riayet etmelidirler. Onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Onlara karşı iyi davranınız. Eşlerinize şefkatle muamele ediniz. Siz, onları Allah'ın ahdi ile aldınız. Onlar, size Allah'ın ahdiyle helâl olmuştur.
Ey nâs! Sizin, kadınlarınız ve mallarınız Allah'ınıza kavuşacağınız zamana kadar; bugün nasıl mukaddes bir günse, bu aylarınız nasıl mukaddes aylarsa ve bu belde nasıl kutlu bir belde ise, öylece mukaddestir. Her birinizin kanı ve malı, ötekine haramdır. Kıyamet gününde Allah'ın huzuruna çıkacaksınız. O da, size, yaptıklarınızı bir bir soracak ve ona göre mükâfat ve mücazât verecektir. Sakın, bundan sonra kâfirler gibi hasım olup birbirinizin boynunu vurmayınız. Nezdinde bir emanet bulunan kimse, bu emaneti, kime ait ise ona vermelidir.
Ey halk! Size öyle bir şey bırakıyorum ki; ona sımsıkı sarıldıkça yanlış yola sapmazsınız. O da, Allah'ın Kitabı ve Resûlü'nün Sünneti'dir.
Allah, her hak sahibinin hakkını vermiştir. Bu sebeple, vârisler için vasiyet yapmağa lüzum yoktur. Çocuk, kimin yatağında doğduysa ona aittir. Zina edenlerin hak ettikleri şey had'dir. Onların hesabı Allah'a aittir. Babasından başkasına ait olduğunu iddia eden, efendilerinden başkalarına katılan köleler, Allah'ın lanetini kazanırlar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.