Müslüman'ın bir delikten iki defa ısırılmayacağını alemlere rahmet Hz. Muhammed aleyhisselam on beş asır evvel beyan etmiş ve dikkatleri ta o zamandan bu konuya çekmiştir.İnsanlığa gönderilen son mesaja ve o mesajı tebliğ eden son peygambere iman edenlere, kazandıkları bu iman öyle bir basiret, feraset, idrak ve iz'an kazandırır ki ısırıldıkları bir deliğe tekrar ellerini uzatmazlar, ayaklarını uzatmazlar ve daima o delikten uzak durmasını bilirler.İnandıklarını idda eden kitleler, bir ısırık yarası daha iyileşmeden bir diğerine maruz kalıyorlarsa, bir tuzaktan daha kurtulmadan kendilerini bir başka tuzağın içinde buluyorlarsa, uğradıkları bir zararı telafi edemeden başka başka kayıpları yaşıyorlarsa dönüp imanlarını gözden geçirmelidirler, inandıkları Kerim Kitaptan ne alnladıklarını sorgulamalıdırlar ve Önder olarak kabul ettikleri son elçiyi layıkıyla tanıyıp tanımadıklarını derin derin tefekkür etmelidirler.Anadolu coğrafyasını yurt edinmiş, vatan bilmiş Müslümanlar olarak, hiçbir parti, hizip ve gurup farkı gözetmeden lütfen bir bakalım hem de İslam'ı ve Müslümanları dert edindiğini iddia eden bir kadronun iktidarları devrinde, kaç defa ısırıldık, sinemizde kaç yara açıldı, bağrımıza kaç hançer saplandı, uğradığımız zararların sayımını yapabiliyor muyuz?Sadece bu dönemde elimizden çıkan kaynakların, buharlaştırılşan kurum ve kuruluşların, uçup giden manevi değerlerin bir listesini yapmaya kalksak acaba kaç cilt kitap olur?Hem ülke içinde hem de ülke dışında, diğer coğrafyalarda yaşayan Müslümanlar nezdinde uğradığımız güven kayıbını telafi edebilmek için, yeniden sağlamak için dağlar kadar altın sarfetsek bu işi başarabilir miyiz?"Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı." (Nahl: 112).Hani bir delikten iki defa ısırılmayacaktık, hani inandığımız ve beş vakit okduduğumuz Kerim Kitabımız sayesinde basiretler ve ferasetler kazanacaktık ve bu sayede hayatımızı "basiret" üzere yaşayacaktık?On üç yıldan beri hemen her seçimde destekleyip iktidar yaptığımız imam-hatipli iktidar kadrosu, koskoca bir ülkeyi götürüp terörist başının talimatlarına ve merhametine terk ettiyse, ondan akıl soracak, çare soracak durumua düşürdü ise bizim basiretimizden, bizim ferasetimizden bahsedilebilir mi?On üç yıldan beri her seçimde destekleyip alkışlayanlar, bu gün 77 milyonun idam mahkumu birinin, kırk bin kişini katli olan birinin talimatlarına mahkum edilmesi karşısında hiç mi bir vicdan azabı duymuyorlar?Bu kaçıncı ısırılmak Allah aşkına?"Hakikat Rabbınızdan size bir çok basiretler geldi artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve o halde ben size karşı muhafız değilim." (En'am: 104)."İçlerinden sana bakanlar da var fakat basiretleri de yokken körlere sen mi hidayet edeceksin?" (Yunus: 43)."De ki: İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ediyorum. Ben ve bana uyanlar (işte böyleyiz). Ben Allah'ı tesbih ederim ve ben müşriklerden değilim." (Yusuf: 108).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025